Subjunctive Mood (İstek kipi)

Türkçe’de dilek kipi “…mesi, …ması” şeklindedir. Mümle olarak örneklersek; Ben Ali’nin burda olmasını istiyorum. Doktor O’na dinlenmesini söyledi, gibi.

İngilizce’de Subjunctive Mood (SM)’un kullanıldığı belli fiiller vardır. Bunların sayısı 15’tir. Eğer bu fiiller temel cümlede kullanılırsa mutlaka yan cümlecikte SM kullanımını isterler. Bu fiilleri kolay olsun diye grup halinde yazacağız.

  1. Aşağıdaki Fiillerden sonra

İstemek Fiilleri:

Desire

Request

Ask

Beg

Urge

Demand

Önermek Fiilleri

Recommend

Advise

Propose

Suggest

Geri kalan beş fiil bir grup halinde verilemiyeceğinden ayrı yazacağız.

İnsist: ısrar etmek

Prefer: tercih etmek

Require: gerektirmek

Order: emretmek

Move: hareket etmek (pek kullanılmaz.)

İnglizce’de bu fiiller dilek kipini gerektirirler. Bunlar temel cümşlede olduklarında mutlaka mutlaka dilek kipi kullanılmalıdır.

The doctor recommended that he should rest as much as possible. (Doktor O’na mümkün olduğu kadar dinlenmesi gerektiğini tavsiye etti.)

İnglizce’de dilek kipi yapısında sadece “should” kullanılır. Yalnız “should”un kullanılması obsiyoneldir. Yani olsa da olur olmazsa da. Bu nedenle yukarıdaki cümleyi şu şekilde de yazabiliriz:

The doctor recommended that he rest as much as possible. (Doktor O’na mümkün olduğu kadar dinlenmesini tavsiye etti.)

Görüldüğü gibi “should”un kullanılmaması durumunda sonrasındaki fiil çekilmemiş gibi görünür. Yani “bare infinitive” olarak kalır. “should”un kısaltılması formuna dikkat etmek gerekir. KPDS’de bu fiil boş bırakılarak sorulur. Önemlidir, iyi öğrenmek gerekir. SM yapısını Türkçe’ye çevirirken “should”un gerekir anlamı yarine Türkçe’deki dilek kipi anlamı olan “…mesi, …ması” şeklinde çeviririz.

I insisted that my son (should) be a doctor. (Oğlumun bir doktor olmasında ısrar ettim.)

***Not: Dilek kipinin yan cümlecikte kullanıldığına dikkat ediniz.

The committee requisted that the documents (should) be summitted until tomorrow. (Komite belgelerin yarına kadar sunulmasını istedi.)

I advised her that she ……………breakfast early. Boş olan yere ne gelmelidir?

have

has

had

to have

has had

“have” doğru cevap olur. Çünkü temel cümlecikte “advise” fiilinin olmasından dolayı yan cümlecik yapısı SM olmalıdır. Bu nedenle asıl olması gereken “should have” dir. “should” kısaltıldığından doğru cevap “have” olur. Çok dikkatli olmak gerekir.

I advised her that she have breakfast early. (Erken kahvaltı yapmasını önerdim.)

2.) Aşağıdaki sıfatlardan sonra SM kullanılır

Sıfatlar Noun Clouse’ların özne yapısında kullanıldıklarından bu madede sadece Noun Clouse’ların özne yapısı olacaktır. SM’ un kullanıldığı en önemli sıfatlar şunlardır:

Önemli Sözcükleri

İmportant

Crucial

Vital

Significant (anlamlı)

Gerekli Sözcükleri

Necessary

İmperative (zorunlu)

Mandatory (zorunlu)

Essential

possıble

İnglizce’de bu sıfatlar kullanıldıklarında dilek kipi gerektirirler

It is necessary that he (should) work hard. (Onun sıkı çalışması gerekir.)

