(henüz) -dı –di –tu –tü –ti kipi (henüz gitti)
Bu zaman türünü Türkçeye çevirecek olursak kelime anlamıyla “Geniş geçmiş zaman” gibi bir şeyler ortaya çıkıyor. Biz dersimiz boyunca bu zaman türünden bahsederken, daha mantıklı gördüğüm “Yakın Geçmiş Zaman” ifadesini ya da orijinal haliyle “The Present Perfect Tense” ifadesini kullanacağız.
Yakın geçmiş zaman ifadesinin bana mantıklı gelmesinin sebebi, “The Present Perfect Tense” ifadesinin karşılığı olabilecek ve konuyla da ilgili olan en yakın isim Yakın Geçmiş Zamandır.
Bu konuyu daha iyi anlamak için “The Present Perfect Tense” ile “The Simple Past Tense” yi karşılaştıracağız.
Bildiğiniz gibi“The Simple Past Tense” i geçmişte başlamış ve tamamen bitmiş, bugüne hiçbir etkisi olmayan olaylarda kullanıyorduk. Oysa “The Present Perfect Tense” geçmişte başlamış ve günümüze kadar gelmiş, etkisi ve belirtisi olan olaylarda kullanılır. Ayrıca, üzerinden kısa bir süre geçmiş olaylarda da kullanılır. Yalnız, “The Present Perfect Tense” yi diğer zamanlar gibi Türkçedeki dilbilgisi kurallarının benzerliklerini karşılaştırmaya çalışmayın çünkü bu zaman türü Türkçede yoktur. Biz Türkçede geçmiş zamanı yakın ya da uzak geçmiş zaman diye ayırmayız.
“The Present Perfect Tense”nin en büyük avantajı cümleden tasarruftur. Örneğin Türkçede “kadın zehirlendi” dediğimiz zaman acaba öldü mü yoksa yaşıyor mu bilemiyoruz. Fakat bu cümleyi İngilizce söyleseydik, ya “The Present Perfect Tense” yada “The Simple Past Tense” kullanacaktık. Dolayısıyla “The Present Perfect Tense” ile söylenen cümlede kadın yaşıyor “The Simple Past Tense” ile söylenen cümlede kadın ölmüş olacaktı.
Aşağıdaki zaman çizelgesinde “The Present Perfect Tense” in mantığı gösterilmektedir. Verilen örnekte gördüğünüz gibi kişi yaşama aksiyonuna 1984 yılında başlamış ve hala hayatta. Yani iş, oluş, eylem, geçmişte başlamış ve hala günümüzde de devam ediyor.
Küçük bir soru, aşağıdaki bu örnek için biz “The Simple Past Tense” yi kullansaydık cümlenin anlamı ne olurdu?
Cevap: 1984’te yaşamaya başlayan kişi şu anda yaşamıyor olurdu. Yani o kişinin hayatı 1984’te başlamıştır ve geçmişte bitmiştir, şu anda yaşamamakta olurdu.

Sentence Structure / Cümle Yapısı (Söz Dizimi)
|
Subject |
has/have |
Verb-3 (Paticiple Form of the Verb) |
Object |
|
Özne |
has/have Yardımcı Fiil |
Fiil-3 (Fiil üçüncü halde) |
Nesne |
I have read this newspaper for 5 years.
Özne Yrd. Fiil Fiil 3 Nesne Zarf
Ben maktayım oku bu gazeteyi 5 yıldır.
(Bu gazeteyi 5 yıldır okumaktayım.)
Yukarıdaki incelenmiş örnekte gazete okuma eylemi 5 yıl önce başlamış ve hala gazete okunmaktadır. Bu da bize, geçmişte başlamış ve hala devam eden bir olayın “The Present Perfect Tense” bir cümle halinde anlatıyor. Basit olarak yapanız gereken yardımcı fiillerden uygun olanını özneye göre getirmek ve fiilin (Participle) üçüncü halini koymaktır. (Aşağıdaki tabloda özne – yardımcı fiil ilişkisini gösteren tablo verilmiştir.) Ek olarak cümlemizin daha anlaşılır olması maksadıyla “The Present Perfect Tense” e uygun bir zaman ifadecisi çok yerinde olacaktır.
|
I |
have |
Ben |
have |
|
You |
have |
Sen |
have |
|
He |
has |
O (bay) |
has |
|
She |
O (bayan) |
||
|
It |
O (cansız) |
||
|
We |
have |
Biz |
have |
|
You |
Siz |
||
|
They |
Onlar |
General Fields of Usage / Genel Kullanım Alanları
*Aşağıdaki tabloda gördüğünüz kelimeler “The Present Perfect Tense” de kullanılan zaman ifadecileridir.
