GERUNDS

Gerund isim fiil (verbal noun) demektir. Bir fiilin –ing almış biçimidir. “Gerund lar, bir fiil ve bir isim özelliği taşırlar. Cümlede isim veya zamir olarak kullanılırlar. Yapı bakımından ortaçlara (present participle) benzerlerse de kullanış ve anlam bakımından çok farklıdırlar.

Gerunds” yapısı geniş bir konudur. Dört madde halinde anlatılacaktır. Özellikle ilk üç maddesi KPDS için çok önemlidir ve konunun % 90’ ını kapsar. Bunun da yüzde 70-80’i birinci maddeye dahildir. Bu üç maddenin çok iyi bilinmesi gerekir. Diğer kısmı ileri düzey için önemlidir. Öğrenilmesi iyi olur.

1.) Bir Edattan Sonra (After a prepisition)

Edat: Tek başlarına bir anlamı olmayan, bir isim veya isim türevi (zamir, isim fiil gibi) ile birlikte kullanılarak anlamlarını bütünleştiren sözcüklerdir. İn, on, under, of, off, with, for, over ….. gibi.

He come in the room. (buradaki “in” edattır çünkü isimden önce gelir.)

He come in. (“in” zarftır çünkü fiili etkilemiştir.)

Eğer bir cümlede yüklemden sonra bir edat varsa ve sonrasında çekilmemiş bir fiil kullanılmışsa bu mutlaka gerund’tır. İlla da gerund olacak diye bir kural yoktur. Yüklemden sonra hiçbir şey olmayabilir veya bir isim gelebilir. Ama eğer yüklemden sonra edat var ve sonrasında da çekilmemiş bir fiil varsa bu mutlaka gerund olmalıdır.

Bundan sonra cümleler kurulurken KPDS için önemli olan kelimeler kullanılacak. Geçen bu kelimeleri mutlaka iyi öğrenmemiz gerekir.

The members are thinking of appointing him as their president. (Üyeler, onu başkanları olarak atamayı düşünüyorlar.)

a) to appoint       b) appoint c) appointing

Boşluğa “appointing” gelmelidir. Çünkü yüklemden sonra edat vardır ve edattan sonra eğer çekilmemiş bir fiil varsa bu gerund olmak zorundadır. Böyle fiiller bir edat ile nesneye indirekt olarak geçerler. Böyle sorularda cümlenin anlamı bilinmezse de soru çözülebilir.

Appoint: atamak, kararlaştırmak

Disappoint: hayal kırıklığına uğratmak, bozmak, engel olmak. (Başında bulunan “dis”ten dolayı “appint”in olumsuzu şeklinde anlaşılabilir diye KPDS’de sık sık geçen önemli bir kelime. Mutlaka bilinmeli.)

Think of: düşünmek (tasarlamak anlamında)

Think over: düşünmek (bir şey üzerinde)

Think about: düşünmek (bir şey üzerinde)

He is thinking of emigrating to USA. (O Amerika’ya göç etmeyi düşünüyor.)

He gave up smoking. (O sigara içmeyi bıraktı.)

The scientists shouldn’t have approved of using hazardous material. (Bilim adamlarının tehlikeli materyalleri kullanmayı onaylamamaları gerekirdi.)

Hazardous: tehlikeli (syn: dangerous)

Approve of:onaylamak

Disapprove of: onaylamamak (ikisi de “of” ile nesneye geçiş yapar.)

Approve

KPDS’de oldukça sık geçen bir kelimedir. Eş anlamlıları ile birlikte çok iyi bilinmeli.

Reaffirm, certifiy, attest: onaylamak

Ratify: onaylamak. Ratification: onaylama

Specify: onaylamak, açıkça belirtmek. Specification: belirtme, tarifname

Notify: onaylamak, bildirmek. Notification: haber, bildirme, ihbarname.