It is essential that our environment be protected. (Çevremizin korunması temeldir.)

Protect, Preserve, Conserve: korumak

Örnek Noun Clauses ve Relative Pronouns Cümleleri

It is estimated that the economic sanction can not be lifted in the near future. (Ekonomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor.)

Sanction: yaptırım, müeyyide (Önemli bir kelimedir, KPDS’de çok sık geçer)

Bir cümlede bir ismin yanına her zaman için onu niteleyecek bir sıfat yazılabilir. Relative Pronouns (RP) bilgilerimizden de biliyoruz ki bir sıfat cümleciği (RP) bir sıfat kelimesinin yaptığı görevi bir cümlecik olarak yapabilir. Bu açıklamaya dayanarak cümledeki “sanction” isminden sonra onu niteleyecek bir RP cümleciği yazarak cümlemizi çevirecek olursak; (Kalın ve italik yazılan cümlecik kısaltılmış bir RP cümleciğidir.)

It is estimated that the economic sanction impossed on Serbia can not be lifted in the near future. (Sırbistan’a uygulanan konomik yaptırımların yakın gelecekte kaldırılamayacağı tahmin ediliyor.)

İmpose on: …e empoze etmek, uygulamak

***Not: KPDS’deki cümlelerin büyük bir çoğunluğu bu yapıdadır. Böyle cümleleri iyi çalışmak sınavda büyük kolaylıklar sağlar.

Pose

Bırakmak, tutmak anlamında olan bu kelima kökünden bir çok kelime türetilmiştir.

İmpose: im: içine, pose: bırakmak. İmpose:içine bırakmak, empoze etmek, uygulamak

Expose: ex:dış, pose: bırakmak. Expose: dışarıya bırakmak, maruz bırakmak

Repose: dinlenmek

Compose: birleştirmek

Dispose: sıralanmak, düzenlemek

Oppose: karşı koymak

Prepose: önceye bırakmak

Bu kelimeler de KPDS için çok önemlidir.

İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequancy of measure. (Önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.)

Take off: havalanmak

Doe to: …den dolayı

Adequate: yeterli, uygun, elverişli

Adequancy: yeterlilik

İnadequancy: yetersizlik

Measure: tedbir, önlem (ölçme, ölçmek anlamı var ve karıştırılabilir diye KPDS’de çok geçen bir kelimedir.)

Cümledeki “measure” isminden sonra kısaltılmış bir RP cümleciği olan “taken” ı ekleyip cümlemizi tekrar yazalım:

İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequancy of measure taken. (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.)

The rescue team suggested that the disaster area (should) be evacuated immediately. (Kurtarma ekibi felaket bölgesinin derhal boşaltılmasını önerdi.)

***Not: Dilek kipinin kullanımını (Should’un kullanımını) hatırlayınız.

Rescue: kurtarma(k)

Evacuate: boşaltmak, tahliye etmek

Calamity: felaket

Diseaster: felaket

We aware that it is rather dificult to draw some conclusion fram the data. (Verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız.)

To be aware of: farkında olmak, haberdar olmak

***Not: Yukarıdaki cümlede “to be aware of”un “of” edatı yazılmadı. Neden? (Noun Clous’larda sadece “that”in edat almadığını diğer tüm NC başlaçlarının edat aldıklarını hatırlayınız.)

“Data”dan sonra bir RP ekleyerek cümlemizi yeniden yazalım:

We aware that it is rather dificult to draw some conclusion fram the data presented by the committe. (Komite tarafından sunulan verilerden bazı sonuçlar çıkarmanın oldukça zor olduğunun farkındayız.)

Clude

“Kapatmak” anlamında olan bu kökten bir çok kelime türetilmiştir.

Conclude: sonucuna varmak

Conclusion: sonuç

Conclusıve: sonuca götüren, somut

İnconclusive: sonuca götürmeyen, somut olmayan

İnclude: dahil etmek, içermek

Exclude: hariç tutmak

Preclude: engel olmak

The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the result desired. (Bilimadamları, bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.)

