Kategori arşivi: Psikoloji

kpss çağdaş yaklaşımlar, kpss dersleri, kpss 2010, kpss dersleri, abc kuramı, Şimdi ve burada terapisi, kpss çağdaş yaklaşımlar, 2010 kpss, 10 temmuz 2010 kpss, kpss10

ABC Kuramı REBT Terapisi

ABC Kuramı REBT Terapisi

Albert Ellis tarafından REBT adında gerçekleştirilen bir RASYONEL DUYGUSAL DAVRANIŞ TERAPİSİ… (benim çevirim)


İşin özünde şu yatıyor arkadaşlar, bizi mantıklı yapan şey aslında eylemler değil eylemler hakkındaki inançlarımızdır. Yani bir genç düşünün sevgilisi tarafından terk ediliyor. Eğer genç bu olaya şöyle yaklaşırsa “Beni herkes sevmek zorunda, nasıl beni terk eder, ben herkes tarafından onaylanmalıyım.” Bu genç büyük ihtimalle depresyon vs. takıntıları olacaktır. Kompleksli klasik kız tribleri gibi düşünün… Ama şöyle düşünürse “ beni herkesin sevme zorunluluğu yok, sevenler olduğu kadar sevmeyenlerin olması da gayet doğal” şeklinde düşünmesi o durumu daha hafif bir üzüntüyle atlatmasını sağlayacaktır. Komplekse ne gerek var, elini sallasa ellisi gibi mesela J

A: olay (activating event)

B: inanç (belief)

C: sonuç (emotional consequence)

Yani kıssadan hisse ABC KURAMI diyor ki, olaylar sizi üzmez üzen olaylara yaklaşım tarzınız yani olaylara karşı sahip olduğunuz fikirlerdir. Bence de çok mantıklı arkadaşlar benim hoşuma giden bir kuram aşağıda İngilizcesi de var. Çeviriyi beğenmeyen arkadaşlar buyursun çevirsin, ben çeviriden çok yorum yaptım. Psikolojik danışmanlardan (Zekeriya ŞAFAK)  yardım bekliyoruz. Ferhat BAYIK… site yöneticisi! (reberlikçi değildir, psikolog hiç değil ama İngilizce öğretmenidir.)

Sakın kompleks yapmayın arkadaşlar olaylara karşı inanç

ve yaklaşımlarınızı değiştirmeye çalışın… kimse bekar kalmaz

You’ll get over it…

Rational Emotive Behavior Therapy

Albert Ellis developed Rational Emotive Behavior Therapy (REBT), a brief, direct, and solution-oriented therapy which focuses on resolving specific problems facing a troubled individual. REBT is the first form of Cognitive Behavior Therapy first set forth by Ellis in 1953. Fundamental to REBT is the concept that our emotions result solely from our beliefs, not by the events that occur in our lives. Therefore, it is of utmost importance for our beliefs to be healthy and rational, because the consequences of these beliefs will be emotional growth and happiness. If our beliefs are irrational and self-defeating, our emotional life suffers from neuroses such as self-blame, depression, and anxiety. REBT is an educational process in which the therapist teaches the client how to identify irrational beliefs, dispute them, and replace them with rational ones. Once the client is equipped with healthy beliefs, emotional difficulties and problematic behavior are abated.

View of the Human Mind

REBT posits that human beings are born with the dual potentials for both healthy and unhealthy thought processes. The healthy process rational thinking and the unhealthy variety irrational thinking. Rational thinking, as would be expected, means objectively seeing things as they really are, whereas irrational thinking distorts reality by misinterpreting things that happen.

At the core of REBT is the A-B-C theory of personality. The A stands for an activating event, usually some type of challenging life situation. An example activating event might be a teenage boy being “dumped” by his girlfriend. The B represents a belief that takes over and causes the emotional consequence, represented by the C. If the belief is irrational (for example, the boy believes “Everyone must always like me and treat me well”), the consequence is likely to be depression or anger. Alternatively, if the belief is rational (e.g. “Sometimes people will not like me and will mistreat me”) the consequence would be only a temporary sadness that the relationship is over. Key to REBT thought is that the belief, not the activating event, causes the emotional consequence. Therefore, if a person has a number of irrational beliefs, then he or she is likely to experience much emotional pain throughout life as various challenges are encountered. On the other hand, if a person’s beliefs are rational, then he or she can handle the disappointing events of life with aplomb. In other words, how one feels is primarily determined by how one thinks.

