Etiket arşivi: KPSS 2010

KPSS 2010 Yeni çıkan çağdaş teknikler

Yeni Düşünce Üretimi İçin Bazı Teknikler


KPSS 2010 YENİ ÇIKAN ÇAĞDAŞ TEKNİKLER
Yardımsever tüketiciler (helpful consumers) metodu: Tüketiciler dinleniyor tek taraflı camlı mekânlarda reaksiyonlar izleniyor; ardından yaratıcı seans başlıyor.

İhtiyaç tanımlaması: Bilimsel gelişmeler, tüketici eğilimleri ve pazar araştırmalarına ait çeşitli argümanlar önceden konsey üyelerine gönderiliyor. Yenilik toplantılarına zemin hazırlanıyor ve çalışma başlıyor.

Levey kuramı: Önceden hazırlanmış serbest düşünceler tek bir havuzda toplanıyor. Yaratıcı seanslarda eleştiri olmaksızın üretim yapılmaya çalışılıyor. Bu uygulamaya "koşullu çağrışım yöntemi" de deniyor.

Swot analizi: Kurumun güçlü ve zayıf tarafları dikkate alınarak yapılan öneriler düşünce yapısına dönüştürülüyor. Yenilik açısından sınırlı olduğu iddiaları var.

Beyin fırtınası (Brain Storming): 1970’lerde moda olmuş ve yine aynı yılların sonunda popülaritesini kaybetmiş bir düşünce modeli. "Serbest çağrışım" yöntemini içeriyor. Şimdi daha çok reklâm endüstrisinde kullanılıyor.

Osborn tekniği: Beyin fırtınasının mucidi "Alex F. Osborn" tarafından geliştirilmiş farklı bir teknik. Her özelliğin zıddı düşünülerek çağrışımlar yaratılıyor.

Biçimsellik yöntemi:
"Fritz Zwicky" tarafından geliştirilmiş. Geometrik veya düzlemsel kaotik şekillerin beyin gücünü harekete zorlamasıyla yeni fikirler üretiliyor. Sınaî yenilikler ve tasarımcıların kullandığı bir teknik.

Kapalı kutu yöntemi: "Arthur D. Little" tarafından geliştirilmiş bu teknikte mevcut ya da olası ihtiyaçların neler olduğu ortaya konuyor. İhtiyaçların nasıl değiştirilebileceğine ilişkin düşünceler alınıyor ve yenilik bu duruma göre konumlandırılıyor.

Filtre yöntemi: Tüm fikir ve düşünceler bir havuzda toplanıyor. Sonra bu fikirleri çürütecek anti tezler yaratılarak düşünceler berraklaştırılıyor. Askeri stratejide ve pazarlama politikası oluşturulmasında değişik adlarla kullanılan bir teknik.

Simülasyon tekniği: Varılması gereken hedeflerin ileri bir zaman dilimi içinde canlandırılması yapılıyor. Konsey üyeleri bu ortamı sanal olarak yaşayarak yeni fikirler üretiyor. Daha sonra düşünceler etraflıca tartışılıp karara bağlanıyor.

Yenilenen seri teknikler:
Düşüncelerin "fırsatçı fikirler" üzerinde yoğunlaştığı bir teknik. Yüksek kâr ya da yarar sağlamayan fikirler hemen elimine ediliyor. Düşünceler yalnız birer kez kullanılabiliyor.

Memurlar, Öğretmelik için KPSS 2010'a girecek mi?

Memur olarak çalışanlar öğretmenlik kadrolarına atanmak için 2010 KPSS‘ye girecekler midir?

Memur olarak çalışanlar iki şekilde öğretmen kadrosuna atanabilir.

a- İstifa ederek: Her memur istifa ettikten sonra en az 6 ay hiç bir kamu kurumuna memur olarak (öğretmenlik dahil) atanamamaktadır. Yani, İstifa edilen tarih ile öğretmenlik kadrosuna atanılacak tarih arasında en az 6 ay olmalıdır. Usulüne uygun istifa edilmemiş ise 1 yıl boyunca memur olunamamaktadır. Bu durumdaki

adaylar KPSS‘ye girip yüksek puan alarak öğretmenlik kadrolarına atanabilir. Ancak, 6 aylık bekleme süresini uymayanların bu durumlarının tespit edilmesi halinde görevlerine son verilir.

b- Nakil Yoluyla: Bu yolu tercih edecek kişilerin 2010 KPSS‘ye girmesine gerek yoktur. Bunlar MEB’in Temmuz veya Ağustos’ta yapacağı açıklama üzerine, (eğer mezun oldukları bölüm itibariyle öğretmen alımı yapılıyor ve gerekli şartları taşıyorlarsa) nakil yoluyla atamalara başvuracaktır.

