INFINITIVES

Daha önce de söylendiği gibi çekimsiz fiilin kullanıldığı üç yapıdan biri de Infinitives’lerdir. Mastar hareketlerinde Infinitives’lerden faydalanılır. Infinitives’leri kullanım yerlerine göre maddeler halinde göreceğiz.

I want to learn English. (Ben öğrenmek istiyorum.) Burada yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır.

I want you to learn English. (Ben sizin Inglizce öğrenmenizi istiyorum.) Bu cümlede ise yüklemin öznesi I, mastarın öznesi You’dur.

Madde ayırımı bu şekilde fiillerin nesne alma veya özne durumuna göre yapılacaktır. “Bu fiillerden sonra mastar gelir” diye ezberlemektense yapı olarak bunları öğrenmek daha iyi olacaktır. Ayrıca çeviri biçimini de kavramak önemlidir.

Şimdi maddeler halinde Infinitives’lerin kullanıldığı yapıları öğrenelim.

  1. Verb + Infinitive

Yani hemen sonrasında Infinitive alan fiiller demektir. Bunların sayıları10–15 tanedir. Burada en önemlilerinden birkaç örnek verilecektir. Bu gruba giren fiiller liste halinde aşğıda sunulmuştur. Bu yapıda, yüklemden hemen sonra Infinitive geldiği için hem yüklemin hem de Infinitive‘in öznesi aynıdır.

Appear- Seem- Look: Görünmek

Can afford: Gücü yetmek

Claim: İdda etmek

Consent: …e razı olmak

Decide: karar vermek

Demand: İstemek, talep etmek

Deserve: Hak etmek, layık olmak

Happen: Tesadüfen …mek

Hasitate: Tereddüt etmek

Hope: Ummak, ümit etmek

Learn (How): Öğrenmek

Know (how): Bilmek, tanımak

Offer: Teklif etmek

Plan: Planlamak

Prepare: Hazırlamak

Promise: Vaat etmek

Pretend: Gibi davranmak

Refuse: Red etmek

Resolve: Karar vermek

Seek- Try- Strive: …meye çalışmak

Tend: Eğiliminde olmak

Threaten: Tehdit etmek

Undertake: Üstlenmek

Would love: Seve seve…mek

Condescend: Tenezzül etmek

I can’t afford to buy such a car in these economic condition. (Ben bu ekonomik şartlarda böyle bir araba alacak güçte değilim.)

We decided to give up the project. (Biz projeden vaz geçmeye karar verdik.)

They had to promise to fulfil their commitment. (Onlar vaatlerini yerine gitirmeye söz vermek zorunda kaldılar.)

Commitment: söz, vaat, taahhüt.

To promise: söz vermek

Compromise: (komprumayz) uzlaşmak, ödün. KPDS’de en kritik yerlerde 4-5 defa geçer. İyi bilinmeli.

Fulfil: yerine getirmek,yapmak

İmplement:

Achive(eyçhiv)

Accomplish:

Execute:        (eksikut) icra etmek

Carry out:

Built:

Construct:

Manifacture:

Produce:

Perform:

Conduct:

Fulfil’den sonra yazılan fiillerin hepsi onun eşanlamlısıdırlar. KPDS için çok önemli kelimelerdir. Iyi bilinmeli.

He should have tried to resolve the dispute. (Onun tartışmayı çözmeye çalışması gerekirdi.)

Try: …meye çalışmak, denemek

Dispute: tartışma, anlaşmazlık

Conflient:

Deliberate:

Discuss:

Debate:

Argue:

The two goverments refused to resume the talks. (Her iki hükümet görüşmelereyeniden başlamayı red etti)

Refuse: red etmek

Reject:

Turn down:

Talks: görüşme

Resume: …e yeniden başlamak, sürdürmek

He must have threatened to kill us. (Bizi öldürmek için tehdit etmiş olmalı.)

Threaten: tehdit etmek

Not: Bu yapıları Türkçe’ye çevirmek önemli bir husustur. Moda mod bildikten sonra Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirmek gerekir.

I happened to see him. (Onu tesadüfen gördüm.)

Happen: olmak

Happen + ful Infinitive: tesadüfen ….mek.

He always tends to hurt people. (O genellikle insanları incitmeye eğilimlidir.)

Tend: eğiliminde olmak. (Türkçe’ye meyil, eğilim anlamında “tandans” olarak isim hali geçmiştir.)

She consented to step down. (O çekilmeye razı oldu.)