Affirm: onaylamak

Reaffirm: onaylamak

Confirm: onaylamak

Bear out: onaylamak

As a researcher, he was always interested in developing something beneficial. (O bir araştırmacı olarak daima faydalı şeyleri geliştirmekle ilgilenirdi.)

İnterested in: …ile ilgilenmek (daima nesneye “in” ile geçiş yapar.)

Develop: geliştirmek (daha önce geçmişti)

İmprove:

Progress:

Advance:

Enhance:

Extend:

Boost:

Grow up:

Flourish:

Thrive:

Beneficial: faydalı. (syn: useful)

***Not: Any, some, every, no kelimeleri; think, body, one, where kelimeleri ile birleştiklerinde sonralarında mutlaka bir sıfat isterler. Türkçe’deki mantığa ters bir yapıdadır.

Any                      think

Some                   body

Every          +       one         +     Adjective

No                       where

Yukarıdaki örnekte de görüldüğü gibi Something geçmiş ve sonrasında da “beneficial” sıfatı gelmiştir.

You must give up smoking. (Sigarayı bırakmalısınız.)

He disapprove of joining the army. (O orduya katılmayı onaylamıyar.)

Join: katılmak

Disapprove of: Onaylamamak

They sucseeded in persuading us. (Onlar bizi ikna etmeyi başardılar.)

Sucseed in: başarmak

Persuade: ikna etmek

2.) Bazı Fiillerden Sonra Gerund Kullanılır

Bu fiillerin sayısı 30 – 40 civarındadır. Bunlar yüklem olacakları zaman sonralarında eğer çekilmemiş bir fiil gelirse, “gerund” olmak zorundadır. Bu özellik tamamen ezbere dayalı bir durumdur. En önemli 10 – 15 tane fiil göreceğiz. Diğerleri liste halinde bize verilecek. Bu fiilleri yazarsak;

Avoid: kaçınmak, sakınmak

Understant: anlamak

Consider: düşünmek

Admit: kabul etmek, itiraf etmek

Anticipate: sezinlemek

Appreciate: taktir etmek

Enjoy: hoşlanmak

Mind: aldırmak, umursamak, umurunda olmak

Postpone:

Delay: ertelemek

Defer:

Put off:

Forgive:

Pardon: bağışlamak, affetmek

Excuse:

Hate:

Detest: nefret etmek

Abhor:

Like / dislike: sevmek / sevmemek

Complain: şikayet etmek

Understand: anlamak

Bu fiiller, yüklem olarak kullanıldığında ve sonrasında çekilmemiş bir fiil geldiğinde bu mutlaka gerund olmalıdır.

You could have avoided hurting him. (Onu incitmekten kaçınmış olabilirdin veya kaçınabilirdin.)

She considers moving away. (O taşınmayı düşünüyor.)

Move: taşınmak, hareket etmek (yanında away, in gibi değişik edatları alabilir.)

He hates getting up early. (O erken kalkmaktan nefret eder.)

The thief admitted stealing the money. (Hırsız parayı çaldığını itiraf etti.)

Thief: hırsız

Theft: hırsızlık

I don’t anticipate meeting any problem. (Herhangi bir problemle karşılaşmayı sezinlemiyorum.)

I don’t understand your complaining. (Şikayetinizi anlamıyorum.)

3.) Bazı Deyimlerden Sonra Gerund Kullanılır

İngilizce’de, aşağıda yazılan deyimlerden sonra eğer bir çekilmemiş fiil gelirse, kesinlikle “gerund” olmalıdır.