Kpss 2010 Eğitim Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar -4

Kpss 2010 Eğitim Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar

Top Taşıma: İç içe iki çember oluşturulur, iç ve dış çemberdekiler yüz yüze gelecek ve ikişerli eşleşecek biçimde ayakta dururlar. Verilen bir sorunla ilgili olarak önce karşı karşıya oturanlar birbirleriyle görüş alışverişinde bulunurlar. Sonra her biri ters yöne kayarak önceki eşinin yanındakiyle yeni bir ikili oluşturur ve konuşmaya devam edilir.

Hazineyi Bul: Konunun sunumu, gözden geçirilmesi ve konuyla ilgili problemin çözümü gibi çok çeşitli aşamalarda kullanılabilir. Problem/konunun çözümü parçalara ayrılır, sınıfın çeşitli yerlerine saklanır ve bunları açıklayan yönerge/krokiler hazırlanır. Gruplar, krokiyle parça bulur, inceler ve tartışır. Anlaşılmayan noktalar öğretmen sorulur.

Kum Saati: Genellikle ön öğrenmelerin anımsanması ve yeni öğrenilenlerle bağ kurulması için kullanılır. Tahtaya boş kum saati çizilir, öğrenilecek şey ortaya, ilgili ön bilgiler üst tarafa sonra konunun işlenmesi, ana temaların alt kısma yazılması. Son basamak; oluşturulan kum saatinin açıklanması.

Aracıyla Öğrenme (Vygotsky): Yapılandırmacı teoriye katılan bir kavram. Öğretmen-bilgi-öğrenci üçgeninde, öğretmen bilgi ile öğrenci arasında arabuluculuk görevini yerine getirmektedir.

Karşılıklı Öğretim: Okuma parçalarını anlama ve hatırlamada kullanılabilecek grup tartışması tekniklerini tanıtmak üzere düzenlenmiştir. Öğretmen ve yetiştirilen bir grup öğrenci, bir parçanın içeriğiyle ilgili tartışmayı dönüşümlü olarak yönlendirirler ve onu hep birlikte anlamaya çalışırlar.

Aksiyon Araştırmaları: Okuldaki problemi yerinde çözme amacıyla ilgililerin bir araya gelerek tartıştıkları, çeşitli seçenekleri ortaya koyarak, genellikle görüş birliğine dayalı olarak çözüm ürettikleri, genelleme amacı taşımayan araştırma etkinliğidir.

Yaşantı Konisi (E.Dale): Öğrenme yaşantılarını seçme ve eğitim durumlarını düzenlemeye yardımcı bir modeldir. Kalıcı öğrenmeler için çok sayıda duyu organına hitap etmeyi ve etkin katılımı işaret eder.

Zaman Kapsülü: Belirli bir zaman periyodu için nesne ve kanıtların toplanmasıyla oluşur. Çocukların tarihsel çağ ile ilgili anlayışları anlamalarını sağlar ve konuya yönelik ilgileri arttırılır. O gün için kullanımda olan materyaller “gazete, telefon, bilet vb.” bir kutuya konularak toprağa saklanır ve uzunca bir zaman sonra çıkartılarak geçmiş zamanın eğilimleri incelerek üzerinde konuşulur.

Scamper (Osborn -Eberle): Özellikle okulöncesinde yaratıcı düşünmenin geliştirilmesinde kullanılan, uygulanması kolay eğlenceli bir beyin fırtınasıdır. Çocuklara farklı düşünme, hayal kurma ve sezgilerini kullanarak özgün ürünler ortaya koyma şansı verir. Temel felsefesi: her fikir var olan başka bir fikirden doğar.

Bilgi Haritası: Bir metindeki önemli sözel bilgilerin ve bu bilgiler arasındaki ilişkilerin çerçeve-bağ-çerçeve şeklinde şematik olarak gösterilmesidir.

Zihin Haritası: Düşünerek bilinçli çağrışımları ve yaratıcı düşünceleri oluştururken kullanılan araçtır.Düzenli ve kâğıda geçirilmiş beyin fırtınasıdır.

Kavram Haritası: Öğrenenler için öğrenilecek temel fikirleri ve bunlar arasındaki ilişkileri açık hale getirmekte ve önceki bilgilerle yeni bilgiler arasında anlamlı bağlantılar kurulmasına yardımcı olan iki boyutlu bir şema. Çeşitleri;

* Örümcek Harita: Temel bir kavramı tanımlamak için kullanılır.