Consent: …e razı olmak

Step down: geri adım aymak, çekilmek

I would love to come along with you. (Sizinle seve seve gelirim.)

Would love: seve seve …mek

Along with: …ile

She should not have condescent to take his book. (Onun kitabını almaya tenezzül etmemeliydi.)

Condescend: tenezzül etmek

You could have come to see me. (Beni görmeye gelebilirdin)

2.) Verb + Object + Infinitive

Bu kullanımda, yüklemden sonra bir nesne gelir ve ardından mastar kullanılır. Burada yüklem olarak kullanılan fiiller bir nesneden sonra mastar gerektirirler. Bu gruba giren fiiller aşağıda sunulmuştur.

Allow- Permit: İzin vermek

Ask: İstemek, Rica etmek

Recommend- Advise: Önermek, Tavsiye etmek

Cause: Sebep olmak

Challenge: Meydan okumak, Düelloya davet etmek

Command: Emretmek

Compel- Force- Ceorce: Zorlamak, Zorunda bırakmak

Encourage: Cesaretlendirmek, Teşvik etmek

Enable: Muktedir olmak, Mümkün kılmak

Find: Bulmak

Forbid: yasaklamak

İnvite: Davet etmek

Notify: Haber vermek, Bilgilendirmek

Oblige: Mecbur etmek, zorunda bırakmak

Order: Emretmek, Siperiş vermek

Remind: Hatırlatmak

Require: Gerktirmek

Teach: Öğretmek

Tell: Söylemek

Tempt: Ayartmak

Urge: istemek, …e sevk etmek

Warn: İkaz etmek, uyarmak

Want: İstemek

The U.N has urged the Iraqi Goverment to comply with the resulotions of the security council. (B. M………………)

To Comply:

Resulotion:

Security:

Council:

The teacher could have allowed us to play.(Hoca oynamamıza izin verebilirdi.)

No one can force me to give up smoking. (Hiç kimse beni sigara içmeyi bırakmaya zorlayamaz.)

Forse: zorlamak

The doctor encouraged the patient to go home. (Doctor hastayı eve gitmeye cesaretlendirdi.)

Cour: kalp, yürek

Courage: yürekli

Encourage: yüreklendirmek, cesaretlendirmek, motive etmek

Promote: motive etmek teşvik etmek (promosion)

Not: Bir kalıbın iyice öğrenilebilmesi için sözcüklerin değiştirilerek tekrar tekrar yazılıp, Türkçe’ye çevrilmesi egzersizleri yapılmalıdır.

The U N urged the U S A to lift the embargo. (B M Amerika’nın ambargoyu kaldırmasını istedi.)

Urge: istemek (şiddetle bir şeyi …)

Not: Çalışırken arada Türkçe cümleler yazıp Inglizce’ye çevirmekverimmliliği arttırır. Inglizce’den Türkçe’ye de çeviri yaparken cesaretli bir şekilde verilmek istenen mesaj Türkçe’ye uygun bir şekilde ifade edilebilmelidir.

You ought to have warned us not to go there. (Bizi oraya gitmemek için uyarmış olmalıydınız.)

Negative Infinitive: Infinitive’in önüne “not” getirilerek oluşturulur. “not to go” gibi.

The inspector obliged the minister to reign. (müfettiş bakanı istifa etmeye mecbur etti.)

Inspector: müfettiş

Spect: bakmak

Inspect: ın:içine, spect: bakmak, Inspect: İçine bakmak = incelemek

Inspectator: içine bakan, inceleyen, = müfettiş

Spectator: seyirci

Expect: ex: dışarı, pect: bakmak, Expect: dışarı bakmak = beklemek, ummak

Respect: tekrar tekrar bakmak, saygı göstermek

Attend: bir yerde hazır bulunmak, devam etmek

Attendance: hazır bulunanlar, izleyiciler

Oblige: mecbur etmek, zorunda bırakmak

He order us to be ready at 11 o’clock. (Saat 11’de hazır olmamızı emrediyor.)

Order: emretmek, sipariş etmek, düzen, sıra

They advised us to learn English. (Inglizce öğrenmemizi tavsiye ettiler.)

You should ask him to help us. (Bize yardım etmesini istemen gerekir.)

The doctor wasn’t able to compel to me to give up smoking. (Doktor beni sigarayı bırakmaya zorlayamadı.)

Compel = Force: zorlamak

Compulsive: zorlayıcı

Compulsory: zorunlu

We had to forbid them to eat pork. (Onlara domuz eti yemelerini yasaklamamız gerekti.)