Hatırlanacağı üzere RP kısaltmalarında aktifler için “gerund” pasifler için “V3” kullanılayordu ve bunlar bir sıfat sözcüğü gibi niteledikleri ismin önüne yazılabiliyordu. Şimdi birkaç cümlemizi bu kurala göre yazalım.

The scientists aren’t sure certain whether this treatment can achieve the desired result.(Bilimadamları, bu tedavinin arzulanan sonuçları gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğinden emin değiller.)

İt was reported that the plain had taken off one hour later doe to the in adequancy of taken. measure (Alınan önlemlerin yetersizliğinden dolayı uçağın bir saat geç kalkmış olduğu rapor edildi.)

Görüldüğü gibi RP kısaltmaları bir sıfat sözcüğünün yaptığı hareketi yapabilirler.

The industrialists entering this market claim that a fierce competition will occur in the month ahead. (Bu piyasaya giren sanayiciler, önümüzdeki aylarda acımasız bir rekabetin meydana geleceğini iddia etmektedirler.)

Market: pazar, piyasa

Fierce: acımasız

Competition: rekabet

Relative Pronıuns ve Noun Clouse konularını birlikte kullanabilmek gerekir. Çünkü bu iki konu İngilizce’nin en karmaşık konularıdır.

He was rather reluctant to tell us how long the experiment he was conducting would last(O yapmakta olduğu deneyin ne kadar süreceğini bize söylemeye oldukça isteksizdi.)

Bu cümlenin, “us” ve “how long the experiment he was conducting would last” olmak üzere iki nesnesi vardır. Dikkat edilirse ikinci nesne bir NC cümleciğidir. Böyle iki nesneli cümlelerde karışıklığı önlemek için NC nesnesi sonra söylenir.

İt is reported that the election to be held next week may be postponed (Gelecek hafta yapılacak olan seçimlerin ertelenebileceği bildirilmektedir.)

They said that there were other methots which we could resort to. (Onlar, bizim başvurabileceğimiz başka metotların olduğunu söylediler.)

Resort to: başvurmak, müracaat etmek (syn: apply. Soyut anlamda başvurmak. KPDS’de çok geçer.)

Böyle cümleler de zaman uyumuna da özellikle dikkat etmek gerekir.

We are unable to convince the patient that he could recover soon. (Biz hastayı kısa sürede iyileşebileceğine inandıramadık.)

Convince: inandırmak

Recover: iyileşmek

Soon: sonra, kısa süre

Cover: kapatmak

Uncover: açmak

RP veNC konuları İnglizce’nin en karmaşık konularıdır. Bu konuda geçen örnekleri iyi öğrenmek konunun anlaşılmasında kolaylık sağlayacaktır.

Bir sonraki konumuz NC’larda kısaltmalar olacaktır. NC’larda kısaltma yapılırken mastarlardan faydalanılır. Bu nedenle bir sonraki derse hazırlık anlamında mastarların olabilecek formlarını görelim.

Bir cümlede mastarlar iki değişik formda kullanılabilirler. Bu iki formun ayrıca hem aktif hem pasif kullanımı olacağından mastarlar dört şekilde kullanılırlar.

Aktif Pasive

Simple İnfinitive: to see (görmek) to be seen (görülmek)

Perfect İnfinitive: to have seen(görmüş olmak) to have been seen (görülmüş olmak)

to speak                                  to be spoken

to have spoken                       to have been spoken

We decided to improve the installation. (Biz tesisleri geliştirmeye karar verdik.)

İnstallation: tesis, tesisat, montaj

Yukarıdaki cümlede aslında bir NC kısaltması vardır. Ama biz bunu bilmeden de şimdiye kadar böyle cümleleri kullandık. Çevirisini de rahatlıkla yaptık. Yine aşağıda yazacağımız cümlede de bir NC kısaltması vardır.

I don’t know what to do. (Ben ne yapacağımı bilmiyorum.)

İt is understood that he has studıed in Germany.(O’nun Almanya’da öğrenim görmüş olduğu anlaşılıyor.)

***Not: Böyle cümlelerde zaman uyumuna da dikkat etmek gerekir. Zaman uyumu temel cümle ile yan cümle arasında aranır.

İt is statedthat agreement will be signed. (Anlaşmanın imzalanacağı ifade ediliyor.)

State: ifade

Statement: ifade

İt is suspected that he is in the USA. (O’nun USA’da olduğundan şüpheleniliyor.)

Temel cümlenin zamanı simple present, yan cümlenin zamanı simple present. Çünkü zamanlar çakışıyor. Yani yan cümleciğin zamanı temel cümlenin zamanından önce ise perfect, conra ise future, aynı ise aynı tense kullanılır.

Aktif Pasive

Simple İnfinitive: to see (görmek) to be seen (görülmek)

Perfect İnfinitive: to have seen(görmüş olmak) to have been seen (görülmüş olmak)

to speak                                  to be spoken

to have spoken                       to have been spoken

Mastarların bu dört kullanımından faydalanarak NC’larda kısaltma yapılır. Şimdi bu kısaltmanın nasıl yapıldığını görelim

1.) Özne yapısında

İt is claimed that he be released the next mounth. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.)

NC’larda kısaltma, yukarıda altı çizili olan kısımda yapılır. NC’larda bağlaçtan sonra mutlaka bir özne olmak zorunda idi. Kısaltma yapılırken “he” öznesi cümlenin başına çekilir, bağlaç kısaltılır ve fiil mastar biçiminde (to) kullanılır. Bu açıklamadan sonra cümlemizi kısaltılmış biçimi ile yazalım.

He is claimed to be released the next month. (O’nun gelecek hafta serbest bırakılacağı iddia ediliyor.)

NC kısaltmaları çok iyi çalışılması gereken bir konudur. Özne hareketine ve mastar dönüşümüne iyi hakim olmak gerekir. Kısaltma ile komplex cümle tek bir cümleye indiğinden artık bağlaca da gerek yoktur.

İt is reported that the minister has approved of the proposal. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.)

Kısaltma

The minister is reported to have approved of the proposal. (Bakanın öneriyi onaylamış olduğu belirtilmektedir.)

İt is said that they have been cought by the police. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor.)

Kısaltma

They are said to have been cought by the police. (Onların polis tarafından yakalanmış oldukları söyleniliyor.)

***Not: NC kısaltması KPDS için hayati derecede önemli bir konudur. Konuşma dilinde pek kullanılmaz ama yazı dilinde oldukça sık kullanılır. Sınav boyutunu ise maddeler halinde yazalım

  1. Cümledeki kısaltmanın mastar kısmı boş bırakılarak sorulur.
  2. Cümlenin kısaltılmış şeklini verip eşanlamlısını sorabilirler.
  3. Çeviride sorulabilir.
  4. Anlama yönelik çok önemli bir konudur. Sınavda kritik yerlerde oldukça sık geçen bir cümle kalıbıdır.

İt is feard that the boy will be killed. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.)

Kısaltma

The boy is feard to be killed. (Çocuğun öldürüleceğinden korkuluyor.)

İt is expected that inflation will drop. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.)

Kısaltma

İnflation is expected to drop. (Enflasyonun düşeceği umuluyor.)

Kısaltmalarda mastarın aktif – pasif durumunun ayırımını yapmak çok önemlidir. Bu durumda özne yüklemi yapıyor mu, yüklemden etkileniyor mu sorularının cevaplanarak duruma göre kısaltmada aktif veya pasif mastar kullanılır.

He is stated to have fled the country. (Onun ülkeden kaçmış olduğu belirtiliyor.)

Flee: kaçmak, terketmek

Leave: ayrılmak, terketmek (Aslında ikisi de “terketmek” anlamındadır. “from” edatını istemezler. Kullanıldıklarında sanki bir “from” olması gerktiği hissi Türkçe’den kaynaklanmaktadır.)

The results of the election are reported to be announced tomorrow. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir.)

Cümlenin kısaltma öncesi

İt is reported that the results of the election will be announced tomorrow. (Seçim sonuçlarının yarın ilan edileceği bildirilmektedir.)

The manager is said to have been involved in illegal affairs. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor.)

Cümlenin kısaltma öncesi

İt is said that the manager has been involved in illegal affairs. (Müdürün yasa dışı işlere bulaşmış olduğu söyleniliyor.)

İnvolve: içermek, kapsamak

İnvolve: karıştırmak, bulaştırmak

İnvolve: gerektirmek (hangi anlamda kullanılırsa kullanılsın daima “in” edatı ile nesneye geçer.)

Affair: olay, iş

The agreement is reported to have been signed by both side. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.)

Cümlenin kısaltma öncesi

İt is reported that the agreement has been signed by both side. (Anlaşmanın her iki tarafça imzalanmış olduğu bildiriliyor.)

Seem, Appear, Look

Üçü de “görünmek” anlamındadır. Bu üç fiil NC yapısı içinde kullanılabilirler. Anlam olarak pasiflik durumları olduğu için ayrıca pasif yapılmazlar.

İt seems that he has passed the exam. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor.)

Kısaltma

He seems to have passed the exam. (Onun sınavı geçmiş olduğu görünüyor.)

Pass: geçmek

Passage: geçit, pasaj

***Not: KPDS’de özellikle bu yapıda seem, appear, look fiillerinden sonraki kısım boş bırakılarak mastar kalıbı sorulur. Daha önce bu kullanımda geçen “it is V3” kullanımının mantığı ile çözülür.

They seem to move to another town next year. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.)

Cümlenin kısaltma öncesi

İt seems that they will move to another town next year. (Onların gelecek yıl başka bir kasabaya taşınacakları anlaşılıyor.)

Your family seems to be extremely happy .(Ailenizin son derece mutlu olduğu börünüyor.)

Cümlenin kısaltma öncesi

İt seems that your family is extremely happy. .(Ailenizin son derece mutlu olduğu börünüyor.)

She seems to have won the prize. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.)

Cümlenin kısaltma öncesi

She seems that she has won the prize. (Onun ödülü kazanmış olduğu görünüyor.)

Diğer NC Kısaltmaları

  1. ) Nesne Yapısında

We can not decide whether we wiil stay at home or go out. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.)

Kısaltma

We can not decide whether to stay at home or to go out. (Evde mi kalacağız dışarıya mı gideceğiz karar veremiyoruz.)

Böyle yapılarda bağlaç anlamını cümleye kattığı için kısaltılamaz. Mastar kısaltması ise daha önce anlatıldığı gibidir.

He doesn’t where to go (O nereye gideceğini bilmiyor.)

Cümlenin kısaltma öncesi

He doesn’t where he wiil go (O nereye gideceğini bilmiyor.)

3.) Tümleç Yapısında

My job is that I teach English (İşim İnglizce’yi öğretmektir.)

Kısaltma

My job is to teach English (İşim İnglizce’yi öğretmektir.)

Görüldüğü gibi NC’ların cümlede tümleç olarak kullanıldığı yapıda da kısaltma mastarlardan faydalanılarak yapılır.

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır

Güvenlik Kodu: 4 + 6= sonucu kutuya yazın

Her Hakkı Saklıdır © 2011 ingilizceogretim.com - Copyright © 2011 ingilizceogretim.com All rights reserved.
Şimdiye kadar sitemize 1,923 adet yorum yazılmıştır.

32 adet sorgulama 0,827 saniye içinde yüklendi.