* Balık Kılçığı Haritası: karmaşık bir olayın neden-sonuçlarını ortaya koymak için kullanılır.

* Sınıflama Haritası: Öğrenilen bilgileri sistematik olarak sınıflamayı amaçlar.

* Olaylar Zinciri Dizinleri: Herhangi bir kavramın aşamaları, bir işlemin basamakları açıklanır.

Öğrenme Galerisi: öğrencileri oturdukları yerden kaldırıp aktif olacakları duruma getiren bir tartışma tekniğidir. Öğrencilere düşüncelerini daha samimi ve sınıf ortamına göre daha rahat bir şekilde sunma şansı sağlar. Eğitimciler için de, öğrencilerin özel konseptler hakkındaki düşüncelerini ve yanlış anlaşılmaları sorgulamalarını ölçer.

KATEKSIS (CATHEXES) Kateksis, belli dürtü durumlarıyla belli nesneleri ilişkilendirme eğiliminin öğrenilmesine işaret etmektedir. Örneğin, belli bir ülkedeki bireyler açlık dürtüsünü belli yiyeceklerle giderebilirler: Karadeniz bölgesinde yaşayan bir birey, genellikle açlığını hamsi balığı yiyerek giderme eğiliminde olabilir. Organizma belli dürtü durumunda belli nesnelerden kaçınmayı öğrenmişse, bu duruma “olumsuz kateksis" denmektedir.

Psikodrama, bireylerin yaşadıkları sorunları yeniden ele alıp sorgulama ve sahneleme biçimi olarak tanımlanabilir. Bireyler bir grup ortamı içinde, diğerleriyle etkileşim içinde girdikleri rollerle, dolayısıyla kendileriyle ilgili farkındalık kazanırlar. Psikodrama bireylere, dramatik canlandırmalar yoluyla, geçmiş ve güncel sorunlarını ve çatışmalarını ya da geleceğe dair beklenti, kaygı ve güçlüklerini ele alarak hazırlanma, başa çıkma becerilerini görme ve bunları deneme olanağını sağlar. Bu yönüyle Psikodramanın terapötik etkisi yanı sıra, pedagojik etkinliğinden de söz edilebilir

Sosyodrama bir grup bireyin bir sosyal problemle ilgili bazı rolleri paylaşarak izleyiciler karşısında gerçek hayatta olduğu gibi oynamalarıdır.Sosyodrama da her birey kendini değil,seçilen sosyal problemin içinde bir başkasının rolünü oynar.İşte,psikodrama ile sosyodrama arasındaki önemli farklardan biri bireyin kendini ya da bir başkasını oynaması noktasında toplanmaktadır.

Kpss 2010 Eğitim Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar -3

Kpss 2010 Eğitim Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar

Öğrenme Halkası (Karplus): Piaget;in bilişsel gelişim kuramına dayalı olarak geliştirilen bu model öğrencide zihinsel gelişim, muhakeme kabiliyeti, konuları öğrenme başarısının geliştirilmesinde ve özellikle somut işlemler dönemindekilerde etkilidir. Aşamaları: 1- İnceleme / Veri toplama 2- Kavram Tanıtımı 3- Kavram Uygulama

Akvaryum Tekniği: Öğrencilerin ilgi duyduğu ya da üzerinde anlaşmaya varamadığı konuların öğretiminde kullanılan bir tartışma tekniğidir. Bir çember çizilerek ortasına boş bir sandalye konulur, sınıfın tümü çemberin dışında kalır. Gönüllü olarak yorum yapmak isteyen sandalyeye oturur ve düşüncesini paylaşır. Dışarıdakiler sadece not alır müdahil olmaz, sonda tartışmanın özeti sunulur.

Siz Olsaydınız Ne Yapardınız? Oyunu: Çocuklar, eski bilgileri gözden geçirerek bunları yeni problem durumlarında kullanırlar. Problem sayısı kadar karta problemler yazılıp, bir torbaya atılır. Öğrenciler torbandan bir kart seçerek problemi okurlar ve çözüm üretmeleri için kendilerine süre verilir.

Nesi Var? Oyunu: Bir durumun, bir kimsenin betimlenmesi, niteliklerinin belirlenmesi, yeni kelimelerin değişik bir yaklaşımla öğretilmesi ve bir konudaki bilgilerin gözden geçirilmesi, yeni bilgilerin edinilmesi amacıyla uygulanabilir. Bir öğrenci sınıf dışına çıkar ve içerdekiler dersle ilgili bir kavram, olay vb. seçip gerekli ipuçlarını hazırlarlar. Dışarıdaki öğrenci içeri girdikten sonra bunu tahmin ederek bulmaya çalışır.

