Tus’ta çıkan İngilizce Kelimeler B
B
bad: kötü, fena, çirkin
balance: denge dengelemek, ayar
basal: taban, asgari, en düşük
basic: esas, temel, başlıca
basis: esas, ilke, kural, taban
be defined as: .. olarak tanımlamak
beat: atma, atım, vuru
beat: vurmak, çarpmak, atmak (kalbin atması)
because: çünkü, -dığı için, yüzünden
become: olmak
before: önce, önde, önünde
beforehand: önceden, daha evvel
behavior: davranış, davranım
being foured over: tercih edilen
belie: olduğundan başka göstermek
belief: inanç
believe: inanmak
belong to: ait olmak
below: aşağı, aşağısında, aşağıda
beneath: altta, altında
benefit: yararlanmak
best: en iyi
better: daha iyi
between: arasında
beyond doubt: kuşkusuz
beyond: öteye, ileri
bile duct: safra yolu
bind: bağlamak
binde eating: kontrolsüz yeme
biochemical: biyokimya ile ilgili, biyokimyasal
biochemistry: biyokimya
bladder: mesane, idrar torbası
bleed: kanamak
block: tıkamak, engel olmak, kapamak
blood clot: kan pıhtısı
blood: kan
bloody: kanlı
blow: üfleme, üfürüm (murmur)
blues: can sıkıntısı, neşesizlik
blurred: niteliği kaybolmuş
body: vücut
bone marrow: kemik iliği
bone: kemik
bony: kemiksi bone
bottom: kalça
bound: giden
bout: kısa dönem, nöbet, kriz
bowel: kalın bağırsak
boy: erkek çocuk
brain: beyin
branch: dal, kol, branş
break loose: kopmak
breast: meme
breastfeeding: anne sütü emme
breath: soluma, nefes alma
breathing: nefes alma
bring about: meydana getirmek
brittle: kırılgan
broad: geniş, yaygın
broadcast: yayın (radyo-tv)
broth: besiyeri
bud: tomurcuklanmak
build up: biriktirmek, büyümek
burden: ağır yük, yüksek maliyet
buttock: but, kaba et
by means of: .. yoluyla kullanarak

