Kategori arşivi: Gelişim Psikolojisi

Ahlak Gelişimi

AHLAK GELİŞİMİ

Piaget’nin Ahlak Gelişim Kuramı

-Ahlak gelişiminin bilişsel gelişimle paralel seyrettiğini belirtmştir.

-Ahlak gelişimi ile ilgili olarak çocukların oyunlarını gözlemiştir. Ahlak gelişiminin temel olarak iki dönemde incelendiğini belirtmiştir.

 

A)Dışsal Kurallara Bağlılık Dönemi (6-12 Yaş)

 

Çocuk kuralların değişmezliğine inanır.

-Kurallara uymayanın cezalandırılması gerektiğini düşünür.Kurallar uymayanlara ceza otomatik olarak verilmelidir.

Otoriteye kayıtsız uyma söz konusudur.

-Davranışın gerisindeki neden dikkate alınmaz.

-Davranışın temelinde ödüle ulaşmak veya cezadan kaçmak yatar.

-2 yaşın altında kural kavramı yoktur.Henüz gelişmemiştir.

-Okul öncesi dönemde kural kavrarm olmadığından ahlak da yoktur.

B)Özerklik Dönemi (12 yaş ve üstü)

-Çocuğun diğer çocuklarla giderek artan ilişkileri ve kuralların değişebilirliği düşüncesi gelişir.

-Kurallar insanlar tarafından oluşturulur. Gerektiğinde değişebilir.

-Davranışın iyi ya da kötü olması, altında yatan nedene bağlıdır.

Kohlberg’in Ahlak Gelişim Kuramı

Ahlaki ikilemleri kapsayan hikayelere çocukların verdikleri tepkilere bakarak kuramını geliştirmiştir. Bu örneklere verilen cevaplar doğrultusunda 6 yargı aşaması oluşturmuştur.

 

Üç ana düzeyden oluşur. Her düzey kendi içinde iki dönemden oluşmuştur.

A)Gelenek Öncesi Düzey (0-9 Yaş)

Dışa bağımlı dönemdir. İyi kötü, doğru yanhş kavramları kültürel kural ve değerlere açıktır. Geri kalmış ülke insanlarının bu dönemde olduğu edilmektedir. Piaget’nin dışsal kurallara bağlılık dönemi ile aynı paraleldedir.

1)Evre. İtaat ve Ceza Yönelimi

 

-Otoriteye mutlak uyum vardır.

-Yapılan davranışın fiziksel sonucu önemlidir.

-Cezadan korktuğu için kurallara uyar.

-Otorite yoksa yasak davranışı yapabilir.Örnek: Polis yoksa kırmızı ışıkta geçer.

 

ÖRNEK:üç tabak kıran çocuk mu yoksa 10 tabak kıran mı

çok suçludur? Diye sorulduğunda "10 tabak kıran

daha suçludur" cevabı verilir.

2)Evre Saf Çıkarcı Eğilim

 

-Önemli olan kendi istek ve ihtiyaçlarıdır.

-İhtiyacı karşılayan, ödül getiren davranışlar doğrudur.

-Çıkarcılık egemendir.

-"Sen bana yardım et, bende sana yardım edeyim" anlayışı egemendir. Karşılıklı ilişkilerde sürekli kendini düşünür.

-"Sen benim sırtımı kaşı, ben de seninkini " anlayışı hakimdir.

B)Geleneksel Düzey (9-15 yaş)

Başkaları dikkate alınır. Aile arkadaş grubu yada çevrenin beklentileri kendi başına değer taşır. Seçilen referans grup çocuk için bir model oluştur. Model grubun doğruları çocuk için de doğrudur.

Evre İyi Çocuk Eğilimi (Kişiler arası uyum)

 

-İyi davranış, başkalarını memnun eden, onlara

yardımcı olan yada onlar tarafından takdir edilen davranıştır.

-Güven, sadakat, saygı, karşılıklı ilişkilerin devamhlığı ve minnettarlık önemlidir.

-Başkalarının görüşü önemlidir.

-Çevresinden onay almak ve takdir edilmek ister.

-Temel güdü grup tarafından kabul edilmektir.

-Somut işlemler dönemidir.

-Başkalarını mutlu etmek önemlidir

Evre Kanun ve Düzen Eğilimi

-Temel güdü toplumsal düzen korunmalıdır.

-Başkalarını memnun edecek davranışlarda

bulunmak değil, yerleşmiş kurallar ve sosyal

düzeni korumaktır.

-Kurulu sosyal düzen eleştirilmeden kabul edilir.

-Kurallar varsa herkes uymak zorundadır.

-Kanuna ve düzene uyma eğilimi baskındır.

-Kurallar sorgulanmaz.

-Birçok yetişkin bu dönemde kalır.

C)Gelenek Ötesi Düzey (İnsan hakları, evrensel değerler 15 yaş ve üstü)

Bu Düzeyde geçerliği ve uygulanırlığı olan ahlaki değerleri ve ilkeleri, bunları ortaya koyan grup yada kişilerin yetkilerinden ve kişinin bu gruplarla özdeşleşmesinden bağımsız olarak tanımlama çabası görülür. İlk düzeyde otorite kişinin tamamen dışındadır. Bu düzeyde olan bireyler piaget’nin zihinsel gelişim düzeyinde soyut işlemler düzeyindedirler. Çünkü soyut düşünce, göreceli anlayış ve yordama özellikleri vardır.

Evre Sosyal Anlaşmalara ve Yasalara Uyma Eğilimi

-Bu devrede doğru davranış, insan hakları ve toplum

yararı gözetilerek toplum tarafından incelenip kabul

edilmiş ilkelere uygun davranıştır.

-Bireyin fıkir ve değerlerinde farklılıklar gösterdiği bu

devrede, görüş birliğine varma teknikleri önemsenir.

-Ancak doğru ve yanlışın kişisel değer sorunu olduğu

da kabul edilir.

-Yasal görüş kabul edilmekle birlikte, topluma daha fazla yarar sağlayabilmek için yasalann değişebileceğine inanır.

-Yasalar toplum yararına olarak çoğunluk tarafmdan

konulmalıdır.

-Kurallar toplum yararına değiştirilebilmelidir.

-Yetişkinlerin % 25den azı bu dönemdedir.

Evre Evrensel Ahlak İlkeleri

-Bu en yüksek devrede doğru ve yanlış, sosyal düzenin yasa ve kurallarıyla değil, kişinin kendi vicdanıyla ve kendi geliştirdiği ahlak ilkeleriyle

tanımlanır.

-Bu ilkeler somut ahlak kuralları olmayıp genel soyut ilkelerdir.

-Bunlar, evrensel adalet ilkelerini, insan haklarını ve insana saygıyı içerebilirler.

-Tüm insanlar eşittir düşüncesi hakimdir

-İnsan hakları evrensel değerleri temel ölçüttür.

-Hak, adalet, özgürlük kavramları çerçevesinde doğru ve yanlışı bireyler belirler

Ahlak ilkelerini kendisi seçip oluşturur Kohlberg’e göre yetişkinlerin çoğu geleneksel düzeydedir. Gelenek sonrası düzeye çok az sayıda kişi

ulaşır.



