Türkiye’de Anayasal Hareketi


Anayasa en genel biçimde; devletin temel yapısını, yönetim biçimini, devletin temel organlarını, bunların birbirleriyle ilişkisini, kişilerin devlete karşı, devletin kişilere karşı olan hak ve görevlerini düzenleyen en üst yasalardır.


Dünyada anayasal sürecin, İngiltere’de 1215 yılında ki Magna Charta ile başlamasına karşın, çağdaş anlamda ilk yazılı anayasa Amerikan bağımsızlık savaşı sonrasında oluşturulan A.B.D anayasasıdır. Bununla birlikte 19. ve 20. yüzyıllara damgasını vuran ve başta Avrupa olmak üzere tüm dünyayı etkileyen anayasal süreç, Fransız İnkılâbı ile ortaya çıkmıştır.


Osmanlı Devleti’nde ise 1808 yılında imzalanan  Sened-i İttifak, iktidarın sınırlandırılması anlamında düşünülerek, Osmanlı da aynasal sürecin başlangıcı olarak kabul edilir. Ancak Sened-i İttifak ile padişahın yetkileri kısıtlanmakla birlikte, birer feodal derebey  kimliğinde olan ayanların da varlıkları yasallaştırılmıştır. Kısacası bu kısıtlama demokratik bir nitelikten çok,merkezi otoritenin sarsılmasının kağıt üzerine yansımasıdır. Zaten Padişah II. Mahmut, ilk fırsatta ayanların gücünü yok etmiş ve imzaladığı bu belgeyi geçersiz kılmıştır.


Fakat 1839 Tanzimat Fermanı, Türkiye’deki anayasal gelişmeler açısından önemli bir basamaktır. Tanzimat Fermanı bir anayasa olmamakla birlikte, anayasal bir yönetim için mücadele eden aydınların yetişmesine sağladığı katkı ile anayasal bir dönem için önemli bir adım olmuştur. 1876 Kanun-i  Esasi’sinin yürürlüğe girmesinde, batının demokratik ve liberal akımlarının etkisi altında kalan Tanzimat dönemi aydınlarının (Genç Osmanlılar) rolü büyüktür.

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır

Güvenlik Kodu: 4 + 6= sonucu kutuya yazın

Her Hakkı Saklıdır © 2011 ingilizceogretim.com - Copyright © 2011 ingilizceogretim.com All rights reserved.
Şimdiye kadar sitemize 1,923 adet yorum yazılmıştır.

30 adet sorgulama 0,329 saniye içinde yüklendi.