Öykü Oluşturma Tekniği: Herhangi bir konu çerçevesinde öğrencilerin bir araya gelerek giriş, geliştirme ve sonuç bölümlerini dikkate alarak oluşturulan yazılı çalışmalardır.

Balık Kılçığı Tekniği (Ishikawa): belirli bir sorunun ya da durumun olası nedenlerini belirlemek için kullanılan, çalışma grubunun sorunun içeriğine odaklanmasını sağlayan ve ayrıntılı bir neden-sonuç ilişkisi çıkarmayı hedefleyen bir uygulamadır.

Tutor Destekli Öğretim: öğrencilerin öğrenme güçlüğü çektiği konuları öğrenmesine katkıda bulunan bir bireysel öğretim tekniğidir. Konunun yeterli düzeyde kavranması için gerekli zaman ve uygulama imkanı sağlanmalıdır.

Sorgulayıcı Araştırma Tekniği: Daha çok fen derslerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Araştırma etkinlikleri, deneyleri, okul dışındaki gezileri içermektedir. Öğrencinin bilim insanının düşünce yolunu keşfetmesini sağlayıcı bir tekniktir. Daha çok teknolojik araçlar ve gözlem kullanılır.

Beyin Eseri: Her öğrenciye bir konunun farklı yönlerini belirten 3 kart dağıtılır. Görüşlerini kartlara yazdıktan sonra kartlar toplanır ve sırasıyla öğrenciler kart çekerek okurlar. Benzerler gruplanır ve tahtaya yazılır. Görüşlere eleştiri yapılmaz.

Görüş Geliştirme: Düşünceleri zıtlıkların iki ucunda ya da aralarında bir yerlerde olan öğrencilerin, eğilimlerini gerekçelendirdikleri, bütün sınıfın etkin katılımını gerektiren, katılımcılarda hoşgörü, katlanma, konuşma, dinleme ve değişmeye açıklık becerilerini geliştiren yöntem/tekniktir. Münazara ile karıştırılmamalıdır.

Kartopu: Verilen bir problemi önce öğrencinin tek başına düşünmesi daha sonra iki öğrenci bir araya gelerek görüşlerini tartışmaları, dörtlü grupta bu görüşlerin karşılaştırılması, sekizli gruplarda da aynı konunun tartışılıp karara varılması, son aşamada grupların görüşlerinin sınıfa sunulması ile süreç tamamlanır.

İstasyon: Öğrenci merkezli olan bu yöntemle öğrencilerde iş birliği, yaratıcılık, başlanmış bir işe katkı getirme ya da işi bitirme, katılımdan zevk alma, kurallara uyma, iletişim becerisi geliştirme, özel yetenekleri ortaya çıkarma ve üretme özelliklerini geliştirir. Çekingen öğrencilerin sürece aktif olarak katılımlarını sağlar.

Konuşma Halkası: öğrencilerin görüş farklılıklarını görmeye ve farklı görüşlere saygı gösterme davranışını geliştirmeye yarayan bir yöntemdir. Amaç: güven ve saygı atmosferi oluşturarak iletişimi arttırmak. Önce öykü anlatılır, okunur vb. sonra katılımcılar kendilerini bu olayda yer alan birinin yerine koyarak düşündükleri için empati yetilerinin gelişmesi söz konusudur.

Kavram Kargaşası Yaratma Tekniği: Öğrencilerin bir konuya ilişkin olarak sahip olduğu bilimsel fikirlerden farklılık gösteren düşünceleri ve bunların yanlış olabileceği kendisine gösterilmeye çalışılır.

Kavramsal Karikatür: Öğrencilerin sahip olması olası olan kavram yanılgıları ya da düşünce biçimlerinin insan veya hayvan figürlerinde tartışıldığı ya da düşündürüldüğü çizimlerdir. Her karakter farklı bir fikri savunur. Öğretim amacının haricinde kavram yanılgılarını belirleyebilmek için ölçme-değerlendirme amacıyla da kullanılabilir.

Köşelenme: uygun problem seçilir ve açıklanır. Olası çözümlerden tartışmalı olanlar seçilir. Çözümler kartonlara yazılıp, sınıfın belirli köşelerine asılarak, öğrencilerin uygun buldukları çözümün olduğu grup oluşturulur ve neden o çözümü seçtikleri gerekçeleriyle tartışılır. Sonda sınıf tartışmasıyla sonuca ulaşılır.

Philips 22-44-66: Tartışmaya katılan kişi sayısı ve süreye göre ilgili ismi alır. Öğretmenin sorduğu soru grup tarafından fısıldayarak tartışıldıktan sonra görüşler yazılır.

