Tus’ta çıkan İngilizce  Kelimeler – T – U

   T

take place: gerçeklesmek

taper: sivrilmek, uca doğru incelmek

target: hedef

task: vazife

taste: tatmak, tat

teenager: 13-19 yasları arasında olan

temperature: sıcaklık, hararet

temporarily: geçici olarak

tend: eğilimi olmak

tendency: eğilim

tender: yumuşamak

tensile: gerilebilir, gerileyebilme, gerilme

tenuous: çok zayıf

term: terim ifade

terminate: sonlanmak, bitirmek

tertiary: üçüncül

thereafter: bundan kelli

thereby: böylelikle

therefore: bu yüzden

thick: kalınlık

thig: uyluk

thing: şey

think: düsünmek

thinking: düsünme, düsünce

third: üçüncü

thirist: susuz

thorough: eksiksiz

though: rağmen

threaten: tehdit etmek

threshold: sınır noktası

throat: boğaz, gırtlak

throughout: bastan basa

throw: atmak, fırlatmak

thumb: başparmak (el)

thus far: şu ana kadar

thus: böylece

tight: sıkı, dar

time: zaman

tingle: ürperme

tingling: karıncalanma

tissue: doku

to deal with: uğraşmak

to some degree: bir dereceye kadar

tobacco: tütün

toe: ayak parmağı

tolerate: tahammül etmek

tongue: dil

tooth: diş

toothpaste: dis macunu

top: tepe, üst

topic: konu, mesele

torso: gövde

tough it out: tahammül etmek

toward: -e doğru

tract: yol

traditionally: geleneksel olarak

traid: üçlü takım

train: yetistirmek, idman ettir-mek

trait: özellik

tranied: yatismis, idmanlı

transient: geçici

transmission: nakil, tasıma

transmit: tasımak

treat: tedavi etmek

treatment: tedavi

trial: deneme

trigger: tetik, başlatmak

trouble: zorlu, üzücü

trust: güvenmek

try: denemek

tumor: tümör

twice: iki kez

twin: ikiz

   U

ultimately: sonunda

unaware: farkında olmamak

uncertain: belli olmayan

under: altında

undergo: uğramak, başından geçmek

underline: altını çizmek

underlying: altta yatan

understood: anlaşılamayan

undertake: üzerine olmak

underwent: maruz kalmak

undescended: inmemiş

undiagnosed:tanı konmamış

undoubtedly: kuşkusuz

undue delay: aşırı gecikmiş

undue: gereğinden fazla, yersiz

unfavourable: olumsuz, uygun olmayan

uniformly: aynı şekilde

unintend: planlanmamış

unique: yegane, tek

unit: birim, ünite

unite: bağlamak, birleştirmek

universal: evrensel

universe: kainat

unknown: bilinmeyen

unless: -medikçe

unlike: aksine, farklı, benzemeyen

unnoticed: farkına varılmamış

unproven: kanıtlanmamış

unreliable: güvenilmez

unrestrained: bastırılamayan

unsound: yanlış

until: -ıncaya kadar

upper: üst taraf

upright: dik, dikey

upset: altüst etmek

urban: kentsel

urge: tesvik etmek

urine: idrar

usage: kullanım

use: kullanmak

usefull: faydalı

usual: olağan, genel

usually: genellikle

utilize: kullanmak, yararlanmak

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır

Güvenlik Kodu: 1 + 5= sonucu kutuya yazın

Her Hakkı Saklıdır © 2011 ingilizceogretim.com - Copyright © 2011 ingilizceogretim.com All rights reserved.
Şimdiye kadar sitemize 1,923 adet yorum yazılmıştır.

29 adet sorgulama 0,400 saniye içinde yüklendi.