From whence do our self-sabotaging irrational beliefs originate? REBT teaches that we learn some of them from other people during our childhood and the rest we concoct on our own. This is the only way in which the past matters in REBT: our current beliefs are learned from past experiences. The past cannot be changed and REBT places very little emphasis on discussing it; instead, REBT works to replace the illogical beliefs with logical ones.

Psychological Dysfunction

In REBT thought, irrational beliefs are the cause of human neuroses, including depression and anxiety. Irrational beliefs tend to ignore the positive, exaggerate the negative, distort reality, and/or overgeneralize. REBT teaches that people tend to overuse “shoulds,” “musts,” and “oughts” (see cognitive_distortion). Many of these self-defeating beliefs are indoctrinated in early life and grow stronger as a person continually revisits them. As mentioned previously, according to the A-B-C theory of personality, the belief, not the activating event, causes the emotional consequence. When the belief is irrational, the emotion is not healthy. The consequences of irrational beliefs can be relatively mild (procrastination, for example) but can also be extremely disruptive, immobilizing, or even dangerous.

Karşılaştırmalı katarsis yaklaşımları

Katarsis – A.Boal

Karşılaştırmalı katarsis yaklaşımları

Freud, travmatik sahneye tekrar geri dönüşlerin yaşanışını onu aşmak için bir çaba olarak tespit etmiş ve psikanalizi bu yolda geliştirmişti, ama bu teknik neredeyse sadece, “teşhisi olanaklı kılan” ve günlük hayatlarımızda psikologlarca hala gayet ciddi ve maliyetli bir şekilde sunulmaya çalışılan bir yaklaşım olarak karşımızda duruyor.

Moreno’nun bir tekniği olan psikodrama ile yolculuğumuzda ise, artık yeni bir aşamaya varmanın önünü açmaya çalıştığımız söylenebilir mi, bilemiyorum.

İşte bu aşamayı destekleyen A.Boal‘a gelince, Moreno anısına düzenlenen bilimsel etkinliğe davet edilmiş bir tiyatro yönetmeni olarak “Ezilenler tiyatrosu, Forum tiyatrosu” olarak bilinen yolda geliştirdiği oyunculuk teknikleri sayesinde katarsis yaklaşımına da yeni boyutlar kazandırmıştır. Bu boyutlar da ilgilenenlere, eminim ki ışık tutacaktır.

Tiyatroda baş oyuncu (“Ezilenler tiyatrousu” çalışmalarındaki) rol eğitim teknikleri ile oyundaki ana karakteri geliştirirken, görünür kılarak farkındalık kazandırdığı bilinçaltınadaki çıkış deneyim(ler)ine odaklanarak çalışmaktadır.

(Terapideki danışan benzeri ama, kendinin oldukça farkında olan ve hatta, usta -olma yolunda- olan bir oyuncu olarak aslında..) *

Ona yardımcı roller de, baskıladıkları duygularına karşı baş oyuncuyla benzerlik taşıyan farkındalığa erişme çabası içinde olduklarından, oyun akışına artan bir paylaşımla destekleyici şekilde yardımcı olurlar. Böylelikle daha da büyütülebilecek ortak imgeler yaratılmış olur.

Karakterlerle ve oyunla yaratılan bu ortak imgeler üzerinden oluşan durumla seyircinin kaynaşması sağlandıkça, oyun içinde ve dışındakilerle (yani orada oluşa tüm tanıklık eden gruba) duygusal bir rahatlama getiren bir boşalımın ötesine geçilmiş olacaktır. Artık ortaya çıkarılan ve büyütülebilen o ortak sorunla(rla), (Moreno’dakinden farklı olarak) onu kabulenip onunla barışmak yerine, mücadele gücü ve becerisi kazandıracak bilişssel bir seviyeye ulaşmak söz konusu hale gelebilmiştir.

Eylem her zaman esas olandır.” diyesi geliyor insanın.

Aristo: Katarsis,

Freud: Psikanaliz,

Moreno: Psikodrama, Tiyatro ile ilgili Psikolog,

Boal: Ezilenler Tiyatrosu, Psikolojiyle ilgili Tiyatrocu,

Gerçeklik Terapisi

Gerçeklik Terapisi

Bu terapi William Glasser adında bir psikiyatrist tarafından ortaya atılmıştır. Glasser gerçeklik terapisini şöyle tanımlar:

Bireyin kendi davranışının sorumluluğunu bireye yükleme. Bu da ruh sağlığına eşittir. Terapi danışanların amaçlarına ulaşmada başarılı olabilmeleri için onların daha gerçekçi ve daha sorumlu olabilecekleri şekilde eğitim vermektir.