|
Since |
-beri -den beri… (since 1990) – (1990 dan beri ) |
|
For |
-dır –dir… (for 10 years) – (10 yıldır) |
|
This month / week, etc. |
Bu ay / hafta vb. |
|
This is the first time |
Bu … yaptığım ilk kez. |
|
All my life |
Bütün hayatım boyunca |
|
So far / up till now |
Şimdiye kadar, şu ana kadar |
|
Lately / recently |
Son zamanlarda, yakınlarda |
|
This is the best / worst etc. I / you etc. have ever… |
Bu … yaptığım en iyi … dır
|
Examples / Örnekler
He has worked here since he graduated from the University.
Üniversiteden mezun olduğundan beri burada çalışmaktadır.
She has been very busy for the last three days. (buradaki “been” kafanızı karıştırmasın o “be” fiilinin üçüncü halidir.)
Son üç gündür çok meşguldü.
This is the first time I have seen Antalya.
Bu Antalya’yı ilk görüşüm.
I’ve lived in this town all my life.( ‘ve eki “have”nin kısaltılmışıdır.)
Hayatım boyunca bu kasabada yaşadım.
So far, the work have been easy, but things may change.
Şimdiye kadar iş kolaydı ama her şey değişebilir.
I haven’t met him lately.
Son zamanlarda onunla karşılaşmadım.
This is the best meal I have ever eaten.
Bu yediğim en iyi yemek. ( Anlıyoruz ki, hayatı boyunca yediği yemeğin en iyisi.)
General Fields of Usage / Genel Kullanım Alanları
Geçmişte başlamış ve bugünde devam eden olaylarda kullanılır.
I have taught history at this university for 20 years.
Bu üniversitede 20 yıldır tarih öğretmekteyim.
She has always been very kind to me.
O bana daima nazik olmuştur.
Eğer cümlede zaman verilmemişse yani olay geçmişte belirsiz bir zaman başlamışsa yine “The Present Perfect Tense” i kullanırız. Eğer zaman verilmişse burada kesinlikle Geçmiş Zaman “The Past Continuous Tense” kullanırız.
The teacher has checked my homework. (Ne zaman olduğu belirsiz.)
Öğretmen ödevimi kontrol etti.
The teacher checked my homework yesterday. “The Past Continuous Tense”
Öğretmen ödevimi dün kontrol etti. (Zaman zarfı verilmiştir.)
Geçmişte başlamış ancak son zamanlarda ya da şimdiye çok yakın zamanda tamamlanmış aksiyonlarda kullanılır.
Mary has already typed the letter.
Mary mektubu çoktan yazdı.
Kemal has just arrived.
Kemal daha şimdi vardı.
Geçmişte başlamış ve hala etkisi görünen bilinen olaylarda kullanılır.
She has cut her finger.
Parmağını kesti. ( Parmağı hala kanıyor.)
Have you visited the exhibition?
Sergiyi ziyaret ettin mi? (Sergi hala açık.)
He has gone to London.
O Londra’ya gitti. (O şuanda Londra’da.)
Types of Statements / Başlıca ifade Türleri
(+) Affirmative Statements / Olumlu İfadeler
I have built a website lately.
Son zamanlarda bir web sayfası yaptım.
She has worked for this company for 5 years.
Bu şirket için 5 yıldır çalışmakta.
(-) Negative Statements / Olumsuz İfadeler
He hasn’t made many dives.
O çok fazla dalış yapmadı.
They haven’t been happy for the last two days.
Onlar son iki gündür mutlular.
(?) Yes-No Questions / Evet-Hayır Soruları
Have they learned how to use computer?
Bilgisayar kullanmasını öğrendiler mi?
Has she been happy with her class?
Onlar beraber dışarı çıkıyorlar mıydı?
(!) Short Answers / Kısa Cevaplar
Yes, they have. / Evet, öyle yapmakta.
Yes, he has. / Evet, öyle yapmakta.
No, they haven’t. / Hayır, yapmadı.
No, he hasn’t. / Hayır, o öyle yapmadı.
WH- Questions / WH- Soruları (“Ne” Soruları)
Who has taught him to dive?
Ona dalmayı kim öğretti?
When has she learned using computer?
Bilgisayar kullanmayı ne zaman öğrendi?