It is no use: Anlamı yok, yararı yok, manası yok

It is no good: anlamı yok, yararı yok

That is no point in: anlamı yok, yararı yok

Can’t help: elinde olmamak, bir şey yapmaktan kendini alamamak

Feel like: canı istemek

It is worth: …meye değer

Look forward to: dört gözle beklemek

Object to: itiraz etmek, bir şeye karşı çıkmak

Oppose to: itiraz etmek, bir şeye karşı çıkmak

Confess to: itiraf etmek

Be used to: ….e alışkın olmak

Be accustomed to: …e alışmak

Get used to: …e alışmak

Get accustomed to: …e alışmak

Get around to: dolaşmak, yayılmak, kandırmak

Have trouble: zorluk çekmek

Can’t bear: dayanamamak

Can’t stand:

Have fun:

Bu kalıplardan sonra, (zamanı ne olursa olsun, olumlu veya olumsuz olsun) eğer bir çekilmemiş fiil varsa, bu fiil gerund yapısında olmalıdır. Her zaman bunlardan sonra gerund olacak diye bir kural yoktur. Bazen çekilmemiş bir fiil dışında da bir sözcük gelebilir.

Örnekler

I am looking forward to seeing you amoung us. (seni aramızda görmeyi dört gözle bekliyorum.)

French is no worth learning. (Fransızca öğrenilmeye değmez.)

I don’t feel like going out to night. (Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor.)

He must have confeessed to committing the crime. (O suçu işlediğini itiraf etmiş olmalı.)

Confees to: itiraf etmek (zihinsel anlamda)           Commit: işlemek (suç, günah, hata, cinayet anlamında)

The hijackers objected to releasing the hostages. (Uçak kaçıranlar (hava korsanları) rehineleri serbest bırakmaya karşı çıktılar.)

Hijacker: uçak kaçıran, hava korsanı

Release: serbest bırakmak, salıvermek

Hostage: rehine

I am used to studying late at night. (Geç saatlere kadar çalışmaya alışkınım.)

He can’t help loughing when he sees me. (Beni gördüğünde kendini gülmekten alamaz.)

She had trouble solving her problem. (O problemini çözmede zorluk çekti.)

English is worth learning. (İngilizce öğrenmeye değer.)

The minister confees to getting involved. (Bakan suça bulaştığını itiraf etti.)

Confees to: itiraf etmek         Get involve: biri ile bir suça bulaşmak

4.) Hem Mastar Hem de Gerund Alan Fiiller

İngilizce’de, bazı fiiller hem mastar hem de infinitive alabilirler.

Başlamak fiilleri  start / Begin

Kesmek, ara vermek    Cease Bu fiiller ikisini de alabilirler (Bu sınavda sorulmaz)

Devam etmek               Continue

I start working on Monday. (P. Tesi çalışmaya başlarım.)

I start to work on Monday. (P. Tesi çalışmaya başlarım.)

Eğer bu fiiller Continuous formda çekilirlerse sonrasında da çekilmemiş bir fiil var ise tercihinizi gerund’tan yana kullanmayın deniliyor. Gramatikal olarak yasak değil ama iki gerund yan yana gelmesin diye infinitive kullanılır. Bu konu ile ilgili önemli ve temel bilgileri öğrenmiş olduk. Bundan sonra öğreneceğimiz detaylar ileri düzey içindir.

Bir önceki derste, eğer yüklemden sonra çekilmemiş bir fiil gelirse üç yapıdan biri ile kullanılabileceği söylenmişti. Aslında her dilde olduğu gibi İnglizcede de bu çekilmemiş fiil çekilmiş olan fiilin bir kısaltması gibidir. Yüklemden dolayı çekilmemiş olan fiilin zamanı ve kimin tarafından yapıldığı bellidir. Örneğin; “Ben öğrenmek istiyorum” derken, çekili olan fiil yani yüklem “istiyorum”dur. İnfinitive veya Gerund olacak çekilmemiş fiil de “öğrenmek”tir. Burada yüklemden dolayı öğrenmenin ne zaman istendiği ve kimin tarafından istendiği bellidir. İkisinin de öznesi “ben”dir.

Gerund Kullanımı ile ilgili Örnekler

I appreciate helping (Yardımı takdir ediyorum.)

Bu cümlede “appreciate”den dolayı “help” fiili Gerund olarak kullanılmıştır. “helping”in de öznesi “I” dır. Başka bir cümlede yüklem ile Gerund’ın öznesi farklı olabilir. Örneğin aynı cümleyi bu şekilde de yazabiliriz.

I appreciate you helping (Yardımınızı takdir ediyorum.)

Bu cümlede ise yüklem ile Gerund’ın özneleri farklıdır. Yüklemin öznesi I, Gerund’ın öznesi you’dur. Gerund isim fiil olduğu için ve sıfatlar isim ile kullanıldığı için aslında you yerine your’un kullanılması daha uygundur. Yüklemin nesnesi olan “your helping” in de nesnesi olabilir. “The poor” gibi. Bu açıklamalardan sonra cümlemizi yazarsak şöyle olur.

I appreciate your helping the poor. (Fakirlere yardımınızı takdir ediyorum.)

This project is not worth maintaining . (Bu proje devam etmeye değmez.)

He accused everybody of being reluctant. (O herkesi isteksiz olmakla sucladı.)

Accuse of: suclamak

Reluctant: isteksiz

Will: istek

Unwilling: isteksiz

Willing: istekli

İrreluctant: istekli

I do not undersant your complaining about your jop. (İşiniz hakkında yakınmanızı anlamıyorum.)

We can not got anywhere without discussing the issues properly. (Biz meseleleri uygun bir şekilde tartışmaksızın bir yere varamayız.)

İssue:                mesele, sorun, problem

Properly: uygun bir şekilde

Discuss: tartışmak

We get used to living under miserable condition. (Biz sefil koşullar altında yaşamaya alıştık.)

Miserable: perişan, sefil

5.) Allow = Permit, Advise = Recommend Fiilleri

Dördüncü madde gibidir. Yani yukarıdaki iki fiil (eş anlamları ile birlikte dört fiil) hem Gerund hem de İnfinitive alabilirler. Yalnız dördüncü madde gibi istenilen zaman Gerund istenilen zaman İnfinitive almıyor. Bu gramatikal bir özelliktir. Bu fiiller bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. Allow = izin vermek, Advise: tavsiye etmek, önermek.

***Kural: 1. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne varsa İnfinitive kullanılır.

***Kural: 2. Eğer bu fiillerden sonra bir nesne yoksa Gerund kullanılır.

He recommended me to rest. (Bana dinlenmemi tavsiye etti)

“Recommend”den sonra nesne olduğu için (me) İnfinitive kullanılmıştır.

He recommended resting. (Bana dinlenmeyi tavsiye etti)

“Recommend”den sonra nesne olmadığı için Gerund kullanılmıştır.

My wife doesn’t allow me to go out. (Karım dışarı çıkmama izin vermez.)

My wife doesn’t allow going out. (Karım dışarı çıkmaya izin vermez.)

The expert advised us to sell sharing. (Uzman bize hisse senetlerini satmayı önerdi.)

Expert: uzman

Sharing: hisse senetleri

6.) Regret, Forget, Remember (Üzgün – pişman olmak. Unutmak. Hatırlamak)

Yukarıdaki üç fiil de bazen Gerund bazen de İnfinitive alırlar. Buradaki espri biraz da anlama yöneliktir. Eğer bu fiillerden sonra kullanılacak olan fiil daha önce gerçekleşmiş bir olaydan bahsediyorsa Gerund, daha sonra gerçekleşecek bir olaydan bahsediyorsa İnfinitive kullanılır.

I regret spending so much money. (Bu kadar çok para harcadığıma üzgünüm.)

I regret to spend so much money. (Bu kadar çok para harcamaya (harcayacağıma)  üzgünüm.)

*** “Regret” te genellikle gerund kullanımı tercih edilir.

I forgot taking my purse. (cüzdanımı aldığımı unuttum.) (cüzdanı üzerinde demektir.)

I forgot to take my purse. (cüzdanımı almayı unuttum.) (cüzdanı üzerinde değil demektir.)

*** Beşinci madde kullanımına uyuluyor. Ama altıncı madde kullanımda en çok ihlal edilen bir kuraldır.

7.)Need, Requirei, Want (İhtiyacında olmak, Gerktirmek, İstemek.)

Bu üç fiil de aynı anlamda kullanılmaktadır. Üçü de hem Gerund hem Mastar alabilirler. Yalnız burada ki mastar “Pasif Mastar” dır. Bu kullanımdaki cümlelerde özne genellikle cansızdır.

Passive İnfinitive: to be + V3

This room needs cleaning. (Bu odanın temizlemeye ihtiyacı var.)

Aynı cümleyi şu şekilde de yazabiliriz anlam olarak aynıdır.

This room needs to be cleaned. (Bu odanın temizlenmeye ihtiyacı var.)

The grass requires cutting. (Otlar kesmeye ihtiyacı var.)

My car wants watching. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var.)

My car wants to be watched. (Arabamın yıkamaya ihtiyacı var.)

Bu kullanımdaki özne canlı olamaz mı sorusu üzerine (olabilir diye) şu örnek verildi.

I need to be accepted in the club. (Külube kabul edilmeye ihtiyacım var.)

Bu kullanımda yaygın olarak gerund kullanılır.

8.) See, Hear, Feel, Watch: (Görmek, duymak, hissetmek izlemek)

Her dördü de Gerund veya Mastar alabilirler. Yalnız buradaki mastar “Bare İnfinitive”dir. yalın mastar = fiilin birinci hali = “to”suz mastar.

Burada Gerund ve İnfinitive kullanımının önemli bir farkı da vardır. Eğer yüklemden sonra (ki bu yüklem yukarıdaki dört fiilden biridir) kullanılacak fiilin yarattığı olayın bir kesiti alınmışsa bu fiiller Gerund olarak kullanılmak zorundadır; olayın tümü alınmışsa Bare infinitive olarak kullanılmak zorundadır.

I saw him waiting at the bus stop. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm.)

I saw him wait at the bus stop. (Onu otobüs durağında beklerken gördüm.)

Gerund kullanımından dolayı Birinci cümlede eğer o yarım saat durakta beklemişse benim beş on dakkasını gördüğüm, tüm olaya vakıf olmadığım anlaşılır. İkinci cümlede ise Bare İnfinitive kullanımndan dolayı Benim bu beklemenin tümüne vakıf olduğum anlaşılır.

We felt the house shaking. (evin sarsıldığını hissettim.) (sarsıntının bir kısmını)

We felt the house shake. (evin sarsıldığını hissettim.) (sarsıntının tümünü)

Shake: sallanmak, sarsılmak

Kullanımı biraz karışık olan bir konudur. Bu madde de Türkçe çeviriden çok Inglızce mantığını kavramak önemlidir.

I watched them enter the bar. (Onları bara girerken gördüm.) (Bara girme eylemi anlık bir eylem olduğu için tümü görülebileceğinden “bare infinitive” kullanılmıştır.

“watch” genelde “bare infinitive ile kullanılır, ama “gerund” la da kullanılabilir.

I heard her singing. (Onu şarkı söylerken duydum.)

***Not: Genelde kısa süren olaylar, hepsi gözlenebileceğinden “bare infinitive ile aktarılır. Uzun süren olaylar ise, bir kısmı gözlenirse “bare infinitive ile; tümü gözlenmişse gerund ile aktarılır.

“White Fang by Jack London” için Bir cevap

  1. ingilizce öğretmeni diyor ki:

    evet bence yapımı güzel bütün öğrenciler okusun

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır

Güvenlik Kodu: 2 + 5= sonucu kutuya yazın

Her Hakkı Saklıdır © 2011 ingilizceogretim.com - Copyright © 2011 ingilizceogretim.com All rights reserved.
Şimdiye kadar sitemize 1,913 adet yorum yazılmıştır.

37 adet sorgulama 0,900 saniye içinde yüklendi.