Gerçeklik Terapisi:

*** Kimlik kazanmaya çalışan insanlar,

*** Duygusal problemleri olan insanlar,

*** Davranışsal problemleri olan insanlar ile ilgilenir.

Glasser geleneksel yaklaşımlar ve gerçeklik terapisi arasındaki farkları şu şekilde belirtmiştir:

*** Gerçeklik Terapisinde danışana hasta gözüyle bakılmaz ve danışan geçmişte olanlara rağmen o andaki davranış ve tutumlarını değiştiren kişi olarak algılamaya güdülenir. Gerilimle baş edebilmek için danışanın kendi yeteneği güçlendirilmeye çalışılır.

*** Gerçeklik Terapisinde danışman danışanın hayatında önemli bir varlık haline geldiği kişisel yakın ilişki üzerinde durur. Bu tip ilgi terapi için gereklidir.

*** Gerçeklik Terapisinde bilinçaltı güdülenmenin varlığı yadsınmaz ancak davranışların nedeninin araştırılmasının değişme getirmeyeceği vurgulanır.

*** Gerçeklik Terapisinde terapi toplumun ahlak kurallarına dayanır. Danışan yaşamındaki önemli kişilerin uyarıları olmadan kendi davranışını ahlak açısından değerlendiremez ve değişemez.

Terapist öğretmen rolümdedir ve danışanın daha iyi davranması için yollar önerir ve onunla gerçekten derin bir ilgiyle ilgilendiğini belli eder.

TEMEL KAVRAMLAR:

*** Kimlik: Bu terapiye göre tüm insanların tek bir temel gereksinimi vardır: kimlik gereksinimi. Kimlik dünyadaki diğer varlıklardan farklı ve ayrı olduğumuzu hissetme gereksinimidir. Başarılı kimlik gereksinimi sağlıklılık ve gelişme gücü olarak ele alınır ve insanın doğasının sosyalliğe dayandığı üzerinde durulur.

*** Katılım: Katılım gereksinimi insanın sinir sistemine yerleşmiştir. Sinir sisteminde insanın başkalarına katılması için onu cesaretlendiren bir acı söz konusudur. Bu acı insanları katılmaya yöneltir. İlkel toplumlardaki atalarımızdan bize gelen katılım gereksinimi günümüzde dostlarıyla birlikte olma gereksinimine dönüşmüştür.

*** Sevgi ve değerli olma: Glasser iki temel gereksinimden bahseder, bunlar: Sevme ve sevilme gereksinimi, kendimizin ve başkalarının değerli olduğunu hissetme gereksinimidir. İnsanlar kendilerini değerli hissetmek için buna katkıda bulunacak bir iş yapmak ve başkalarının da bunu yapmasına yardımcı olmak durumundadırlar. Bu yolda başarısızlığa uğramanın sonucu yalnızlık, acı ve başarısız kimliktir.

*** Sorumluluk: Sorumluluk, bir kimsenin kendi gereksinimlerini başkalarını da kendi gereksinimlerini karşılama yeteneğinden mahrum bırakmayacak şekilde karşılama yeteneğidir. Sorumluluk bir araya geldiklerinde başarılı kimliği oluşturan sevgi ve değere sahip olmaktır. Glasser, semptomların kişinin geçmişinden dolayı değil şu andaki yalnızlık ve başarısızlığından dolayı ortaya çıktığına inanmaktadır. Sorumlu bir davranışla gereksinimler başarılı bir şekilde karşılandığında semptomların ortadan kalkacağı düşünülür.

*** Gerçeklik: Gerçeklik terapisinin amacı yalnızca insanları gerçeklerle yüz yüze getirmeye çalışmak değil, aynı zamanda bu çerçeve içinde gereksinimlerini karşılayabilecek hale gelmelerine yardım etmektir.

Glasser’in gerçeklik terapisinde yer alan dörtlü zinciri:

Gerçekle yüz yüze gelmek***sorumlu davranış***sevgi ve değer(katılım)***başarılı kimlik.

Gerçeği inkar etmek***sorumsuz davranış***yalnızlık ve acı(katılımın yokluğu)***başarısız.

kimlik.

Zincirin ilk halkasındaki gerçekle yüz yüze gelmek veya gerçeği inkar etmek başarılı veya başarısız kimliğin oluşmasındaki en kritik basamaktır.

