Geçmiş yıllarda yapılan KPDS Sınavlarında çıkan, az bilinen ve Advanced seviyede kelimeler… Hazırlandıkça eklenecektir. Sizlerde listelerinizi gönderebilirsiniz
Antidote: i., tıb. antidot, panzehir; çare.
Apathetic: s. ilgisiz, kayıtsız, lakayt.
Articulate: s. 1. düşüncelerini açık bir şekilde ifade edebilen. 2. açık (ifade); net (telaffuz). 3. anat. eklemli; boğumlu, oynaklı.
Audacity: i. 1. cüret. 2. küstahlık.
Beset: f. (be.set, –ting) 1. -e sıkıntı vermek. 2. -i kuşatmak, -in etrafını sarmak/çevirmek.
Brood: f. 1. kuluçkaya yatmak. 2. derin derin düşünmek, düşünceye dalmak. i. kuluçka.
Chaotic: s. karmakarışık, düzensiz.
Cite: Mahkemeye çağırmak. 2. bahsetmek, ardından söz etmek,3. örnek olarak göstermek
Clang: i. madeni ses; çınlama. f. 1. madeni ses çıkarmak; çınlamak. 2. çınlatmak.
Contemplation: i. 1. düşünme, tefekkür; düşünüp taşınma. 2. tasarlama. 3. dikkatle seyretme/izleme.
Dashing: s. 1. atak, atılgan, cesur. 2. gösterişli, şık.
Debilitate: f. kuvvetten düşürmek, zayıflatmak, takatini kesmek.
Disobedience: i. itaatsizlik, başkaldırma.
Dramatically: z. dramatik bir biçimde, çarpıcı biçimde.
Envision: f. kafasında canlandırmak, tasavvur etmek.
Fidget: f. rahat oturamamak, yerinde duramamak, durmadan kımıldamak.
Frump: i. kılıksız kadın, demode giyimli kadın.
Furtive: s. gizli, sinsi.
Hollow: s. 1. içi boş, oyuk. 2. çukur, derin, çökük. 3. yankı yapan, boşluktan gelen (ses). 4. yalan, sahte. i. oyuk, çukur. f. out oymak.
Impromptu: s. (hazırlık yapılmadan) o anda yapılan, hazırlıksız; doğaçtan/irticalen yapılan. z. hazırlıksız olarak, hazırlıksız; doğaçtan, irticalen.
Interplay: i. karşılıklı etkileme.
Interrogate: f. 1. sorguya çekmek. 2. soru sormak.
Liaison: i. 1. bağlantı, irtibat, liyezon. 2. gizli (cinsel) ilişki.
Overpower: f. 1. kaba kuvvet kullanarak (birini) etkisiz hale getirmek. 2. (bir duyguya) hâkim olamamak. 3. çok etkilemek.
Periodically: z. 1. belirli aralıklarla. 2. belirli zamanlarda.
Precede: f. -den önde olmak, -den önce gelmek.
Quotation: i. 1. alıntı, iktibas. 2. alıntılama, aktarma. 3. (teklif olarak verilen) fiyat.
Reciprocate: f. 1. -e karşılık vermek, -e karşılıkta bulunmak: reciprocate a kindness iyiliğe karşılık vermek. 2. misillemede bulunmak. 3. mak. ileri geri çalışmak. 4. karşılıklı alıp vermek.
Routine: i. 1. âdet, usul. 2. iş programı. s. alışılmış, her zamanki.
Sentimental: s. duygusal.
Sideways: z. 1. yandan. 2. yan yan: Move sideways! Yan yan git! 3. yanlamasına, yan. 4. yana.
Stagnant: s. 1. durgun ve pis (su). 2. durgun, hiç ilerlemeyen/gelişmeyen.
Stalk: 1.Sap 2. f. 1. sezdirmeden (ava) yaklaşmak. 2. uzun adımlarla yürümek. 3. ava yaklaşır gibi yürümek. 4. uzun bacaklı su kuşu gibi yürümek.
Transition: i. geçiş, geçme; değişim.
Bu hayvanlara bayılacaksınız… Çook Tatlılar »
Bunları biliyor muydunuz? Gördünüz mü? »
Learning English At The Travel Agent »
Asking and Giving Directions – İngilizce Yol Tarifi »
Restaurant’da İngilizce Konuşma »
Ortaokula Hazırlık Sınıfı Geliyor! »
Lise Ders Kitaplarındaki Hatalar »


evet bence yapımı güzel bütün öğrenciler okusun