Dil Gelişimi

DİL GELİŞİMİ

-Eğitim öğretimde iletişimin sağlıklı ve etkili bir biçimde gerçekleşebilmesi için dil gelişimi çok önemlidir.

-Dil gelişimi bilşsel gelişimle paralellik gösterir.

-Dil aynı zamanda psikomotor bir davranıştır. Çünkü duygu ve düşünceler ses organları kullanılarak ifade edilir.

Bedende Dil gelişimi ile ilgili kuramlar 3 grupta toplanabilir;

1)Davranışçı Yaklaşım

2)Sosyal Öğrenem Yaklaşımı

3)Psiko-linguistik Kuram

Davranışçı Yaklaşım:Dilin pekiştirmeler yoluyla kazanıldığını savunmaktadır. Bebekler sesleri tekrar ederken gündelik dildeki kelimelere benzer sesler çıkardıklarında çevresi tarafından pekiştirilirler. Pekiştirilen sesler sık tekrar edilir. Böylece dil gelişmeye devam eder.

Sosyal Öğrenme Yaklaşımı:Bu yaklaşıma göre dil, ana babanın model olması, çocuğun taklit etmesi ve düzeltici geribildirim vermesi biçiminde gelişir.

Psiko-linguistik Kuram (Chomsky):Davranışçı ve sosyal öğrenme kuramlarına eleştiri getirmiştir. Onlara göre önemli olan çevredir. Çevre çocuğun dili öğrenip

öğrenemeyeceğini değil, hangi dili öğreneceğini belirler.Bu kurama göre çocuklar doğuştan dil öğrenme donanımıyla dünyaya gelirler. Biyolojik yaklaşımdır.Normal gelişen her çocuk dil öğrenir. Her birey doğuştan bir ‘Dil Kazanma Mekanizmasına" sahiptir.

-Dil kazanma mekanizması, çocuğun çevresinde konuşulan dili içselleştirmesini, kurallarını anlamasını ve daha sonra gramer kurallarına uygun olarak konuşmasını sağlar.

DİL GELİŞİM AŞAMALARI

1)Agulama-Babıldama Dönemi (0-6 Ay)

 

-İlk bir ay sadece ağlarlarBebek çeşitli sesler çıkarır.

-İhtiyaçları için ağlar.

-Sesleri bilinçsizce çıkarır, refleksiftir.

-Ağlayarak sosyal iletişim kurarlar.

2)Heceleme Dönemi (6-12 Aylar)

 

-Sesleri kendi kendilerine tekrarlar.

-Konuşma organları olgunlaşmıştır.

-Heceler çıkarılmaya başlar. Örnek: ba-ba, ma-ma gibi.

-En geç bu dönemin sonuna kadar annesinin sesini tanımaya başlarlar.

3)Tek sözcük Dönemi (12-18 Aylar)

 

-Konuşmanın başlangıcı sayılır.

-Konuşmada kritik dönemdir.

-Tek sözcükle çok şeyler anlatılmaya çalışılır.

 

Morgem:Tek sözcükle çok şeyin anlatılmasına

verilen isimdir.

4. Telgrafik Konuşma Dönemi(18-24 Aylar)

 

-Sözcüklerin birleştirilme dönemidir

-Kullanılan kelime sayısı artar

-İki kelime peş peşe söylenerek anlamlı cümle kurulur

-Kelimeler arasında bağlaç kullanılmadan sözcüklerin

kullanılma biçimidir.Örnek: Anne su

5. İlk Gramer Süreci (24-60 Aylar)

-Cümleler ve gramer kuralları hızla öğrenilir.

-Kelime haznesi genişler.

-Kurallı ve grameri uygun cümleler gelişir.

 

 

Piaget'e Göre Bİlişsel Gelişim Dönemleri

PİAGET’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ

-Duygusal Motor ( 0-2 yaş )

-İşlem Öncesi Dönem (2-7 yaş )

-Somut İşlemler Dönemi (7-11 yaş )

-Soyut İşlemler Dönemi (11- + yaş )

DUYGUSAL MOTOR DÖNEMİ (0-2 YAŞ)

-Kendisini dış dünyadan ayırt etme.

-Refleksif davranışlardan amaçlı davranışlara geçme.

-Nesne sürekliliği kazanma.

-İlk deneme-yanılma öğrenmeleri.

-Döngüsel tepki.

-Devresel tepki.

-Ertelenmiş taklit.

-Taklit ve oyunlar yapar.

-Alışkanlık kazanma.

İŞLEM ÖNCESİDÖNEM (2-7 YAŞ)

-Dil hızla gelişir.

-Sembolik oyun ve düşünme.

-Ben merkezcilik.

-Odaklama(merkezleme).

-Animizm.

-Tek yönlü sınıflandırma yapma.

-Özelden özele akıl yürütme.

-Korunumu kazanamama.

SOMUT İŞLEMLER DÖNEMİ (7-11 YAŞ)

-Somut yollarla problem çözme.

-Mantıksal düşünme.

-Korunum kazanma.

-Tersine çevirebilme.

-Üst düzeyde sınıflama(Gruplama) .

-Üst düzeyde sıralama yapma.

SOYUT İŞLEMLER DÖNEMİ (11- + YAŞ)

-Soyut düşünme.

-Ergenlik ben merkezciliği(ergen egosantrizm).

-Göreceli düşünebilme.

-İdeal,fikir,değer sahibi olma.

-Akıl yürütme.

-Kavramların anlaşılması kolaylaşmıştır.

1-DUYGUSAL MOTOR DÖNEMİ (0-2 YAŞ):

-Kendisini dış dünyadan ayırt etme:Bebek duyuları ve motor faaliyetleri yoluyla dış dünya ile ilişki kurar.Dönem ilerledikçe çevresinde olup bitenleri ve kendisinin çevresinden farklı olduğunu keşfetmeye başlar.

-Refleksif davranışlardan amaçlı davranışlara geçme:Tüm bebekler doğuştan Refleksif hareketlere sahiptirler.Dönem ilerledikçe amaçlı davranış göstermeye başlarlar.

ÖRNEK: Bebeğin dudağına dokunduğunda emmeye başlar,elinizi avucunuza koyduğunuzda yakalar.Bebek,bu ilk şemaları (emme,tutma,yakalama vb.)yoluyla kendi vücudu keşfetmeye çalışır.

Daha sonra,diğer nesnelerle etkinliklere başlar.Fincan,çıngırak vb. nesneleri tutar,emer,vurur.Çıngırağı ağzına götürdüğü zaman bundan hoşlanmayabilir.Gelecek sefer çıngırağı eline verdiğinizde,sadece ağzına götürmez,elinde salar

ÖRNEK:Yeni doğan bebeğe mama şişesini ters olarak verdiğinizde de emmeye çalışır.Oysa bir yada iki ay sonra biberonun ne tarafından emileceğini öğrenir.

– Nesne sürekliliği kazanma:Bebeklerin görüş alanları dışına çıkan nesne yada kişilerin aslında yok olmadıklarını kavramaları kastedilmektedir.

ÖRNEK:Bebeğin gözünün önündeki top,battaniyenin altına sakladığında onun kaybolduğunu zanneder aramaz,oysa 9 aylık bebek ise onu aramaya başlar.