To forbid: yasaklamak

To bar

To ban

To prohibit

Pork: domuz eti

Kalmamızı rica ediyor. (She ask us to stay.)

Silahları teslim etmelerini istedik. (We wanted them to lay down their arms.)

Lay down: teslim etmek

Gitmesine izin vermemeliydin. (You should not have permitted him to go.)

***Not: Dikkat edilirse bu fiillerde mastar hep başkasına yaptırılıyor.

2.) Hem Nesne ile Nem de Nesnesiz Kullanılabilenler

Bu gruba giren fiiller hem nesnesiz, hem de nesne ile mastara geçiş yapabilirler. Yani bu grup fiilleri birinci ve ikinci madde özelliklerini birlikte taşırlar. Birkaç tanesini örnek verecek olursak;

Ask: İstemek

Beg: Rica etmek, İstemek

Clime: İddia etmek, savında bulunmak

Deserve- Merit: Haketmek, layık olmak

Desire: Arzu etmek

Expect: Beklemek, Ümit etmek

Help: Yardım etmek

İntend: Niyetinde olmak

İnvite: Davet etmek

Request: İstemek

Want: İstemek

Wish: Dilemek

He asked to take part in the meeting. (Mitinge katılmayı istedi.)

He asked me to take part in the meeting. (Mitinge katılmamı istedi.)

Görüldüğü gibi birinci cümlede yüklemin ve mastarın öznesi aynıdır. İkinci cümlede ise yüklemin öznesi “He”, mastarın öznesi ise “me” dir.

To take part in: katılmak

Participate: katılmak

He can expect to win the prize. (O ödülü kazanmayı umabilir.)

He can expect his son to win the prize. (Oğlunun ödülü kazanmasını umabilir.)

I wished to be amoung you. (Aranızda olmayı diliyordum.)

I wished you to be amoung us. (Aramızda olmanızı diliyordum.)

Amoung: arasında (ikiden fazla nesne için)

Between: arasında (iki nesne için)

Örnekler

She deserves to be our chairwoman. (O başkanımız olmayı hakeder.)

Deserve: layık olmak, haketmek

Merit: layık olmak haketmek, değer, meziyet

Meritorious: övülmeye değer, değerli

Deservedly: hakkıyle, haklı olarak

Deserving of: müstahak

The man claimed not to see the event. (Adam olayı görmediğini iddia etti.)

Claim: iddia etmek

Event: olay

Eventful: olaylı

Ful: …lı

Eventless: olaysız

Less: …sız

You could have invitedus to participate in the congress.(Bizi kongreye katılmaya davet edebilirdiniz.)

Gress: ileri gitmek, yürümek

Regress: geri gitmek

Progress: ileriye gitmek

Bu konudaki kelimeler ve yapılar iyice kavranmalıdır. Türkçe’den Inglizce’ye; Inglizce’den Türkçe’ye çeviri egzersizlerinin yapılması konuyu daha iyi kavratır.

4.) Mastar ve Sıfatların Birlikte Kullanımı

Bu başlık üç madde olarak anlatılacaktır. Madde ayırımı sıfatların değişik kullanımı ile ilgilidir. Her bir maddede kullanılan sıfatlar ayrı ayrı verilecektir. Daha sonra örnekleri ve Türkçe anlamları verilecektir.

1.

Careless: Dikkatsiz, ihmalci

Considerate: Düşünceli, Saygılı

Inconsiderate: Düşüncesiz, Saygısız

Foolish: Akılsız, ahmak, saçma, Aptal, Budalaca

Generous: Cömert,

Kind: Nazik

Unkind: Nazik değil, Kaba

Polite: Nazik

Unpolite: Nazik değil, Kaba

Right: Doğru, Haklı

Wrong: Yanlış, Haksız

Rude: Kaba

Normalde birine “naziksiniz” dendiğinde “You are kind” söylenecek diye düşünülür. Ama Inglizce’de bu yapı kullnılmaz. Bunun yerine “İt is kind of you” denir. Ders çalışırken bu kalıpları yazmak ve diğer sıfatlarla yeri değiştirilerek tekrar tekrar yazmak daha verimli olacaktır. Eğer bu sıfatlardan sonra çekilmemiş bir fiil gelirse bu mastar olmak zorundadır. Bu konudan alınması gereken mesaj “sıfatlardan sonra mastar kullanıldığı ve bu kalıpların çeveiri mantığının iyi kavranması gerektiğidir.