Dedikodu: Öğrencilerin konuyu kavramaya çalışmasını, o konuda düşünmesini ve konu hakkındaki çeşitli düşüncelerini öğrenip onları değerlendirmesini sağlar. Öğrenciler ikişerli gruplara ayrılır, verilen konu ya da soruyla ilgili düşüncelerini birbirlerine söylerler ve eşler sürekli birbirinden ayrılıp yeni ilkiler oluştururlar.

Şiir Yazma: Küçük gruplar oluşturulur, hepsinin önünde kâğıt vardır. Herkes kâğıda bi dize yazar ve yanındakine verir. Süre bitiminde şiir sınıfa sunulur. Hikâye tarzında uygulama şekli de vardır.

Kart Gösterme: Öğrencilere öğrendiklerini gözden geçirme, değerlendirme yapma, karar verme vb. fırsatlar sunar. Öğrenciler öğretmenin ilgili yorumuna ilişkin her biri bir anlam ifade eden kartları gösterir.;katılıyorum-mavi, kararsızım-sarı vb;

Zihinsel Haritalama: Öğrencilere üzerinde kavram ya da düşüncelerin olduğu kartlar dağıtılır ve bu kartları ilişkilendirerek yerleştirmeleri istenir. Bu sayede öğrenilenler arasında bir çok anlamlı ilişki keşfedilir.

Arkası Yarın: İki ya da üç bölüm halinde olgu, olay, öykü, film vb. sınıfa sunulmalı ve en can alıcı yerinden kesilmeli. Devamı üzerinde öğrencinin akıl yürütmesi için sorular sorulur. Sonra kalan yerden devam edilir ve yanlışlıklar öğrenciye buldurulmaya çalışılır. Öğrenci merkezli hareket edilmeli.

Hikaye Haritası: Hangi bilginin önemli, hangisinin önemsiz olduğunu, çocuğun anlamasına yardımcı olur. Hatırlama yeteneğini geliştirir, katılımı sağlar, özetlemeye yardımcı olur. Öğretmen hazırlar.

Çoklu Ortamlar: Eğitimin amaçlarına yönelik olarak görsel, işitsel ve etkileşimli ortamların iyi bir kombinasyonla birleştirilmesi ile multimedya sistemleri denen çoklu ortamlar oluşturulmuştur. Çoklu ortam seti, Etkileşimli video, Elektronik dağıtım sistemleri vb.

Küp Kuramı (Guilford): Zekanın üç temel kategorisinin bulunduğu ileri sürülür.

1- Zihinsel İşlemler;biliş-ıraksak düşünme-yakınsak düşünme-değerlendirme-hafıza;

2- Ürün;birimler-sınıflar-ilişkiler-sistemler-dönüşümler-uygulamalar;

3- İçerik;görsel figürler-kelime anlamları-semboller-davranışlar;.

Altı ürünün, dört nesneyi beş işleme tabi tutması, 5x4x6 = 120 farklı yeteneği ortaya koyar.

Sinektik: Birbirleriyle alakasız parçaları bir araya getirme anlamı taşır. Temeli analoji “fikirleri başka ortamlara aktarma; ye dayanan bir tekniktir. Sinektik uygulamaları için 4 farklı analoji belirtilir:

1- Doğrudan Analoji 2- Kişisel Analoji 3- Ters Analoji 4- Fantezik Analoji

Tereyağ-Ekmek: Verilen bir sorun üzerinde öğrenciler önce tek başlarına düşünür sonra arkadaşlarıyla bir araya gelerek düşüncelerini tartışırlar. Ulaşılan sonuç sınıfa sunulur. Teknik, birinci aşamanın üstüne bir kez daha konuşma fırsatı verdiğinden bu adı almıştır.

Sandviç: Tereyağ-Ekmek, iki aşamalıdır. Sandviçte bunu başka aşamalar izler; somut bir ürün oluşturma, bunu sunma vb.

Hızlı Tur: Öğrencilerin belli bir konudaki bilgi, sonuç vb. düşüncelerini gözden geçirmelerini sağlar. Önce düşünülür sonra sırayla konuşulur. Önceki konuşulanların tekrar edilmemesinden dolayı dikkatli dinleme becerisi sağlar.

Kpss 2010 Eğitim Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar

Kpss 2010 Eğitim Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar -2

Kpss 2010 Eğitim Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar

Eleştirel Düşünme: Önceki deneyimleri, bilgi ve düşünceleri inceleyip, farklı görüş ve bilgileri tarttıktan sonra dengeli bir yargıya varmadır. Gerçeği bize aktırıldığı şekliyle olduğu gibi değil, nesnel bir şekilde, akıl yürüterek algılama sürecidir.

Yansıtıcı Düşünme: Deneyimlerin önceki bilgi bağlamında, yeni bilginin üretilmesi ve alternatif yolların geliştirilmesine öncülük edecek olan yolları bulmaya çalışarak analiz edilmesi içeren bilişsel sorgulamadır.

Yaratıcı Düşünme: problemlere karşı duyarlı olarak yeni ilişkileri görme, ifade etme ve orijinallik ortaya koymadır. Aşamaları: 1- Hazırlık 2- Kuluçka 3- Aydınlanma 4- Gerçekleşme/Doğrulama

Refleksif Düşünme: Kendini gözlem ve analiz konusu olarak alan öznenin tutumudur. Refleksivite, kendi hakkında, kendi üzerine düşünen, kendisini bi obje gibi ele alıp bakabilen bir öznenin durumunu ifade eder.

Lateral Düşünme: İlk bakışta imkansız gibi görünen bir enstantane anlatılarak, bu noktaya nasıl gelinmiş olabileceği sorulur. Amaç kişilerin sorunlara farklı yönlerden bakabilmeyi ve geniş düşünebilmeyi öğrenmelerini sağlamaktır. Örnek; ormandaki yanmış dalgıç.

Sokratik Yöntem: Soru-cevap tekniği

Sokrat Tartışması: Öğretmenin soru-cevabı da kullanarak sınıfta etkili bir tartışma ortamı oluşturmasına dayanır. İlk aşamada öğretmen , evet-hayır sorularıyla öğrencileri önceki öğrenmelerinden şüphe eder duruma getirir ve ironi oluşturup, yani zihinsel dengesizlik yaşatarak yanlış bilgilerini fark etmelerine yardımcı olur. İkinci aşamada ise yanlışını fark eden öğrenciye önceden planlanmış sorular sorarak doğru bilgi buldurulur.

Sokrat Seminer: Öğrencilere ağır bir metinin inceletilmesi esasına dayanır. Üst düzey metnin incelenmesinden sonra öğrencilere düşünme biçimlerini geliştirici sorular sorulur. Eleştirel düşünme ve tartışma becerileri geliştirilir.

Kuantum Öğrenme: Fizik disiplininden eğitime yansıyan bir kavramdır. Kuantum Fiziği, olayları birbirinden bağımsız görmez ve olasılıklar üzerinde durur. Bu görüşler eğitime yansıtılmıştır. Kuantum düşünce ise üst nitelikli bir düşünme biçimidir. Bu bağlamda Kuantum öğrenme; her yaş için etkililiği kanıtlanmış öğrenme yöntemlerinin ve öğrenmeyi etkileyen unsurların düzenlenmesinin bütünüdür. Modelin amacı, keyifli ve dinamik okul çevresi yaratarak akademik ve yaşam becerilerini arttırmaktır. Üzerine yapılandırıldığı öğeler; * Temeller;ilkeler, inançlar, yönergeler vb; * Ortam;dürüstlük ve güvenli; * Tasarım;dinamik, ilgi çekici program* Çevre;destekleyici;.

Dizgeli / Programlandırılmış Öğretim (Veysel Sönmez): Tek bir kuramın, yaklaşımın, yöntemin, tekniğin vb. öğrenme ve öğrenmeyi tek başına açıklamayacağını savunarak ortaya konulan bir sentezdir. Öğrenci merkeze alınır ve üniteler bazlı hareket edilerek diğer derslerle bağlantı kurulur.

Bütünleştirici Öğrenme Modeli (M. Wittrock): Ausubel;in anlamlı öğrenmesi üzerinden geliştirilmiştir. Öğrenci, bu kuram adına oldukça önemli olan önceki deneyimler ve önbilgilerden yararlanıp duyu organları yardımıyla aktif bir şekilde algıladığı bilgiyi yapılandırıp, bütünleştirir. Aşamaları: 1- Oryantasyon 2- Odaklama 3- Mücadele 4- Uygulama

Kavramsal Değişim Yaklaşımı (Posner): Piagetin bilişsel gelişim kuramı ve bütünleştirici öğrenme modeline dayalı olarak geliştirilmiştir. Öğrencinin ön bilgileri açığa çıkarılarak yanlışlıklar giderilir ve öğretim etkinlikleri bu bilgiler esas alınarak belirlenir.

Posner;in Program Analizini Gerçekleştirirken Önerdiği Basamaklar: 1- Programın Yazımı ve Temelleri 2- Programın Uygunluğu 3- Programın Uygulanması 4- programın Eleştirisi

Posner;e Göre Eğitim Programı Hazırlamada Teorik Perspektifler:

  1. Geleneksel
  2. 2- Deneyimsel
  3. 3- Disiplin
  4. 4- Davranışçı
  5. 5- Bilişsel

Posner;in Eğitim Programı Çeşitleri

    • Resmi
    • Uygulamadaki
    • Örtük 4- Extra
    • İhmal edilen

Kpss 2010 Eğitim Bilimlerinde Yeni Yaklaşımlar -1

KPSS 2010 EĞİTİM BİLİMLERİNDE YENİ YAKLAŞIMLAR

5E Öğretim Modeli: Yapılandırmacı öğretim modellerinden biridir. Öğrencinin araştırma merakını artıran, konu ile ilgili beklentilere cevap veren, sahip oldukları bilgi ve becerilerin aktif bir şekilde kullanımını içeren etkinliklerden oluşmaktadır.

Aşamaları: 1- Girme 2- Keşfetme 3- Açıklama 4- Derinleştirme 5- Değerlendirme

Uzaktan Eğitim: Teknolojiden yararlanarak kitle eğitiminin gerçekleştirilmeye çalışılması ve öğrenme-öğretme etkinliklerinin bireyselleştirilmesi yani kendi kendine öğrenmeye olanak sağlama. Bireyi belirli mekan ve zaman bağlantısından kurtaran bağımsız öğrenme desenleri geliştirme ve bu yolla eğitimi büyük yatırımlar yapmadan yaygınlaştırabilme çözümü hedeflenen temel sorundur.

İnternet Tabanlı Öğrenme: Öğrenen ve öğretenin zaman ve mekan yönünden birbirinden farklı durumlarda bulunduğu, alt yapısında internet tabanlı ortamların kullanıldığı istendik davranışlar geliştirme sürecidir. Öğrencilerin bireysel özelliklerine göre farklı öğrenme etkinlikleri sunar.

Yaşam Boyu Öğrenme: Dünyayı ve kendini anlama, yeni bilgi-beceri ve güç kazanma, kendine yatırım yapma, bir şeyler yaratma, dünyadaki yeni güzelliklerin farkına varma şeklinde bir öğrenme alışkanlığı ve davranış biçimidir. Örgün ve yaygın eğitimi kapsamaktadır. Bireyin kişilik, sosyal ve mesleki alanda gelişimini amaçlayan tüm yaşam süresince devam eden çok geniş bir kavramdır. Bu konuyla ilgili yayınlanan Avrupa Birliği çalışmaları: 1993-Yeşil Bülten, 1995-Beyaz Bülten

Basamaklı Öğretim (Nunley): Bireysel farklılıklar esas alınarak etkinlerin geniş bir mönü içerisinde sunulması gerektiği savunulur. Öğrencilere basitten karmaşığa doğru giden, aşamalılık ilişkisi gösteren ve seçme hakkı tanınan görevler sunulur. Basamaklar, temel bilgi ve becerilerin kavranılmasından, üst düzey düşünme becerilerine doğru giden bir yol izlemektedir. C – B – A basamakları şeklinde sıralanır.

Altı Ayakkabılı Uygulama Tekniği (E. Bono): Kişilere farklı durumlarda nasıl davranılması gerektiğini öğretir. Lacivert Ayakkabı;resmi prosedürler izlenir;, Gri Spor Ayakkabı;bilgi toplamak ve kullanmak;, Kahverengi Yürüyüş Ayakkabısı;inisiyatiflerden, esnekliklerden yararlanmak;, Turuncu Lastik Çizme;acilen müdahale etmek;, Pembe Ev Terliği;İnsancıllık;, Mor Binici Çizmesi;yetki ve hâkimiyet

Global Düşünme Yaklaşımı: Temeli, öğrenmeyi kolaylaştırmak için;Harita; çizmeye dayanmaktır. Öğrenmemiz gereken bilgilerin haritalaştırılması esastır. Zihin haritaları, kavram haritaları vb.

Öğe Yerleştirme Kuramı: Şu ilkelere uyulmalı; * Zihinsel beceriler: öğrenciye kavramlar sunulmalı, sonra bu kavramlar öğrenci tarafından irdelenmeli, bu yolla onun ayırt etme yeteneği geliştirilmeli. Sözel bilgiler: öğretmen, öğrenciden her olgunun ne olduğunu sözel olarak istemeli.

Öğrenme Stratejileri: Öğrencilerin bağımsız olarak kendi öğrenme görevlerini gerçekleştirmelerini sağlayan teknikler, ilkeler ya da alışkanlıklardır. Bireyin bir görev ya da duruma yaklaşımı;nasıl düşündüğü, hareket ettiği;nı gösterir.