-İlk deneme-yanılma öğrenmeleri:Örneğin çocuğun istediği bir topu çocuktan uzağa bir battaniyenin üstüne koyduğumuzu düşünelim.Çocuk battaniyeye ulaşabilmekte fakat topa ulaşamamaktadır.Bu durumda küçük bebekler topa birkaç kez ulaşmaya çalışır,fakat sonra vazgeçer.Daha büyük bebekler,battaniyeyi çekerek topa ulaşabileceklerini keşfederler.

-Döngüsel tepki:Çocuk belirli türdeki hareketleri tekrarlar.

ÖRNEK:Ayağını salladığında beşiğinde ses çıkarsa,aynı sesi çıkarmak için ayağını sallama hareketini tekrar yapar.

-Devresel tepki:Çocuğun yaptığı bir davranışı tekrarlamaktadır.

ÖRNEK:Bir espri öğrenen çocuk,o espriyi etrafındaki yetişkinlere “gına gelinceye” kadar tekrar eder.

-Ertelenmiş taklit:

Bir davranışın örneğini yada modelini takip veya kopya etme yeteneğidir.Çocu-

ğun dağarcığında bulunan davranışlarla başlar.Örneğin yeni doğan bebek ellerini açıp kapamaya başlarsa bebek bir süre onu taklit edecektir.Annenin davranışı,bebeği aynı hareketi yapmaya sevk etmiştir.

Bebeğin görmüş olduğu bir olayı,olay ortadan katlıktan sonra tekrarlaması,o olayı taklit etmesidir.

ÖRNEK:Misafirlikte üzerine çay döküldüğü için telaşlanan bir kişiyi gören bebek,üzerine çay dökülmüş gibi telaşlanırsa,ertelenmiş bir taklitle karşı karşıya kalınmış demektir.

-Alışkanlık kazanma:Çocuk bir uyarana karşı alıştığından dolayı önceki tepkiyi vermez.

ÖRNEK:Babasının yeni aldığı bir oyuncak bebeği gördüğünde önceleri sevinme tepkisinde bulunan çocuk bir süre sonra sevinme tepkilerini göstermez.

2-İŞLEM ÖNCESİ DÖNEM(2-7 YAŞ):

İşlem öncesi dönem 2’ye ayrılır.

a)Sembolik Dönem yada Kavram Öncesi Dönem (2-4 YAŞ)

b)Sezgisel Dönem (4-7 yaş)

A)Sembolik yada Kavram Öncesi Dönem (2-4 yaş):

-Dil hızla gelişir:Dil hızlı gelişir ancak geliştirdikleri kavramlar ve kullandıkları sembollerin anlamları,kendilerine özgüdür,çoğu zaman gerçek değildir.

-Sembolik oyun ve düşünme:Çocuk hayal gücünü kullanarak düşünür.Çocuk,gözünün önünde bulunmayan yada hiç mevcut olmayan nesne,olay,kişi,varlığı temsil eden semboller geliştirmeye başlar.

ÖRNEK:Çubuğu at,cetveli tabanca gibi kullanabilirler.Boş çay fincanının içinde çay varmış gibi içmeye başlarlar.

-Ben merkezcilik:Çocuğa göre dünyanın merkezi kendisidir.Kendisinin bildiğini herkesin bildiğini ve kendisinin gördüğünü herkesin gördüğünü düşünür.Çevresindeki her nesnenin kendisi için var olduğunu düşünür.

ÖRNEK:Çocuk telefonda konuşurken,karşısındaki kişiye üzerindeki giysileri kastederek; “bak,yeni elbiselerimi giydim” diyebilir.

Kendisini başkasının yerine koyamaz. Telefonda konuştuğu kişinin orada bulunanları gördüğünü düşünür.

●Kendisi sütü sevmiyorsa,başkaları da sevmez.

●Benim babam senin babanı döver.

-Odaklama(merkezleme):Dikkati bir olayın ya da nesnenin diğer yönlerini dışarıda bırakarak yalnızca bir yönüne yoğunlaştırma eğilimine,odaklaşma denilmektedir.Çocuk bir görevin yalnızca bir yönü üzerinde ve sınırlı bir bilgi üzerinde odaklanır;birden fazla yönüyle uğraşmaz.

ÖRNEK:Cep telefonunun sadece melodisiyle yada ışığıyla ilgilenir.

ÖRNEK:Küçük çocukların işlek yollarda karşıdan geçmekte zorlanmaları da odaklaşma ile ilgilidir.Çocuk trafik kurallarına uygun olarak önce soluna,sonra sağına tekrar soluna baktığında her seferinde ilk baktığını unutabilmekte,daha doğrusu o anda baktığı tarafa odaklanmaktadır.

-Animizm(canlandırmacılık):Yaşayan ve yaşamayan nesneler arasında ayrım yapamama durumunda ortaya çıkan karmaşadır.Çocuk cansız nesnelere canlılık özellikleri yükler.

ÖRNEK:Bir çocuk oyuncak bebekle canlıymış gibi konuşur.

ÖRNEK:Ayşe oyuncak bebeği balkonda kaldığı için üşüdüğünü ve hastalandığını düşünerek oyuncak bebeği içeri almıştır.

-Tek yönlü sınıflandırma yapma=tek yönlü mantık yürütme:

ÖRNEK:Gökçe,ilkokul ikinci sınıfta hayat bilgisi dersini yüksek sesle çalışmaktadır.“Ev de yaşayan kedi,köpek gibi hayvanlara evcil hayvan denir.

Yanın da oturan 4 yaşındaki kardeşi Tuğçe ise,“Fareler de evde yaşarlar.O halde fareler de evcil hayvanlardır” der.

B)Sezgisel dönem (4-7 yaş):

-Özelden özele akıl yürütme:Olayları yalnızca geçirdiği yaşantılara bağlı olarak tek yönlü düşünebilme özelliğidir.

ÖRNEK:Her sabah kahvaltısında yumurta yiyen bir çocuk bir gece arkadaşının evinde sabah uyandığında yaptığı kahvaltıda yumurta yememiştir.Annesi “kahvaltı yaptın mı?” diye sorduğunda çocuk “kahvaltı yapmadım (yumurta yemediği için) demiştir.

-Korunumu kazanamama:

Korunum:Herhangi bir nesnenin biçimi yada mekandaki konumu değiştiğinde,miktar,ağırlık ve hacminde değişiklik olmayacağı ilkesidir.Çocuklar bu dönemde,nesnenin dikkat çekici özelliklerine odaklanmakta diğer özelliklerini gözden kaçırmaktadırlar.Çocuklar,görüntü değişse de gerçeğin aynı kalacağını anlayamazlar. Korunum kazanılmamasında bu özellikleri etkili olmaktadır.

3-Somut İşlemler Dönemi(7-11 yaş):

Somut yollarla problem çözme:Problemlerin çözülmesi somut nesnelerle olanaklı hale gelir.

ÖRNEK:Nazlı ilkokul birinci sınıfa giden bir çocuktur.Okuldan gelmiş,matematik ödevini yapmaya çalışmaktadır.Bir ara annesine “anne bu problemi sen çöz ”der.Annesi problemi okur.Problemde,elinizde 10.000 TL var.Tanesi 2.500 TL den üç tane yumurta aldınız geriye kaç liranız kaldı?diye sorulmaktadır.Anne Nazlı’ya döner “Niçin ben çözeyim kızım?diye sorar.Nazlı’nın cevabı “çünkü ben hiç yumurta almıyorum ki sen alıyorsun,bu problem seni ilgilendiriyor”der.