It is kind of you. (Naziksiniz.)

It is impolite of him. (O nazik değildir.)

It is very kind of you to help me. (Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.)

It was very considerate of him to carry our luggages. (Valizlerimizi taşıdığı için çok düşünceliydi.)

Görüldüğü gibi bu kullanımda belirtilen sıfatlardan sonra mastar kulanılmaktadır. Örnek olarak cümlelerin zamanı değişik olabilir.

2.

Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır:

Afraid: Korkmuş

Anxious: İstekli (can atacak şekilde)

Ashamed: utanmış

Careful: Dikkatli

Curious: Meraklı

Determined: Kararlı

Eager: İstekli

Glad: Memnun

Quick: Hızlı

Reluctant: İsteksiz (İrreluctant: istekli)

Willing: İstekli (Unwilling: isteksiz.)

Ept: …e eğilimli

Likely: Muhtamel

Unlikely: Muhtemel olmayan

Bound- Sure- Certain: Kesin

Liable: …e eğilimli

He is bound to succeed in the exam this time. (Onun sınavı zamanında başaracağı kesindir. Veya O kesinlikle zamanında sınavı başaracak.)

Terkey is bound to sign the agreement. (Türkiye’nin antlaşmayı imzalaması kesindir.)

He is reluctant to lend us money (O bize ödünç para vermeye isteksizdir.)

We are all quite willing to make sacrificies our family. (Hepimiz ailemiz için fedakarlık yapmaya oldukça istekliyiz.)

Sacrificy: Kurban, Fedakarlık

Man is always liable to make error. (insanoğlu daima hata yapmaya eğilimlidir.)

To err: hata yapmak

Error: hata

Unerring: isabet

My students are willing to learn English. (Öğrencilerim Inglizce öğrenmeye isteklidirler.)

He is unlikely to accept your offer. (Onun teklifinizi kabul etmesi olası değildir veya O muhtemelen teklifinizi kabul etmeyecektir.)

***Not: Konuyu işlerken sınırlı sayıda örnekler veriliyor. Bu nedenle bütün sıfatları içerecek örnek verilemiyor. Verilen cümlelerde veya yeni cümleler kurarak listede olan bütün sıfatları kullanmak daha kalıcı bir öğrenme sağlayacaktır. Ayrıca yazılan her cümlenin sorusunu, olumsuzunu yazarak çalışmak gerekir. Yine yazılan her cümleyi telafuz etmek, yapısını bozmadan Türkçe’ye uygun bir şekilde çevirerek çalışmak verimliliği arttıracaktır.

3.

İkinci maddede özne kişi veya zamirdi. Bu maddede ise mastar, özne durumuna geçer. Örneğin; “İnglizce öğrenmek kolaydır” ifadesinin İnglizcesi normalde“To learn English is easy.” şeklinde olmalıdır. Ama gramatikal olarak bu maddede olduğu gibi eğer mastar özne durumunda ise cümlenin sonunda yazılır ve özne olarak “It” yazılır. Bu maddeye giren sıfatlar tamamen anlatılan mantık ile kullanılırlar.Bu kullanımdaki “It” bilinen anlamdaki gibi değildir.

Yukarıdaki ifadeyi bu açıklamalar doğrultusunda yazarsak; “it is easy to learn English. (İnglizce öğrenmek kolaydır.) şeklinde olur. Bu maddede kullanılan sıfatlar şunlardır:

Asuming: Eğlenceli

Dificult: zor, güç

Exciting: heyecanlı

Interesting: İlginç, Enteresan

Boring: Sıkıcı

Easy: Kolay

Hard: Sıkı

Impossible: imkansız

Possible: mümkün

Important: önemli

Essential: Temel, esas

Necessary: Gerkli

Imperative: Gerekli, Zaruri

Urgent: Acil

Advisable: Tavsiye edilebilir

It is impossible to overcome this issue. (Bu sorunun üstesinden gelmek imkânsızdır.)

It was very difficult to convince him. (Onu inandırmak çok güçtür.)

Convince: İnandırmak

It is rather difficult to get aloung with her. (Onunla geçinmek oldukça güçtür.)

To get along with: …ile geçinmek, anlaşmak

It is hard to cope with these problems. (Bu problemlerin üstesinden gelmek zordur.)

Cope with: Üstesinden gelmek, mücadele etmek. KPDS için çok önemli bir kelimedir. 3-4 defa sorulmuş. Edatı veya fiili yine sorulabilir. İyi öğrenmek gerekir.