*** Kazanım: Kişiliğin oluşumu ve sorumluluğun gelişimi.

*** Kimliğin kaynağı: Kişinin kim olduğunu aydınlığa kavuşturacak kaynaklar şunlardır:

*** Kişi sevdiği kişilerle ilişki kurmaya ve onlarla bir arada olmaya eğilimlidir. Hoşlanmadığı insanları reddeder.

*** Kişi zamanını ve enerjisini bazı konuları düşünmeye ve değerlendirmeye çalışarak kimlik kazanmaya çalışır.

*** Kriz durumlarındaki davranışlar kişi hakkında bilgi verir.

*** Kişi kimliğine ilişkin geribildirimlerden ve yansıtmalardan bilgi edinir ve öğrenir.

*** İnançlar ve değerler, felsefe kimliğe katkıda bulunur.

*** Başkalarına göre sosyo-ekonomik statü de belirleyicidir.

*** Fiziksel yapı ve imaj da kimlik oluşumuna yardımcı olur.

Birey 4-5 yaşlarında iken geliştirdiği becerilerine bakarak başarısız kimlik geliştirmeye başlayabilir. Ancak pek çok çocuk bu yaştan önce kendini başarılı hisseder. Ve bir kez kendini başarılı veya başarısız olarak tanımladıktan sonra benzer kimliklerle birleşmeye başlarlar ve böylece oluşan gruplar giderek kutuplaşır.

*** Ebeveynlerin katılımı: Glasser’e göre sorumluluğun öğretilmesi en önemli görevdir. Burada önemli olan çocukların sevgi, destek, sıcak ilişkiler kurma gereksinimlerinin ebeveynlerce doğru şekilde karşılanması gerekliliğidir. Ebeveyn çocuğa model olabilmeli ve tutarlı bir disiplin anlayışıyla yaklaşmalıdır. Çocukla konuşmak için zaman ayırmalı, tartışmalı ve dinlemeli, sosyal katılımlara girebilmesi için çocuğa destek vermelidir. Glasser’e göre aile gerçek yaşamdaki gereksinimlerin nasıl karşılanacağının öğrenildiği yerdir.

*** Okulun katılımı: Okula başlamış pek çok çocuk başarısız kimlik oluşturmaya başlamış olabilir. Bazıları da başarılı kimliğini sürdürmek için çaba sarf ediyor olabilir. Burada öğretmenin tutumu çok önemli bir konumdadır. 10 yaşına kadar olan dönemde okulda başarısızlık yaşayan bir çocuk güvenini yitirecektir.

Glasser ilkokullarda yapılacak bazı işlerin çocukların sorumluluk almalarına yardımcı olacağını savunur:

*** Hatırlama yerine; düşünme ve problem çözmeye odaklaşmak,

*** Çocukların okulda öğrendikleri ve dışarıda yaşadıklarının birbiriyle ilgili olması,

*** Çocuğun karar vermeyi ve plan yapmayı öğrenmesi,

*** Okuma-yazma ve konuşma gibi iletişim becerilerine birincil derecede önem verilmesi,

*** Çocukların yalnızca yaş bakımından gruplandırıldığı homojen grupların oluşturulması,

*** Etiketleme ya da puan sistemi kullanma yerine çocukların nerede yardıma ihtiyaç duyduklarını anlamak ve çalışmalarını sağlamak,

*** Öğretmen liderliğinde çocuklar için neyin iyi ve önemli olduğu konusunda yargılayıcı olmayan tartışmalar düzenlemek.

Glasser’in okulla ilgili düşünceleri kişisel sorumluluk kavramına dayanır. Uygun olmayan ev koşulları, düşük sosyo-ekonomik konum gibi olumsuz faktörlerin etkilerinin okulda azaltılabileceğine inanır.

Başarısız Kimliğin Sürdürülmesi: Glasser, kimliklerinin başarılı ve başarısız oluşuna göre iki tip toplum tanımlar. Bunlardan birincisi kendini başarısız olarak belirleyen, katılıma yönelik olmayan yollarla acısını hafifletmeye çalışan toplumdur. Diğeri ise kendini başarılı olarak belirleyen ve katılmaktan zevk alan başarılı toplumdur. Glasser. Psikolojik veya psikosomatik tüm semptomların, düşmanca, saldırgan, mantıksız davranışların hepsinin kişisel başarısızlığın ve yalnızlığın ürünü olduğunu düşünür. Sorumsuz birey gerçeği reddederek dünyayı içinde rahat edeceği hale getirir ve başarısız kimliğini sürdürür.