Nazlının bu cevabından eğitimcilerin çok ders alması gereken ders vardır.Eğer problem de yumurta değil simit,çiklet vb. alınsaydı çocukların ilgisini daha çok çekecek,onlar için daha somut olacak dolayısıyla,gelişim düzeyine daha uygun olacaktı.Çocuk yaşamında işe yarayacak bu problemi çözmekten zevk alacaktı.

-Mantıksal düşünme:Yine mantıksal düşünmeden kasıt,somut problem çözmedir.Somut işlemler ise elle tutulup,gözle görülebilen işlemlerdir.

ÖRNEK:Benim beş portakalım,senin dört portakalın var.İkimizin portakallarını bir araya getirdiğimizde kaç portakal eder?diye sorduğumuzda problemi zihinsel olarak çözebilirler.

-Korunum kazanma:

-Tersine çevirebilme:Korunumun başlangıç noktasıdır. A=B B=A

ÖRNEK:4+3=7 7-3=4 dir.

-Üst düzeyde sınıflama(Gruplama):Bir grup nesnenin bir başka grubun alt sınıfı olabileceğini anlarlar.

ÖRNEK:Çocuk bilyeleri renklerine,büyüklüklerine,eski ve yeni oluşlarına göre sınıflayabilir.

-Üst düzeyde sıralama yapma:Çocuklar nesneleri belli özelliklerine göre sıralayabilirler.Örneğin nesneleri uzunluklarına,genişliklerine,ağırlıklarına vb. göre düzenleyebilirler.

ÖRNEK:Songül İlknur’dan uzundur.İlknur’da Gökçe’den uzundur.Bu grupta,en uzun kişinin kim olduğunu kolaylıkla sıralayabilirler.

NOT:Somut dönemde yaparak öğrenme tekniği kullanılmalıdır.

4-Soyut İşlemler Dönemi(11- + yaş):

-Soyut düşünme(soyut problem çözme):Kare,yuvarlak,yıldızın yerini X,Y alır.Yani problemleri X,Y yi kullanarak çözerler.

ÖRNEK:Nazlı yumurta problemini artık çözebilir.

-Ergenlik ben merkezciliği(ergen egosantrizm):Kendi düşüncelerinin ve söylediklerinin en doğru olduğunu düşünür.Herkesin kendisiyle uğraştığını ve onu takip ettiğini,kimseye yaranamadığını düşünür.

-Göreceli düşünebilme:Bireyin kendine özgü duyguları ve düşüncelerinin(orijinal) düşüncelerini geliştirir.

ÖRNEK:Bu dönem de kişi bir kişiye,fotoğrafa,aynaya baktığı zaman kendisinin sağının karşıdakinin solu olduğunu anlaması.

-İdeal,fikir,değer sahibi olma:Genç toplumun yapısıyla,felsefeyle,politikayla ilgilenir;bir değerler sistemi örgütlemeye yönelir.

-Akıl yürütme:Genelleme,tüme varım,tümden gelim,vb. düşünme yollarını kullanır.Hipotezler kurabilir ve test edebilir.

-Kavramların anlaşılması kolaylaşmıştır:Kavramların,atasözlerinin,deyimlerin anlaşılması bu dönem çocukları için problem değildir.

NOT:Piaget ,bir çok yetişkinin soyut işlemleri geliştiremediğini ifade etmektedir.Bunun nedenini de;içinde yaşadıkları çevrenin niteliğidir.Örneğin;ilkel bir toplumda yaşayan bireyin soyut işlemler yapmasına;bir problemle ilgili denenceler geliştirip bunları teker teker denemesi ve sonuca ulaşmasına gerek olmayabilir.

NOT:Soyut işlemler döneminde problem çözme yöntemi kullanılmalıdır.

PİAGET’İN BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNMELERİNİN KURALLARI

1-Evreler,değişmez bir şekilde belli bir sıra ile ortaya çıkar.Başka bir ifadeyle evrelerin sırsı değişmez.Zihinsel gelişim yavaş ve aşamalıdır.Bir aşamada elde edilen yaşantılar,sonraki aşamaların temelini oluşturur.

2-Zihinsel gelişim evreleri hiyerarşiktir.Sonraki evre,önceki evrelerin kazanımlarını da içerir.

3-Gelişim oranlarında bireysel farklılıklar görülebilir.Her birey kendine göre gelişim gösterir.Aynı gelişim evresinde bulunan bireyler arasında da gelişim oranları bakımından farklılıklar görülmektedir.Yani okumayı öğrenme yaşı her çocuk da aynı değildir.

4-Gelişim kuramları her evrenin tipik olan gelişim özellikleri vardır.Belirtilen özellikler genel olarak o dönemde karşılaşılan veya kazanılan özelliklerdir.Çocukların % 75 inin gösterdiği gelişim özelliği o dönemin özelliği olarak kabul edilir.

Vygotsky'e Göre Bİlişsel Gelişim

VYGOTSKY’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİM

L. Vygotsky çocuğun bilişsel gelişiminde içinde bulunduğu ‘sosyal çevrenin’ önemli rolü olduğunu ileri sürmüştür.Çocuklar,çevresindeki kişilerden ve onların sosyal dünyalarından öğrenmeye başlamaktadırlar.Çocukların kazandıkları kavramların,fikirlerin,olgunların,becerilerin tutumların kaynağı sosyal çevredir.

O halde bilişsel gelişimin kaynağı,kişisel psikolojik süreçlerden önce,insanlar ve kültür arasındaki etkileşimdir.

Vygotsky’ye göre tüm psikolojik süreçler,insanlar arasında,çoğu zaman çocuk ve yetişkinler arasında paylaşılan sosyal süreçlerle başlar.Bunun en açık örneği “dil” dir.Sosyal çevremiz bizi belli bir kategoriye yerleştirir.Örneğin;zeki,uzun,kısa,zengin vb. Sonuç olarak bizim bütün kişisel psikolojik süreçlerimiz,kültürümüz tarafından biçimlendirilmiş sosyal süreçler olarak başlar.

Vygotsky,çocuğun bilişsel gelişimini etkilemede yetişkin rolünün çok önemli olduğunu vurgular.Ona göre,çocuklar,yetişkinlerle ya da diğer çocuklarla işbirliği içinde birlikte çalıştıklarında bilişsel gelişimleri beslenir.

Bir çok öğretme durumunda yetişkinler,çocukların düşünme ve problem çözme etkinliklerini kontrol eder.Ancak bu kontrol,çocukların öğrendiklerini içselleştirmelerini sağlamalı,onları bağımsız düşünürler ve problem çözücüler haline getirmelidir.

Bruner'e Göre Bİlişsel Gelişim DÖnemleri

BRUNER’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİM DÖNEMLERİ

Eylemsel Dönem (0-3) yaş

-Çocuk bu dönemde çevreyi eylemlerle anlar.Çevresindeki nesneleri ısırarak,dokunarak,vurarak,hareket ettirerek tanır.

-Çocuklar yaparak öğrenir.

-Bilgi eylemler yapılarak öğrenilir.

ÖRNEK:Kaşık yemek yediği, Bisiklet bindiği nesnedir.

İmgesel Dönem (3-6) yaş

-Bilgi imgelerle elde edilir.

-Görsel bellek gelişmiştir.

-Algı önemlidir.Bir olayı,nesneyi nasıl algılarsa zihninde o şekilde canlandırır.

-Çocuk bir olayı ya da nesneyigörmeden resmedebilir.

-Piaget’in işlem öncesi dönemine karşılık gelir.

-Bilgi eylemle değil duyu organları yoluyla edindiği duyusal etkilere dayalıdır.

ÖRNEK:Çocuk oturma odasının resmini çizer ya da anlatabilir.

Sembolik Dönem (6-4) yaş

-Çocuk yaptıklarını (ettiklerini) ve anladıklarını sembollerle açıklar.

– Dil,mantık,matematik,müzik alanlarının sembollerini kullanırlar.

ÖRNEK:Benzer nitelik ve özellik gösteren obje ve nesnelerin sembolik(dil) karşılığını kullanır.İnsan,hayvan gibi.

Piaget'e Göre Bilişsel Gelişimin Temel Kavramları

PİAGET’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİMİN TEMEL KAVRAMLARI

 

1-ZEKA 2-ŞEMA 3-UYUM(ADAPTASYON) 4-DENGELEME

 

1-ZEKA:

-Zeka,çevreye uyum yapabilme yeteneğidir.Kişi,içinde bulunduğu çevreye ne kadar çok ve ne kadar hızlı uyum yapabiliyorsa o kadar zekidir.

 

2-ŞEMA:

-Çocuk dış dünyayı algılarken kendine özgü bir anlamlandırma ve şekillendirme biçimi oluşturur.Buna şema denir.

 

-Şema yeni gelen bilginin yerleştirileceği bir çerçevedir.

 

-Örgütlenmiş davranış ve düşünce kalıplarıdır.

 

-En temel zihinsel yapıdır.

 

-Şemalar,problemleri anlama,çözme,dünyayla baş etme yolları olarak da düşünülebilir.

 

ÖRNEK:Kediyi görüp bunun kedi olduğunu öğrenen çocuk kediye ilişkin zihinde bir şema oluşmaktadır.Daha sonra kedi kavramını duyduğunda kedinin şeklini,kediyi gördüğünde ise kedi kavramını zihninde canlandırmaktadır.

 

Kaplanı gören çocuğun zihnindeki kedi şeması ile karşılaştırıp adını bilmediği bu hayvana kedi demesi zihninde önceden oluşturduğu kedi şeması ile eşleştirmeden kaynaklanmaktadır .

 

3-UYUM:

-Bireyin çevresiyle etkileşerek,çevreye ve çevresindeki değişikliklere uyum sağlamasıdır.

-Uyum 2’ye ayrılır.

UYUM

 

 


Özümleme Uyumsama-Uyma (düzenleme-yerleştirme)

 

a)Özümleme: Bireyin yeni karşılaştığı durum,nesne,olayları kendisinde önceden var olan şemanın içine yerleştirmesi işlemidir.

ÖRNEK:Çocuğun kaplanı,kedi şeması içine yerleştirmesi.

 

b)Uyumsama(Düzenleme):Yeni şemaların oluşturulması yada daha önceki şemaların kapsamının değiştirilmesidir.

 

Özümlenme tek başına bilişsel gelişimi sağlamada yetersiz kalmaktadır.Yani her zaman kaplanı,kedi şemasına koyamayız.Eğer koysa birey gelişmez.Onun için yeni şema kurup kaplan şeması oluşturur.

ÖRNEK:İleriki zamanlarda yeni yaşantı ve etkileşimle(kaplanın büyük olduğu,daha hızlı koştuğu)birlikte yeni kaplan şeması oluşturur.

 

4-Dengeleme:Özümleme ve uyumsama süreçlerinin birbirleriyle etkileşimi sonucu denge olur.

 

-Birey yeni karşılaştığı bir bilgi yada durumla,kendisinde önceden var olan bilgi ve deneyimleri arasında ilişki kurarak denge durumuna ulaşalır.(Öğrenme)

 

-Çocuklar için yeni olan her şey bilişsel dengeyi bozar,özümleme ve uyum süreçleri ile bu denge yeniden sağlanır.

ÖRNEK:Bilişsel yapısında kuşlarla ilgili olarak iki ayaklı,uçan ve beslenen bir hayvan şeklindeki bir yapıya sahip bir çocuk ilk defa gördüğü konuşan kuş(papağan) için “bu ne?”diyerek bir dengesizlik yaşayacak ve bilişsel yapısına yeni bir bilgiyi yerleştirecek(bazı kuşlar konuşabilir) denge durumuna kavuşacaktır.(Öğrenmeyi gerçekleştirecektir)

 

Eğer öğretmenler,çocukların düzeyinin altında davranışlar kazandırmaya çalışırlarsa,verilen bilgiyi kolaylıkla özümseyeceklerinden ilgileri dağılır.Onlar için bir dengesizlik söz konusu olmadığından dengeyi kurma içinde bir çabaları olmaz.Çocukların düzeyinin çok üstünde problem çözmeleri beklendiğinde de,hali hazırda var olan şemalarıyla harekete geçmeleri mümkün olamayacağından problemi çözmekten vazgeçerler.Her iki durumda da dengeleme meydana gelmez.Dolayısıyla ne öğrenme ne de gelişme meydana gelir.En üst düzeydeki gelişim,özümleme ve düzenleme “dinamik” bir dengede olduğu zaman gerçekleşir. Etkili bir dengeleme ve ilerleme olması için,problem halihazırda bireyin sahip olduğu bilişsel yapılar arasındaki fark orta düzeyde olmalıdır.

 

 

VVVV

Piaget'e Göre Bilişsel Gelişimi Etkileyen Faktörler

PİAGET’E GÖRE BİLİŞSEL GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1-Olgunlaşma

2-Yaşantı

3-Uyum

4-Örtüleme

5-Dengeleme

6-Sosyal Geçiş

1- Olgunlaşma:Piaget’e göre olgunlaşma önce fiziksel büyüme ile ilgilidir.Fiziksel büyümede zihinsel gelişimi sağlar.

Örneğin;okuma-yazma davranışının kazanılması için önce belirli bir yaşa ulaşmak gerekmektedir.Yani organizmanın boy ve kilo olarak fiziksel büyümesini tamamlamak zorundadır.

2-Yaşantı: Birey çevreyle etkileşimi sonucu algıladığı dış dünyayı anlamlandırır.Dış dünya ile etkileşimler arttıkça birey onlara ilişkin şema geliştirilmesi için arıları görmesi gerekir.

3-Uyum:Alt düzeydeki bir dengeden,üst düzeydeki bir dengeye ilerleme olarak tanımlanır.

4-Örgütleme:Bilgileri,olayları, ve süreçleri sistematik ve tutarlı hale getirmek için birleştirme eğilimidir.Bireylerin tüm etkinlikleri koordineli öğrenmesini sağlar.

ÖRNEK:Yeni doğan bebeğin nesneleri yakaladığını,emdiğini gözlemleyebilirsiniz.Ancak bu etkinlikler,başlangıçta koordineli değildir.Bir kaç koordinesiz yakalama ve emme etkinliğinden sonra artık,istediği nesneyi düzgün olarak yakalayıp emme davranışını gösterebilir.Böylece düzensiz etkinliklerden organize olmuş etkinliklere doğru bir ilerleme görülür.

5-Dengeleme:Çocuğun bilişsel dengesi,yeni karşılaştığı olay,durum,varlıklarla bozulur.Onlarla etkileşimde bulunarak yeni yaşantılar kazanır ve yeni olay,durum,varlığa uyum sağlar.

6-Sosyal Geçiş(sosyal etkileşim):İçinde bulunan toplumda kurulan her türlü iletişim zihinsel gelişimini etkiler.Bazı bilişsel gelişmeler sosyal geçişle olur.Kuşaktan kuşağa aktarılan bilgiler insanların tecrübelerini artırmakta ve bu da zihinsel gelişimi etkilemektedir.

Bedensel Gelişim

BEDENSEL GELİŞİM

1-Doğum Öncesi:

2-Bebeklik Dönemi(0-2 yaş):

3-Çocukluk Dönemi(2-6 yaş):

4-Okul Dönemi(6-12 yaş):

5-Ergenlik Dönemi(12-18 yaş):

1-Doğum Öncesi:

Doğum öncesi,yaşam sürecindeki en hızlı gelişim dönemidir.

Olumsuz çevre faktörlerinin etkisi bu dönemde daha fazladır.

Fetüs doğduğunda boyu 48-53 cm arasındadır.

Ağırlığı ise 2500-4300 gr arasındadır.

3. haftada kalp atışları başlar.

4. aylarda kemikleşme başlar ve anne karnındaki hareketleri hissedilir.

5. ayda göz kapaklarının açılıp kapanmasıyla birlikte göz etkinlikleri meydana gelir.

5. ayda işitme organları da gelişmiştir.

2-Bebeklik Dönemi(0-2 yaş):

-Doğum öncesi gelişimden sonra,bedensel gelişimin en hızlı olduğu dönem,doğumdan sonraki ilk yıldır.

-1 yaşın sonunda çocuk 75 cm olur.

-1 yaşın sonunda doğum ağırlığının 4 katına ulaşır.

-Doğumda baş diğer organlara oranla daha büyüktür.Bebeklikte vücut uzunluğunun 1/4 ’ü kadar olan kafa,yetişkinlikteki uzunluğunun sadece 1/8 ‘i kadar olacaktır.

-Bebeklerin başının yetişkinin boyuna ulaşması için 2 kat büyümesi gerekirken,kol ve bacakların yetişkin boyuna ulaşması için 6 kat büyümesi gerekir.Yani kol ve bacaklar,baştan daha hızlı büyürler.

-Bebeğin << kas / vücut ağırlığı>> na oranı,yetişkin << kas / vücut ağırlığı>> na oranından daha azdır.

-Baş ve boyun kasları ayak kaslarından önce,karın ve omuz kasları,kol ve el kaslarından önce gelişir.(Baştan ayağa,içten dışa)

-Kan basıncı 6. haftadan sonra artmaya başlar.Kalp atışı yetişkinlerin iki kadardır.

-Sindirim sistemi anne sütünde bulunan besinleri sindirir.

Bebeğin doğumdan sonra ilk yaptığı davranış,solunumdur.

Devimsel(psikomotor) Gelişim:

Bebek doğduğunda,vücudunu edecek güçte değildir.Vücudun denetim altına alınması,büyüme,olgunlaşma ve öğrenmeyi gerektirir.

AYLAR BEDENSEL GELİŞİM DÜZEYLERİ

1 Yüzüstü yatarken 1-2 sn başını kaldırır.

2- Kollarının desteği ile göğsünü ve başını kaldırmaya başlar.

3- Başını dik tutar, bir nesneye uzanır ama yakalayamaz.

4- Kucakta destek ile oturur.

5 İstemli olarak bir yandan diğer yana döner.

6 Özel bir sandalyede oturur. Uzatılan nesneleri avucunun içiyle yakalar.

7 Desteksiz oturur.

8 Kollarının altından tutulduğunda ayakta durur.

9 Bir yere tutunarak ayakta durur.

10 Emekler.

11 Ellerinden tutulduğunda durur ve yürümeye başlar.

12 Bir yere tutunarak ayağa kalkar.

13 Yardımsız ayakta durur ve yürümeye başlar.

14 Parmaklarını kullanarak nesneleri tutar.

15 Ellerinin yardımıyla merdivene tırmanmaya başlar.

3- İlk Çocukluk Dönemi(2-6 yaş):

Bedensel Gelişim:

2-6 yaş döneminde bedensel gelişim hızı,0-2 yaşa göre azalmıştır.

– 6 yaşın sonunda ağırlık,doğumdakinin yedi katına ulaşır.

– Kalbin büyümesi yaşına kadar çok hızlıdır.Kalp atış hızı da giderek azalır ve ilkokula başlama yaşına doğru yetişkine benzer hale gelir.

-Sindirim sistemi tüm besinleri sindirmeye hazır hale gelmiştir.

Devimsel(psikomotor) Gelişim:

-2-6 yaşlarında etkinlik yüksektir.Uzun süre bir yerde oturmazlar.Koşmak,atlamak,tırmanmak,kaymak,sürünmek ihtiyacındadırlar.Büyük kasları küçük kaslarından daha iyi kullanırlar.Küçük kas hareketlerinde acemilik gösterirler.

Büyük kas hareketleri:Üç tekerlekli bisiklete binmek,bir adım merdiven çıkmak,topu kollarla tutmak.

Küçük kas hareketleri:Yazma,çizme,makasla kesme,ayakkabı bağı bağlama,topu parmaklarla tutmak.

4-Okul Dönemi(6-12 yaş):

Bedensel Gelişim:

İlkokul dönemi yıllarında, bedensel gelişme ilk yıllara göre yavaş bir ilerleme gösterir.

-9 yaşına kadar erkekler kızlara göre daha uzun ve ağırdır.Ancak 10 yaşından 15 yaşına kadar kızların boy ve ağırlıkları erkekleri geçer.

Devimsel(psikomotor) Gelişim:

-Bu dönemde küçük kaslar gelişir.Küçük ve ince kalemle yazabilir,piyano ve diğer enstrümanları çalabilir.Topu artık elleriyle hatta parmaklarıyla tutabilir.

5-Ergenlik Dönemi(12-18 yaş):

Bedensel Gelişim:

-Ergenlik dönemi buluğa ermekle başlar.Ön ergenlik dönemi hızlı bir fiziksel,bilişsel ve psikolojik gelişmenin olduğu dönemdir.Ergenlik ise,ön ergenlik döneminde meydana gelen değişmelere uyum dönemidir.

Buluğ dönemi cinsiyet salgıbezlerinin,aktif hale gelerek cinsiyet hormonu üretimiyle başlar.Bu hormonlar erkeklerde testesteron,kızlarda östrojen adını alır.

-Ergenlik döneminin tüm aşamaları ve olayları bütün bireylerde aynı sırayı izlemekle birlikte,zamanlaması bireyden bireye büyük farklılıklar gösterebilir.Ortalama olarak kızlar,erkeklerden 1.5-2 yaş önce buluğa girerler.

-Ergenlik dönemi aşağı yukarı 6 yıl sürer.Kızlar muhtemelen 11 yaş civarında buluğa girerken,erkekler 13 yaş civarında buluğa girerler.

-Kızlarda boy artışı 11 yaş dolaylarında kendini gösterir.15 yaşına doğru yavaşlar.Erkeklerde yumurta ve penisin gelişimi 12-13 yaşlarda başlar,boy sıçraması 14-15 yaşlarında görülür.

-Önce eller ve ayaklar büyür,sonra kollar ve bacaklar daha sonra da beden gelişir.Kızlarda yağ dokusu erkeklerde kas dokusu fazlalaşır.

BEDENSEL GELİŞİMLE İLGİLİ NOTLAR

® Bedensel büyümenin ve zihinsel gelişimin en hızlı olduğu dönem doğum öncesi dönemdir.Daha sonra bebeklik dönemidir.(0-2)

® Kızlar erkeklere göre ergenliğe daha hızlı girerler.Kızlarda ergenliğe girme adet kanamaları ile erkeklerde ise ergenliğe girme sperm üretme,cinsel organın büyümesi ile gerçekleşir.

® Cinsel gelişim beynin gelişiminin tam karşıtı bir gelişme gösterir.Cinsel gelişimin yavaş olduğu dönemde beynin gelişimi hızlı,cinsel gelişiminin hızlı olduğu dönemde(erinlik) beyin gelişimi yavaş olarak gelişir.

® Fiziksel ve cinsel yönlerden akranlarına göre erken olgunlaşma erkek ve kızları farklı etkiler.Erken olgunlaşan erkekler,akranlarınca daha fazla ilgi görmekte ve lider olarak kabul edilmektedirler.Bu tür erkekler toplumsal kurallara ve kültürel değerlere daha kolay uyum sağlarlar ve dışa dönüktürler.Erken olgunlaşan kız çocuklarında ise durum farklıdır.Bu tür kızlar,sosyal ve kişisel özellikleri açısından çekingen ve güvensizdirler;Geç olgunlaşan kız çocukları güvenli olurlar ve daha dışa dönüktürler.

Ergenlik Döneminde Gerçekleşen Bazı Davranış ve Tutumlar:

-Akranlarla arkadaşlık,bağlılık ve gruplaşma.

-Yalnız kalma isteği ve bağımsızlaşma çabaları.

-Sinirlilik,huzursuzluk,mutluluk,çabuk küsme,hırçınlaşma gibi sık görülen ve sürekli değişen duygular.

-Başlangıçta ilgisiz kalsa da sonradan oluşan cinsel merak ve fonksiyon.

-Ben merkezci düşünme(Benim babam senin babanı döver).

-Göreceli düşünme(Ergen kendi deneyimleri ve değerlerine göre düşünür).

-Fiziksel biçimiyle sürekli ilgilenme,aynada kendini inceleme.

-Soyut düşünme,eleştirme,kendine ait kavram oluşturma.

-Dinsel ve mistik konularla ilgilenme.

-Meslek ve yüksek öğretim program seçimi ile ilgili endişeler yaşanır.

-Ekonomik gelir elde etme çabaları.

-Sanat,spor,kültür etkinliklerine yönelme.

-Giysi ve eşyaların seçiminde titizlik.

-Olumlu kimlik kazanma (benlik kavramı) sürecini yaşarlar.

-Hızlı bedensel büyümeden dolayı sakarlık ve dikkatsizlik artar.

-İdeal ve değer oluşturma.

-Ahlak gelişiminde ve sosyal kuralları öğrenmede bağımsızlık isterler.

Ergenlik Dönemi Sorunları Çözümünde Bazı İpuçları:

·Bireyin belirli ölçüde bağımsızlaşma isteğine anne-babaların ve öğretmenlerin desteği sağlanmalıdır.

·“Fırtınalı dönem” olarak ifade edilen ve yoğun duyguların yaşandığı bu dönemde bireylere anlayışlı davranmak gerekir.

·Ergenlik döneminin krizlerini atlatmada öğretmenler ergenler ile iletişim kurmalı,onların kimlik kazanma isteklerine uygun destekleri vermelidir.

·Okullar,ergenlik döneminin enerjisini değerlendirecek sanat,spor ve kültür faaliyetlerine yer vermelidir.

Gelişim Dönemleri ve Ödevleri

GELİŞİM DÖNEMLERİ VE GÖREVLERİ

1.Bebeklik Dönemi(0-2 yaş):

-Nefes almayı öğrenme.

-Doğumu takiben fiziksel çevredeki değişikliklere uyum sağlama.

-Tuvaletini söyleme,tutma becerisini kazanma.

-Uyku düzeni olması.

-Katı yiyecek yemeyi öğrenme.

2.İlk Çocukluk Dönemi(2-6 yaş):

-Konuşmayı ve yürümeyi öğrenme.

-El-göz uyumunu sağlamaya başlama.

-Kendi başına yemek yeme,giyinme,tuvaletini yapma.(öz bakım becerisi)

-Cinsel farklılıklarını öğrenme ve cinsel kimliğini kazanmaya başlama.

-Okuma yazmaya hazır duruma gelme.

-Toplumsal kurallara dair yanlış ve doğru davranışı ayırt etmeye ve toplumsal rolleri öğrenmeye başlama.

3.Son(ikinci)çocukluk dönemi(6-12 yaş)

-Okuma,yazma ve hesaplaşma ile ilgili üç temel beceriyi geliştirme.

-Kendine karşı olumlu tutumlar oluşturma.

-Kişiler arası ilişkilerini geliştirme,yaşıtlarıyla iyi geçinmeyi öğrenme.

-Kendisi için model olan yetişkinleri örnek alarak cinsiyetine uygun rolü geliştirme.

-Sorumluluk almasına ve kendi kararlarını vermesine olanak sağlandığında kişisel bağımsızlığını kazanmaya başlama.

-Vicdan ve değer anlayışının gelişmesi.

-Gündelik yaşama uyum.

4.Ergenlik Dönemi(12-18 yaş):

-Bir yetişkin kadın veya erkek sosyal rolüne erişme.

-Yaşıtlarıyla (her iki cins) yeni ve olgun ilişkilere erişme.

-Bedenini kabul etme ve etkili bir şekilde kullanma.

-Anne baba gibi yetişkinlerden bağımsız olarak duygusal özerklik kazanma.

-Bir mesleğe doğru yönelme ve hazırlanma.

-Toplumsal görevlerini yerine getirebilme ve toplumsal sorumluluklar almaya istekli olma.

-Evliliğe ve aile kurmaya hazırlanma.

5.Genç Yetişkinlik Dönemi(18-30 yaş):

-Eş seçme,aile kurma,evli yaşamayı öğrenme.

-Bir işe girme,işe başlama.

-Yakın ilişkiler kurabileceği arkadaşlar ve sosyal gruplar bulma.

-Vatandaşlık sorumluluklarını üstlenme.

-Ev idare etme.

Gelişimi Etkileyen Faktörler

GELİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

1-KALITIM

2-ÇEVRE

3-AİLENİN ÇOCUK YETİŞTİRME TARZLARI

4-AİLENİN PARÇALANMASI

5-ÇOCUKLARIN DOĞUŞU SIRASI

6-ZAMAN

1-KALITIM:Bireyin genler yoluyla anne-babasından aldığı özeliklerdir. Bunlar; cinsiyet,göz rengi,zeka kapasitesi,fiziksel özellikler(boy,ten rengi,saç rengi ve biçimi),yaratıcılık vedüşünme kapasitesi,problem çözme becerileridir.

Anne rahminde,anneden gelen yumurta hücresi ile babadan gelen sperm hücresi birleşerek(23+23=46 kromozom) zigot meydana gelir.Zigot hızla çoğalarak insan organizmasını oluşturur.

Kalıtım,gelişimi etkileyen önemli bir faktördür ve kalıtımın kapsamını annenin yumurta ve babanın sperm hücrelerinde bulunan 23’er adet kromozom belirlemektedir.Her kromozomda 20.000 gen bulunmaktadır.

Kişinin tüm genetik özeliklerinin kodlandığı DNA’lar bu genlerde bulunur.Genlerdeki DNA’ lar organizmanın anahtarlarıdır,genetik şifreleri ihtiva ederler.Organların oluşumu,diğer genlerin düzenlenmesi,organizma için yaşamsal öneme sahip olan enzimlerin salgılanması vb. DNA tarafından yönlendirilir.

Genler baskın ve çekinik olmak üzere 2 türlüdür.Baskın genler özelliklerini dölüte geçirir.Anne babadan çocuğa kalıtım yoluyla geçen yapıya Genotip denir.Fenotip ise bu genetik yapının dışarıdan gözlenebilen şeklidir.Zeka ve bedensel özellikler büyük oranda genotiple belirlenir.

Cinsiyet tamamen kromozom düzeniyle belirlenir.Canlı hücrelerinde 23 çift kromozomun bir çifti cinsiyet kromozomlarıdır.X ve Y olmak üzere iki tip cinsiyet kromozomu vardır.XX:Kadın cinsiyet hormonu, XY:Erkek cinsiyet hormonudur.

Fenotip çevre tarafından etkilenir.Örneğin;zekanın sınırları Genotip tarafından belirlenir.Ancak gözlenen zeka,gerek rahim içindeki çevre,gerek doğum sırasındaki olaylar,gerekse doğum sırasındaki çevre tarafından belirlenir.Bununla birlikte çocuğun göz rengi kesin olarak genotiptir.

Kalıtım önemli ölçüde gelişimin fiziksel ve zihinsel alanlarında etkilidir.

2-ÇEVRE:Çevre faktörü 3 evrede incelenir.Doğum öncesi,Doğum Sırası,Doğum sonrası .

?�-Doğum öncesi:Anne karnında geçen süredeki dış etkilenmeleri kapsar.

ÖRNEK: Annenin sigara dumanı olan bir çevrede yaşaması,yüksek gürültülü bir çevrede yaşaması.

-Doğum sırası:Fetüsün(bebeğin) oksijensiz kalması,kordon dolanması,uzman olmayanların bilinçsiz müdahaleleri doğum sırasında yaşanan olumsuzluklardır.

Doğum sonrası:Beslenme düzeni,hastalık ve kazalar,aile yapısı,eğitim olanakları,arkadaş çevresi gibi etkenlerdir.

3-AİLENİN ÇOCUK YETİŞTİRME TARZLARI:Aile içinde bebeğe yaşamının ilk yılında gösterilecek sevgi ve sıcak yakınlık,onun temel güven duygusunu kazanmasında önemli rol oynamaktadır.

Her davranış için katı kurallar koyan,cezalandırıcı,istek ve dileklerin açıklamasını engelleyen sınırlandırıcı ana-babaların çocuklarının,kuralcı,otoriter,çocuklara karşı düşmanca davranan,despot oldukları gözlenmiştir.

Anne-baba,çocuğun davranışlarını ne aşırı derecede kontrol edip kısıtlamalı,ne de çocuğun her istediği şeyi yapmalıdır.Tutarlı ve güven verici bir tutuma sahip olmalıdır.

4-AİLENİN PARÇALANMASI: Ailenin dağılması,boşanmalar,tüm çocuklar için sancılıdır,acı vericidir.Küçük çocuklar daha çok etkilenmekte,hatta olaylardan kendini sorumlu tutmaktadır.Büyük yaşlardaki çocuklar ise boşanma olaylarını daha kolay kabul etmektedirler.

5-ÇOCUKLARIN DOĞUŞ SIRASI:Ana-babalar ilk çocuklarından çok şey beklerler.

İlk çocukların yüksek motivasyonlu,hırslı,başarılı,kurallara uyan bireyler olarak yetişmelerini beklerler.Buna rağmen kendilerine güveni azdır.Temkinli ve tutuculardır.

Sonuncu doğan çocukların özellikleri de ilk çocuklara benzeyebilir.Ancak ilk doğanlar genellikle erken olgunlaşırken sonuncular,uzun süre çocuksu kalabilirler.İlk doğanlara göre daha çok ilgi çekmeyi başarabilirler.

Ortanca çocuklar ise,eğer cinsiyet farkı vb. istenilen özellikleri yoksa,ilgi odağı olamazlar.Çok fazla ilgi görmedikleri için,daha bağımsızdırlar.Akranlarıyla daha iyi ilişki kurarlar.Daha mutlu olurlar.

6-ZAMAN(=TARİHSEL ZAMAN):Gelişim döneminde yenilikler ve değişimlerin oluşturulduğu zaman bölümünü ifade eder.Örneğin günümüzde bilgisayar destekli öğretim,Internet,cep telefonun kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır.

Diğer bir örnek son beş yıldır 0-1 yaşındaki bebeklerde hazır bez kullanımı giderek yaygınlaşmaktadır yada Amerika’nın Irak’a girmesi ile birlikte çocukların oynadıkları oyunda savaş oyunlarına ağırlık verdikleri görülmüştür.

HORMONLAR

HORMON:Organizmanın şeklini,gelişim özelliklerini belirleyen temel yapı taşları,iç salgı bezlerinin salgılarına hormon denir.Bu yapı taşları vücudun büyüklüğünü,iç dengeyi ve üremeyi sağlarlar.

İç salgı bezleri:

1-HİPOFİZ:Tüm salgı bezlerinin salgılanmasını ve vücudun büyüme dengesini düzenler.

2-TROİD:Troksin salgılar.Troksin vücudun metabolizmasını düzenler.Troksinin azlı-

lığı cüceliğe ve zeka geriliğine yol açar.Fazlalığı uyuşukluk ve üşümeye yol açar.

3-PARATROİD:Vücudun kalsiyum ve fosfor dengesini sağlar.Kemiklerin gelişimini ve kasların ve sinir sisteminin çalışmasını düzenleyen salgı bezidir.

4-PANKREAS:İnsülin salgılar.İnsülin kandaki şeker miktarını ayarlar.

5-BÖBREKÜSTÜ BEZLERİ:Salgıları,büyümeye,cinsiyete etki eder ve vücudun duyguların yoğunluğundan korunmasını sağlar.Duygusal gelişimle yakından ilgilidir.

6-CİNSİYET:Bu salgı bezleri kadın ve erkekte cinsel gelişimi sağlar.