Edatlar – Prepositions

ÖDEVİNİ BULAMADIN MI?FORUMDA SOR CEVAPLAYALIM!

EDATLAR – PREPOSITIONS

Edatlar tek başına genellikle kullanılmayan ancak cümle içinde anlam kazanan ve cümlenin bir bakıma harcı olan kelimelerdir.


 

YER EDATLARI

PREPOSITIONS OF PLACE

Yer Edatlarının Listesi:

at: içinde, -de, -da.

We are at school.  Okuldayız

 

The prime minister is at the university today. Başbakan bugün üniversitededir.

in: içinde, -de, -da.

I live in İstanbul.  İstanbul’da oturuyorum.

The cat is in the house. Kedi evdedir.

on: üzerinde, üstünde, -de, -da.

The frying pan is on the cooker. Tava ocağın üzerindedir.

Mary is standing on the table. Mary masanın üstünde ayakta duruyor.

off: -den, -dan, -den ayrı, karşısında.

The plate is going to fall off the table. Tabak masadan düşecek.

The dormitory is off the mess hall. Yatakhane yemekhanenin karşısındadır.

around  : etrafında, civarında, çevresinde.

The earth goes around the sun. Yeryüzü güneşin etrafında döner.

Is there a telephone box around here? Burada bir yerde telefon kulübesi var mı?

 

over: üzerinde, üstünde, yukarısında, üzerinden.

The bird is flying over the house. Kuş evin üzerinde uçuyor.

You must be over 20. Yirminin üzerinde olmalısın.

above: üstünde, yukarısında, mevki yada otorite açısından üst olma.

My age is above one hundred. Yaşım yüzün üzerindedir.

The clock is above the chalkboard. Saat tahtanın üstündedir.

below: altında, aşağısında.

My grade is below the average. Notum ortalamanın altındadır.

The chalboard is below the picture. Tahtta resmin altındadır.

under: aşağısında, altında, gereğinden az, otorite olarak altında.

The doll is under the bed. Oyuncak bebek yatağın altındadır.

People under 16 shouldn’t watch this film. On altı yaşından küçüklerin bu filmi seyretmemesi gerekir.

underneath: altında.

beneath: altında.

throughout: her tarafında, dört bir yanında, bir baştan bir başa.

I travelled throughout the world. Dünyanın dört bir yanını gezdim.

The fire broke out throughout the building. Yangın binanın dört bir yanında çıktı.

before: önünde, yer ve sıra olarak önünde.

Please, wait before the building. Lütfen binanın önünde bekleyin.

Be polite before him. Onun önünde kibar ol.

 

after: -den, -dan sonra, ardından, arkasından.

You are after Jack. Jack’ten sonrasın.

February is after January. Şubat, ocaktan sonradır.

inside: iç kısmında, içerisinde, içinde.

The visitors are inside the building. Ziyaretçiler binanın içindeler.

The ceremony is inside. Tören içeridedir.

outside: dış kısmında, dışarısında, dışında.

The ceremony is outside the building. Tören binanın dışındadır.

Wait outside, please. Lütfen dışarıda bekle.

by: yanında, yakınında.

The outlet is by the table. Priz masanın yanındadır.

I am sitting by the window. Pencerenin yanında oturuyorum.

beside: yanında, yakınında.

Jack is beside Mary. Jack, Mary’nin yanındadır.

The map is beside teh bulletin board. Harita ilân tahtasının yanındadır.

about: yaklaşık, hakkında, civarında. The report is about a traffic accident.

Rapor bir trafik kazası hakkındadır. The ceremony place will be about two yards far from here.

Tören yeri buradan yaklaşık iki yüz metre ileride olacak.

 

between: iki şeyin arasında.

The latter “B” is between A and C. B harfi A ve C’nin arasındadır.

I’m waiting in the line between Jack and Mary.Sırada Jack ve Mary arasında bekliyorum.

among: arasında, içinde, etrafı çevrili bir şekilde, birçok şeyin arasında.

