The Past Perfect Tense

The Past Perfect Tense

–mış –miş –muş –müş (gitmiş)

Hatırlarsanız geçmiş zaman konusunu anlatırken Türkçemizde –di’li ve –miş’li geçmiş zamandan bahsetmiştik. Bildiğiniz gibi –di’li geçmiş zaman “The Simple Past Tense” idi.

Bu noktada –mişli geçmiş zamana gelmiş durumdayız. “The Past Perfect Tense” –miş’li geçmiş zamandır ve “The Past Perfect Tense” kullanılmış cümleler genelde –mış –miş diye tercüme edilirler. “The Past Perfect Tense” geçmişteki belirli bir zamandan önce olmuş olaylar için kullanılır.

Daha iyi anlamak için aşağıdaki grafiğe bakınız.

Grafikte gördüğünüz gibi 1988 yılı geçmiş bir tarihtir ancak o tarihten daha önce olmuş bir olay vardır. Bu da ünlü olma olayıdır. Böylesi aksiyonlarda “The Past Perfect Tense” kullanırız.

The Past Perfect Tense

Sentence Structure / Cümle Yapısı (Söz Dizimi)

Subject

had

Verb-3

(Paticiple Form of the Verb)

Object

Özne

had

Yardımcı Fiil

Fiil+ing

(Fiil üçüncü halde)

Nesne

I had read this newspaper before 1995.

Özne Yrd. Fiil Fiil 3 Nesne Zarf

Ben muştum oku bu gazeteyi 1995’ten önce.

(Bu gazeteyi 1995’ten önce okumuştum.)

Yukarıdaki incelenmiş örnekte gazete okuma eylemi 1995’ten önce başlamış yani olay geçmiş bir zamandan daha da önce olmuştur.

Common Tense Makers / Genel Zaman İfadecileri ve Zaman Yapıcıları

*Aşağıdaki tabloda gördüğünüz kelimeler İngilizcedeki –mişli geçmiş zamanın zaman ifadecilerinden sadece bazılarıdır. Yani, bu cümlecikleri hangi cümlede görürsek o cümlenin “The Past Perfect Tense” ile bir ilişkisi olduğunu anlamalıyız. Bu da demektir ki, olay geçmişte belli bir zamandan daha önce yapılmıştır ve ondan sonra da bir olay olmuştur, ikinci olan olay “The Simple Past Tense” ile anlatılır.

Wish Clause

İstek belirten ifadelerde keşke…

If only

Keşke…

Would rather

Tercih etme…

If Clauses

Eğer, Koşul bildiren durumlar

“The Past Perfect Tense”nin diğer “Past Tense”lerle çok yakın ilişkisi vardır. Bu da demektir ki, eğer bir cümle grubunda “Past Tense” bir ifade varsa diğer cümlelerin de “Past Tense” olma ihtimali çok yüksek.

Examples / Örnekler

By the time I returned home, he had already left.

Ben eve varana kadar, o çoktan gitmişti.

When he had completed his project, he took his annual leave.

Projesini tamamladığında, yıllık çıkışını aldı.

She had been married for three years when her son was born.

(to be married olduğundan “been” kullanılmıştır.)

Çocuğu doğduğunda, o üç yıllık evliydi.

Until he went to Japan, he had never drunk rice wine.

Japonya’ya gidene kadar, daha önce hiç pirinç şarabı içmemişti.

She told me she hadn’t been there before.

Bana daha önce orada bulunmadığını söyledi.

By 2000 Tarkan hadn’t become so famous.

2000 yılına kadar Tarkan meşhur olmamıştı.

*Yukarıdaki örneklere dikkat ederseniz örneklerin çoğu tek başına kullanılmamıştır. Her biri cümle grubudur ve çoğu “The Past Perfect Tense” ve “The Simple Past Tense” kullanılarak yapılmıştır. Zaten “The Past Perfect Tense” en çok ve sık “The Simple Past Tense” ile cümle gruplarında kullanılır. Birbirinden farklı iki cümle bağlaçlar yoluyla birbirine bağlanır.

Dikkat! Aşağıdaki “when”li cümlelerde ki anlam farkına bakınız.

When the show ended, she left

Önce gösteri bitti, sonra o ayrıldı.

When the show ended, she had left.

Önce o ayrıldı, sonra gösteri bitti.

Dikkat!

Already, yet, ever ve never çoğunlukla The Past Perfect Tense” de hangi olayın önce olduğunu vurgulamak için kullanılır.

Örnek;

I saw Tarkan last night. I had never seen him before.

Dün Tarkan’ı gördüm. Onu daha önce hiç görmemiştim.

“The Past Perfect Tense” yi genellikle “by” ile kullanırız.

By 1990 Ahmet had decided on a career.

Ahmet 1990 yılına kadar bir işe karar vermişti.

Types of Statements / Başlıca ifade Türleri

(+) Affirmative Statements / Olumlu İfadeler

I had decided on a website then.

Son zamanlarda bir web sayfası yaptım.

She had worked for this company for 5 years when she had a job accident.

Bir iş kazası geçirdiğinde bu şirket için 5 yıldır çalışmıştı.

(-) Negative Statements / Olumsuz İfadeler

He hadn’t made many dives until she was 13 years old.

13 yaşına basana kadar, çok fazla dalış yapmamıştı.

They hadn’t been together from the time she left her.

Kız onu terk ettiğinden beri beraber olmamıştılar.

(?) Yes-No Questions / Evet-Hayır Soruları

Had she decided on a career by then?

O zamana kadar bir kariyer üzerine karar vermiş miydi?

Had he been abroad before he was 16.

O 16 yaşına basmadan önce yurtdışına çıkmış mıydı?

(!) Short Answers / Kısa Cevaplar

Yes, they had. / Evet, öyle yapmış.

Yes, he had. / Evet, öyle yapmış.

No, they had not. / Hayır, yapmamıştı.

No, he hadn’t. / Hayır, o öyle yapmamıştı.

WH- Questions / WH- Soruları (“Ne” Soruları)

Why had they decided on black car?

Neden siyah arabayı seçmişlerdi?

When has she learned using computer?

Bilgisayar kullanmayı ne zaman öğrendi?

Contractions / Kısaltmalar

I’d

You’d

We’d

He’d

Viewed 11811 times

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

error: