Enough Cümlede Kullanımı

Enough Cümlede Kullanımı

Enough

sıfat+enough

enough: yeteri kadar

tall enough: yeteri kadar uzun boylu

cheap enough: yeteri kadar ucuz

beautiful enough: yeteri kadar güzel

Örnekler:

A: Can your brother talk?

B: Yes He is old enough to talk

(Konuşabilecek kadar büyüdü)

A: Shall we buy this car, Dad?

B: No, we can’t buy it

A: Why?

B: I am not rich enough to buy it

(Onu alacak kadar zengin değilim)

adj(sıfat) + enough + to

warm enough-yeterince sıcak

*The weather was warm enough to go to swimSo we went to a pool

Hava yüzmeye gidebilecek kadar sıcaktıBu yüzden havuza gittik(hava yeterince sıcaktı)

*The cheetah was fast enough to catch the deer

Çita, geyiği yakalayabilecek kadar hızlıydı

*His marks are high enough to attend the university

Notları üniversiteye girebilecek kadar yüksekti

ENOUGH

Sıfatlarla ve zarflarla birlikte kullanıldıkları zaman onlardan sonra gelir Bu şekilde kullanılışıyla too dan ayrılır Çünkü sıfatlardan ve zarflardan önce gelir Too aşırılık ifade ederken, enough tam tersine, yeterlilik ifade eder

He is only fifteen years old Daha onbeş yaşında

He isn’t old enough to marry Evlenecek yaşta değil

This car is big enough for a large family Bu araba büyük bir aileye yetecek kadar büyük

My dog can run fast enough to catch your horse Benim köpeğim senin atını yakalayacak kadar hızlı koşabilir

If you don’t study hard enough, you can’t pass your class Eğer yeteri kadar çok çalışmazsan sınıfını geçemezsin

Aynen too da olduğu gibi enough isim ve zamirlerle de kullanılabilir

The ceiling isn’t low enough for me to touch Tavan benim dokunabileceğim kadar alçak değil

Why don’t you speak loudly enough for everybody to hear? Niçin herkesin duyabileceği kadar yüksek sesle konuşmuyorsun?

İsimlerle kullanıldığı zaman enough isimlerden önce kullanılır İsimler hem sayılabilen hem de sayılamayan isimler olabilir

My brother doesn’t have enough money to buy a modern car Kardeşimin modern bir araba alacak kadar parası yok

Are there enough apples for all of us at home? Evde hepimize yetecek kadar elma var mı?

INFINITIVE WITH TOO AND ENOUGH

1)

 Adjective/adverb + enough, olumlu cümlede kullanıldığı zaman, eylemin

yapabileceğimiz ölçülerde olduğunu ifade eder.

This box is light. Anyone can carry it. This box is tight enough to carry. (Bu kutu taşınabilecek kadar hafif.)

This box is light. I can carry it.

This box is tight enough for me to carry.

(Bu kutu benim taşıyabileceğim kadar hafif.)

This jug isn’t big. It can’t hold two litres of water. This jug isn’t big enough to hold two litres of water. (Bu sürahi iki litre su alacak kadar büyük değil.)

The speaker didn’t speak clearly. We couldn’t understand him. The speaker didn’t speak clearly enough for us to understand. (Konuşmacı bizim anlayabileceğimiz kadar net konuşmadı.)

2)

Enough, genellikle bir sıfat ya da zarftan sonra (strong enough, rich enough, etc.) bir

isimden önce gelir: (enough strength, enough money, etc.)Enough, bir isimden sonra

da gelebilir ancak bu kullanım pek yaygın değildir.

She is not experienced enough to do this job. She doesn’t have enough experience to do this job.

I’m courageous enough to talk back to him. I have enough courage to talk back to him.

 

Viewed 3017 times

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.