The flowers are among the bushes. Çiçek çalılıkların arasındadır.

Tom is among the applicants. Tom adayların arasındadır.

amid: arasında, içinde, birçok şeyin arasında.

I found a ring amid the sand. Kumun içinden (arasından) bir yüzük buldum.

against: -e karşı, zıt, aksine, ters.

Put the ladder against the wall. Merdiveni duvara (yaslayarak) koy.

in front of: önünde.

The car is in front of the house. Araba evin önündedir.

in the front of: ön kısmında (içinde).

The murderer is in the front of the car. Katil arabanın önündedir/Ön kısmındadır.

in back of : arkasında.

There is a garage in back of the house. Evin arkasında garaj vardır.

in the back of: arka kısmında (içinde).

The kitchen is in the back of the house. Mutfak evin arka kısmındadır.

beyond: ötesinde, uzakta, -den ilerde, daha fazla.

We live beyond the river. Irmağın ötesinde oturuyoruz.

along: boyunca.

next to: bitişiğinde, yanında.

The post office is next to the bank. Postane bankanın bitişiğindedir.

far from: -den, uzakta, -den uzak.

The village is far from the town. Köy şehirden uzaktadır.

on top of: üstünde, tepesinde, en üst noktasında.

There is a bicycle on top of the car. Arabanın tepesinde bir bisiklet var.

through: içinden, arasından.

The river flows through the forest. Irmak ormanın içinden akar.

to: -e, -a doğru, bir şeye doğru.

Go to the lab. Laboratuara git.

near: yanında, yakınında.

There is a bank near the police station. Karakolun yanında bir banka var.

ZAMAN EDATLARI

PREPOSITIONS OF TIME

at: Saat ve günün bölümlerinden önce kullanılır.

The train leaves at 2.00 in the afternoon. Tren öğleden sonra ikide hareket eder.

I got up at half past eight. Saat sekiz buçukta kalktım.

in: Ay, yıl ve günün bölümlerinden önce kullanılır.

Our baby was born in the morning. Bebeğimiz sabahleyin doğdu.

The rain started in the afternoon. Yağmur öğleden sonra başladı.

on: Günlerde kullanılır.

I will not g oto school on Saturday. Cumartesi günü okula gitmeyeceğim.

The school closes on Friday. Okul Cuma günü kapanıyor.

by: …süresine kadar, -e kadar.

It will be ready by Friday. Cumaya kadar hazır olacak.

They will announce the results by three o’clock. Saat üçe kadar sonuçları açıklayacaklar.

before: …süresinden, saatinden önce.

Before the meeting you should prepare your speech. Toplantıdan önce konuşmanızı hazırlamanız gerekir.

The ceremony will before noon. Tören öğleden önce olacak.

after: …süresinden, saatinden sonra.

After dinner we watched TV. Akşam yemeğinden sonra TV seyrettik.

We will move to a new house after February.

Şubat ayından sonra yeni bir eve taşınacağız.

during: …süresince, esnasında.

Don’t whisper during his speech. Onun konuşması boyunca fısıldama.

I stayed at a hotel during my business trip. İş seyahatım süresince bir otelde kaldım.

for: …boyunca, belli bir zaman süresince …dır, -dir.

I have been stuyding English for two days. İki gündür İngilizce çalışmaktayım.

since: …den beri (Eylemin başlangıç zamanı bellidir.)

I have been studying English since 2 o’clock. Saat ikiden beri İngilizce çalışmaktayım.

until/till: …e kadar, süresine kadar.

I can’t repair your car until Friday. Arabanızı, cumaya kadar tamir edemem.

YÖN VE HAREKET EDATLARI

PREPOSITIONS OF DIRECTION AND MOTION

ınto: içine doğru, -e, -a doğru.

The teacher is going into the classroom. Öğretmen sınıfa giriyor.

The swimmer dived into the sea. Yüzücü denize daldı.

from: -den, -dan.