1- Tekrar stratejisi; yineleme-adlandırma;

2-Anlamlandırma stratejisi;öncekilerle bütünleştirme;

3- Örgütleme;Ön örgütleyicilerle sitemli olarak kavrama;

Anlatım ilkeleri KPSS 2010

KPSS 2010 –TÜRKÇE DERSİ ÖZETLERİ

ANLATIM İLKELERİ

1)DURULUK: Cümlede gereksiz bir sözcük bulunmamasına denir.(Bir kelimeyi cümleden çıkardığımız zaman anlamda değişme meydana geliyorsa cümle durudur.)

 

Örnek: Çürümüş olan domatesleri attım. (Bu cümledealtı çizili kelimeyi cümleden attığımızda anlamda değişme meydana gelmiyor.O yüzden cümle duru değildir.)

 

2)AÇIKLIK: Cümleyi okuyan ya da dinleyen herkesin aynı şeyi anlayabilme özelliğidir.Farklı anlam çıkarsa cümle açık değildir.)

 

Örnek: Bayan görevliye seni sordu. (Soran bayan mı yoksa sorduğu kişi mi bayan belli olmadığı için cümle açık değildir.)

 

3)YALINLIK: Gereksiz ayrıntıya, sanatlı söyleyişe yer vermeyen anlatımdır.

 

Örnek: Bu istirahathanede nice valideler ezeli ve ebedi yolculuğa çıkmıştır.(Bu mezarda nice anneler yatmaktadır cümlesi anlatılmak istenmiştir fakat gereksiz ayrıntı kullanıldığı için yalın değildidr.)

 

4)ÖZGÜNLÜK: Anlatımının sadece onu kuran kişye ait olması, hiçbir şekilde taklit özelliği taşımamasıdır.

 

5)ÖZLÜLÜK:Az sözle çok şey anlatmaktır.Atasözleri ve deyimler en güzel örnekleridir.

 

6)AKICILIK: Söylenişi zor olan sözcükleri söylemekten kaçınmaktır.

 

7)DEVİNİM (HAREKETLİLİK): Bahsedeilen varlıkları canlılığı ve hareketliliğiyle anlatmaktır.Kısaca anlatımda hareketliği sağlamaktır.

 

8)YOŞUNLUK(ÖZLÜLÜK): Sözcüklerin görülen anlamlarından başka anlamlarınında olmasıdır.

 

9)DOŞALLIK: Duygu ve düşünceleri içtenlikle fakat genel söyleyişe uygun şekilde aktarmaktır.

 

KPSS 2008 –TÜRKÇE DERSİ ÖZETLERİ

 

Kalıp sözler

KPSS 2010 –TÜRKÇE DERSİ ÖZETLERİ

KALIP SÖZLER

  1. YANSIMA: Doğadaki seslerin taklit edilmesiyle oluşan sözcüklere denir.

ÖRNEK: har /gür / horrr

  1. İKİLEME: Anlamı güçlendirmek için aralarında ses ya da anlam ilişkisi bulunan birden fazla söz gruplarına denir. Daima ayrı yazılır. Aralarında hiçbir noktalama işareti olmaz.

ÖRNEK: -rahat rahat : aynen tekrar yoluyla

-tıkır tıkır : yansıma sözcüklerle oluşan

-sorgu sual : yakın anlamlı sözcüklerle oluşan

-az çok : zıt anlamlı

-yırtık pırtık : biri anlamlı biri anlamsız sözcük

-kem küm : ikiside anlamsız sözcük

-pasta masta : 2. Sözcüğe “m” ilavesiyle oluşan ikileme

  1. DEYİMLER: Anlatıma canlılık kazandırmak için genellikle birden çok sözcükten oluşturulan ve en az bir sözcüğü mecaz anlamlı olan söz gruplarına denir. Anlamca ve biçimce kalıplaşmış sözlerdir.

ÖRNEK: -aklına geleni yapmak -ye kürküm ye

  1. ATASÖZLERİ: Geçmişteki deneyim ve gözlemler sonucunda varılan yargıları bildiren sözlerdir. Düşünce, uyarı ya da öğüt bildirirler.

ÖRNEK: -Taş yerinde ağırdır.

  1. ÖZDEYİŞLER: Toplumun tümüne mal olmuş, söyleyeni belli olan sözlerdir.

ÖRNEK: -Düşünüyorum öyleyse varım


KPSS DERSLERİ 2010 –TÜRKÇE DERSİ ÖZETLERİ