Başarısız Kimliğin Değişmesi: Gerçeklik terapisinin amacı; danışanın gerçekçi olarak ve sorumlu davranarak sevgi ve değer gereksinimlerini karşılayabilmesine dayalı başarılı bir kimlik kazanmasıdır. Buna göre terapi de bir eğitim ve yetiştirme durumudur.

Başarılı bir gerçeklik terapisti olmak için:

*** Terapistin kendisi oldukça sorumlu bir insan olmalıdır ve gerçeklik bağlamı içinde kendi ihtiyaçlarını karşılayabiliyor olmalıdır.

*** Danışanların kendi sorumsuzluklarına terapisti katmak için yapacakları davranışlara karşı durabilecek güçlü ve tutarlı bir insan olmalıdır.

*** Danışanların acı ve yalnızlık duygularını anlamalı ve onları kabullenmelidir.

*** Danışanları ve onların sorumsuz davranışlarını hissedebilme kapasitesine sahip olmalıdır.

GERÇEKLİK TERAPİSİNİN İLKELERİ

*** Katılım,

*** Şu andaki davranışa odaklanma,

*** Davranışı değerlendirme,

*** Sorumlu davranışı planlama,

*** Kendini adama,

*** Bahane bulmama,

*** Cezalandırmama.

Başarılı Bir Kimliği Kazanmanın Unsurları:

*** Yaşadığı dünyanın gerçeğini inkar ya da göz ardı etmemek,

*** Kendi davranışının sorumluluğunu kabul etmek,

*** Plan yapmak ve gerçekleştirmede sorumlu davranmak,

*** Başkalarını sevmek ve onlara katılmak, kendini başkalarına vermek ve karşılığında sevilmek,

*** Kendine ve başkalarına yararlı etkinliklere katılmak,

*** Standartlara uygun etik davranışlar içeren bir şekilde yaşamak.

William Glasser Seçim Teorisi

William Glasser Seçim Teorisi

Hayatımızın her döneminde, sadece kendileri için değil; bizler için nelerin doğru ya da yanlış olduğunu belirten insanlarla karşılaşmaktayız. Düşünce yapımızı yıllardır baskısı altına alan bu “Senin için doğru olanı ancak ben bilirim” geleneksel anlayışına meydan okumak için yazar William Glasser bir teori geliştiriyor;

Seçim Teorisi: Bu teori, baskıcı ve yıkıcı disiplini bir kenara bırakıp; başkalarıyla iyi geçinmemiz ve şimdikinden daha mutlu olabilmemizi sağlayacak bir psikoloji ile tanışmamıza olanak sağlıyor.
Bu yeni psikoloji anlayışına göre her şey sizin seçiminiz.
Yaşadığınız mutsuzluk, hastalık, duygusal hayatınızın iyi ya da kötü olması da dahil bütün ruhsal ve fiziksel yaşamınız bu seçimin sonucu.


Dr. Glasser’in aile, iş ve okul yaşantısından terapi öyküleriyle de zenginleştirdiği seçim teorisinin uygulanması durumunda kişisel özgürlüğün nelere muktedir olduğu akılcı bir üslupla okuyucuya sunulmaktadır.

Şimdi ve burada terapisi

Şimdi ve burada terapisi
A. Şebnem SOYSAL, Şahin BODUR, F. Gökben HIZLI

Bu makalede Gestalt terapisi bakış açısı doğrultusunda “şimdi ve buradayaklaşımı ele alınıp irdelenmiştir.
Zaman insanoğlu için doğal olduğu kadar, anlamaya çalıştıkça karışık duruma gelen bir kavram olarak
tartışılmıştır. “Şimdi ve buradayaklaşımının, şimdi yaşanana odaklanarak geçmiş, şimdi ve gelecek arasındaki geçişleri aydınlatmasına değinilmiştir. “Şimdi” kavramı, geçmiş yaşantılardan temel alarak geleceğe yönelimi de içerir. Şimdi ve burada yaklaşımı, zaman kavramı, bunun terapide ele alınış biçimi, hasta-terapist iletişimine yansımaları vaka örnekleriyle ele alınıp tartışılmıştır. (Anadolu Psikiyatri Dergisi 2005; 6:268-27)


İngilizce Açıklaması
The here and now therapy

ABSTRACT
In this paper, the here and now principle in reviewed in the context of Gestalt therapy. Time is considered as a natural concept that becomes complicated when it is tried to be understood. It is suggested that here and now principle focuses on “now” for clarifying the transition between past, present and future. “Present” origins from experiences of past and constitutes a projection to the future. Here and now principle, time concept, their implications on therapy and reflections to the patient – therapist relationship are discussed by means of case examples.