We get light from the sun in daytime. Gündüzleyin güneşten ışık alırız.

They are coming from the school. Okuldan geliyorlar.

up: yukarı, yukarı doğru.

The birds flew up. Kuşlar yukarıya doğru uçtu.

the boy stood up. Oğlan ayağa kalktı.

down: aşağı, aşağıya doğru.

Go down the street. Caddeden aşağıya git.

Sit down. Oturun.

onto: üzerine doğru.

The child jumped onto the bad. Çocuk yatağın üzerine atladı.

The angry man jumped onto the woman. Kızgın adam kadının üzerin atladı.

around : etrafında.

The earth goes around the sun. Dünya güneşin etrafında döner.

The first flight around the world was in 1924. Dünyanın etrafında ilk uçuş 1924’teydi.

 

over: üzerinden, üstünden.

They built a bridge over the river. Irmağın üzerine bir köprü inşa ettiler.

The cat climbed over the wall. Kedi duvarın üzerinden tırmandı.

across: karşı tarafına, karşısına, karşı yakasına.

They strecthed line across the street. Caddeye karşıdan karşıya bir hat gerdiler.

I swam across the Bosphorus. Boğazın karşısına yüzdüler.

to: -e, -a doğru.

Go to the door. Kapıya git.

They walked to the building. Binaya doğru yürüdüler.

towards : -e, -a doğru.

The car is coming toward(s) us. Araba bize doğru geliyor.

He turned toward(s) me. Bana doğru döndü.

through: içinden, arasından.

We went through a town. Bir kasabanın içinden geçtik.

We passed through the forest. Ormanın içinden geçtik.

At: -e, -a doğru.

 

TARZ EDATLARI – PREPOSITIONS OF STYLE

by: ile, vasıtası ile (ulaşım ve haberleşme araçları ile)

I travelled by my own car. Kendi arabamla seyahat ettim.

I g oto school by bus. Okula otobüsle giderim.

with: ile, vasıtası ile (aletler ve vücut organları ile)

I opened the can with a can opener. Konserveyi konserve kutu açacağı ile açtım.

I heard it with my ears. Onu kulaklarımla duydum.

in: içinde, ile

I went out in my pyjamas. Pijamalarımla dışarıya çıktım.

like: benzer, gibi, aynı  

Bu konu 25401 defa okunmuştur!

Edatlar – Prepositions

İlginizi çekebilir...

“Edatlar – Prepositions” için 9 cevap

  1. melisa diyor ki:

    ya bunlar kopyalanmıyo mu??????????

  2. melisa diyor ki:

    bu kopyalanmıyor ya

  3. güneş diyor ki:

    yha bunlar neden kopyalanmıyor tamda aradıqım sayfa of :(:(:(:(:

  4. cvxv diyor ki:

    Ctrl+A yapın kopyalayacağınız yere yapıştırın birlaç düzen işinize yarayacaktır;)

  5. xelil xemgin diyor ki:

    ya tam aaradığımmı bulamadım ha beğne diyağe ödece ğe mıd we gaw

  6. berhudan araç diyor ki:

    yaww bu sayfa tammm benlikk bu nedenn olmuyooo yawww kimm yapmişsa ona zahmettt bıraksında bizde hayır görelim yanii

  7. irem diyor ki:

    çok teşekürlerrrrrrrrr

  8. xxxxxxxx diyor ki:

    bu niye kopyalamıyor yaa

  9. asiye diyor ki:

    niye kopyalanmıyor yaaaa

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır

Her Hakkı Saklıdır © 2013 ingilizceogretim.com - Copyright © 2013 ingilizceogretim.com All rights reserved. Ferhat Bayık tarafından tasarlanmış ve İngilizce Dersler yazılmıştır.
İLETİŞİM

Sitemizde 1,596 adet konu ve 3,418 yorum bulunmaktadır..

49 adet sorgulama 3,527 saniye içinde yüklendi.