Yukarıdaki cümleler “…öğrenmek kolaydır, …inandırmak güçtür, …üstesinden gelmek zordur “ gib genel bir anlatımı ifade ederler. Daha önce de açıklandığı gibi ister çekilmiş, ister çekilmemiş bir fiil olsun öncesine özne sonrasına nesne geliyordu. Bu kullanımda da mastarı gerçekleştiren, yüklemin öznesinden ayrı bir özne ise,bunun mastardan önce yazılması gerekir. Ama bu da anlam karmaşasına sebep olmaktadır. Bu karmaşayı önlemek için mastarın öznesinden önce “for” edatı yazılmaktadır. Burada sadece for edatı kullanılr, başka edat kullanılmaz. Örneğin;

It is hard for us to cope with these problems. (Bizim için bu problemin üstesinden gelmek zordur.)

It is impossible for you to persuade me. (Sizin için beni ikna etmek imkânsızdır veya beni ikna etmeniz imkansızdır.)

İt was necessary for him to submit the report until the next day.(Onun ertesi güne kadar raporu sunması gerekir.)

To submit- To present: Sunmak

Represent: Yeniden sunmak

Presentation: Sunuş

ACTIVE – PASSIVE

Etken – Edilgen anlamındadır. Bir cümlenin Active kullanımında yüklemi yapan bellidir ve buna özne denir. Yine burada nesne yükleme maruz kalıyor. Passive kullanımında ise özne yüklemden etkileniyor. Daha önceki derslerimizden öznenin cümlede çekilmiş fiilden önce geldiğini, bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Subject Ppronouns” olduklarını biliyoruz.Bir cümlede nesnenin de çekilmiş fiilden sonra geldiğini, bu pozisyonda kullanılan pronouns’ların da “Object Pronouns” olduklarını biliyoruz. Passive formları iyi bilmek için “Subject ve Object Pronouns” lara hakim olmak gerekir.

Active: I saw him. (Ben onu gördüm.)

Passive: He was seen by me. (O benim tarafımdan görüldü.)

Örnekten de görülebileceği gibi active bir cümlenin nesnesi pasif cümlenin öznesi konumuna geçiyor. Burada nesne durumları hakkında bazı bilgiler vermek gerekiyor. Bazı fiiller yüklem olduklarında nesne alırlar. Böyle fiillere “geçişli fiiller” denir. Nesne almayan fiillere de “geçişsiz fiiller” denir. Geçişsiz fiillerin olduğu cümlelerde yükleme maruz kalmayan bir nesne olmadığı için dolayısıyla böyle cümlelerin passive formu da yoktur.

Active Infinitive Passive Infinitive

To speak               To be spoken

To write                To be written

To give up             To be given up

Active Infinitive’in Passive formu % 99 yukarıdaki gibidir. “Get ve Become” nin de kullanıldığı Passive form vardır. Bunu da daha sonra öğreneceğiz.

Inglizce’de bütün active zaman ve modalların passive formu vardır. Bunları tek tek öğrenmek yerine yapı olarak sistemlerinin nasıl çalıştığını ve en önemlilerini öğreneceğiz. Bunları iyi bir şekilde öğrendikten sonra diğerlerini de çok iyi çalışmak gerekir.

Active’i Passive’e çevirirken sadece yardımcı fiil üzerinde değişiklik yapılır. Temel fiil de V3 şeklinde yazılır. “to write              to be written” gibi.

S. Present: He writes a letter.    A letter is written by him.(Bir mektup onun tarafından yazılır)

S. Past: He wrote a letter.  A letter was written by him. (………..yazıldı.)

S.Future: He will write a letter.  A letter will be written by him.(…………….yazılacak.)

Pr. Perfect: He have written a letter.  A letter has been written by him.(…………yazılmış.)

Past Perfect: He had written a letter. A letter had been written by him.(…………yazılmıştı.)

Passive form oluşturulurken “be + V3” kullanılıyordu. Bunların en önemlileri yukarda verilen beş örnekteki zamanlar ile uygulamasıdır. Bunlara çok iyi hakim olunmalıdır. Diğerleri de öğrenilse iyi olur.

Present Cont.: He is writting a letter.         A letter is beingn written by him.(…………..yazılıyor.)

Past Cont: He was writting a letter.    A letter was being written by him.(………….yazılıyordu.)

Future Cont.: He will be writting a letter.   A letter will be beingn written by him.(………….yazılıyor olacak.)

Present Perfect Cont.: He has been waiting a letter.  A letter has been beingn written by him.(……..yazılmaktadır.)

Past Perfect Cont.: He had been waiting a letter.        A letter had been beingn written by him.(……..yazılmaktaydı.)

Future Perfect Cont.: He will have been waiting a letter.    A letter will have been beingn written by him.(……..yazılmakta olacak.)

Burada önemli olan bir cümledeki pasifliği görüp, onu yorumlayabilmektir.eğer “be” fiilinden sonra V3varsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. Başka bir değişle, “be” fiilinden sonraki temel fiil “ing” almamışsa bu cümle pasif bir cümledir diyoruz. Çünkü Inglizce’de “be” fiilinden sonra ya “ing”li bir fiil veya V3’lü bir fiil geli . bu iki kullanım birbirinin alternatifidir.

He is known by everyone in the area. (O bölgedeki herkes tarafından tanınır veya tanınıyor.)

He was found guilty by the jury. (O jui tarafından suçlu bulundu.)

Guilty: suçlu

Over the last months, this book has been sold very well. (Geçen aylarda bu kitap çok iyi satılmış.)

Not: “over”ın kullanımını hatırlayınız.

The robbers had been followed by the police. (Soyguncular polis tarafından takip edildi.)

He will be appointed as the new chairman. (Yeni bir başkan olarak atanacak.)

As: gibi, olarak,…çok değişik anlamları vardır. “gibi” anlamında edat olarak kullanılabilmesi için sonrasında bir edat olmalıdır.

İki Nesneli Cümlelerde Passive Form

Bu durumda nesnelerden biri “indirect object” diğeri “Direct object”tir. İki nesneli bir cümle, nesnelerden her biri özne yapılarak iki farklı şekilde Passive formu yazılabilir. Bu tür cümlelerde kullanılan fiiller şunlardır:

Bring: getirmek Promise: söz vermek

Give: vermek Refuse: red etmek

Leave: ayrılmak Send: öndermek

Lend: ödünç vermek Show: göstermek

Order: emretmek Tell: söylemek

Pay: demek

I gave him a book. (Ona bir kitap verdim.)

Yukarıdaki cümlenin iki nesnesi vardır. İndirect object = him, Direct object = book’ tur. Bu durumda aynı anlamda olan iki farklı passive şekli vardır.

He was given a book by me. (O’na bir kitap benim tarafımdan verildi.)

A book was given to him by me. (Bir kitap ona benim tarafımdan verildi.)

Yukarıdaki cümle için şuna dikkat çekmek gerekir: İki nesneli cümlelerde passive formu yazarken “yalın object” başa alındığında “indirect object”ten önce “to” yazılır.

Passive Infinitive veya Passive gerund şeklinde de Passive formlar vardır. Örneğin;

Active: I want to see. (Ben görmek istiyorum.)      Passive: I want to be seen (Ben görülmek istiyorum.)

Not: Infinitive konusundan hatırlayınız.

He is afraid of being killed (O öldürülmekten korkar.)

Not: Her fiilin “Passive gerund” hali “being + V3 şeklindedir.

Not: Yukarıdaki cümlede, neden Passive infinitive değilde Passive gerund kullanıldı diye bir soru akla gelebilir. Bu durumda Gerund ve Infinitivelerin kullanımı düşünülmelidir. Bir edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olacaktır diye gerund kullanımının birinci maddesini hatırlayınız. (Passive gerund’lar da gerund’lar gibi kullanılırlar.) Bu şekilde önce öğrendiğimiz kurallar bazen sonraki derslerimizde geçebiliyor. Bu yapılar geçtiğinde dikkat çekilmelidir.

They consider being employed. (Onlar istihdam edilmeyi düşünüyorlar.)

***Not: “consider”ın sonrasında “gerund” istediğini hatırlayınız.

Employ: istihdam etmek, çalıştırmak.

“White Fang by Jack London” için Bir cevap

  1. ingilizce öğretmeni diyor ki:

    evet bence yapımı güzel bütün öğrenciler okusun

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır

Güvenlik Kodu: 1 + 4= sonucu kutuya yazın

Her Hakkı Saklıdır © 2011 ingilizceogretim.com - Copyright © 2011 ingilizceogretim.com All rights reserved.
Şimdiye kadar sitemize 1,913 adet yorum yazılmıştır.

37 adet sorgulama 1,082 saniye içinde yüklendi.