Kategori arşivi: Kpss

Osmanlı’ya hasta adam diyen kim

 

osmanliOsmanlı Devleti‘nin zayıf düştüğü zamanlarda Rus kanadından bir açıklama gelir ve dönemin Çarı olan Nikolay şöyle bir ifade kullanır Kollarımız arasında, ağır hasta bir adam var.” Bu ifade, 1853 yıllarında Osmanlı devletinin zor durumda olduğunu dolaylı
bir anlatımla aktarır.. Kpss Tarih sorularının güncelliğini koruduğu günümüzde artık bunun gibi çok detay sorular gelmektedir. Lütfen doğrusal düşünce modelinden ziyade farklı bakış açısıyla bütünü yakalamaya çalışınız aksi halde başarılı olmanız zorlaşacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

LOZAN ANTLAŞMASI (24 TEMMUZ 1923)

LOZAN ANTLAŞMASI (24 TEMMUZ 1923)

  Mustafa Kemal; Yunanlıların İzmir’de yaptığı tahri­batın görülerek, Yunanistan’dan daha fazla savaş tazminatı alınması ve görüşmeleri daha ya­kından takip edebilmek için barış görüşmelerinin İzmir’de olmasını istemiştir. Görüşmelerin tarafsız bir ülkede olmasını isteyen Avrupalı devletler ise görüşmelerin İsviçre’nin Lozan kentinde olmasına karar vermiştir.

Rauf Orbay bakanlar kurulu başkanı olduğu için görüşmelere katılmak istemiş; fakat görüşmelere Mondros Mütarekesini imzalayan bir kişinin gide­meyeceğini savunan Mustafa Kemal; barış görüş­melerine İsmet paşa’nın gitmesini uygun bulmuştur.

Görüşmelere TBMM adına baş delege olarak İs-met İnönü, Rıza Nur ve Hasan Saka katılmıştır.

Mustafa Kemal TBMM delegelerinden; barış görüşmeleri esnasında kapitülasyonlar ve Ermeni meselesi hakkında taviz verilmemesini istemiştir.

Lozan’da barış görüşmeleri 20 Kasım 1922’de başladı. Borçlar, Irak sınırı, kapitülasyonlar, Bo­ğazlar ve İstanbul’un boşaltılması meselesinden dolayı görüşmeler 4 Şubat 1923’de kesildi.

Yahudi cemaati lideri Haim Naim Efendi’nin ara-buluculuğu sonucunda görüşmeler 23 Nisan 1923-de tekrar başlayıp, 24 Temmuz 1923’de sonuçlandı.

 

a-Sınırlar:

1-Doğu Sınırı: Kars Antlaşması ile belirlenen sınır ölçü alındı.

2-Irak Sınırı:Musul petrol bölgesini Türkiye’ye bırakmak istemeyen İngiltere Irak sınırının çizilme­sinde sorun çıkardı. Görüşmelerde vakit kaybedil­mek istenmediğinden dolayı, Irak sınırı meselesi-nin, Lozan Görüşmelerinden sonra Türkiye ile İn-giltere arasındaki ikili görüşmelerle halledilmesi kararlaştırıldı.

Açıklama: Irak sınırının çizilmesi, Lozan’da çö­züme ka­vuşturulamayan tek meseledir.

3-Suriye Sınırı:Ankara Antlaşması ile belirlenen sınır ölçü alındı.

b-On İki Ada:İtalya’ya bırakıldı.

c-Ege Adaları:Bozcaada ve Gökçeada dışındaki diğer adaların Yunanistan’a, silahlandırmamak şar-tıyla bırakılmasına karar verildi.

d-Boğazlar:Boğazlar başkanlığını Türk delege­nin yapacağı şekilde bir komisyon tarafından yöne­tilecektir. Bu komisyon milletler cemiyeti tarafın­dan denetlenecek ve statü milletler cemiyetinin garantisinde olacaktır.Boğazlardan serbest geçiş olacaktır. Ticaret gemilerinin geçişi serbest olacak; fakat savaş gemileri tonaja tabi tutulacaktır. Türk askeri olağanüstü durumlar hariç boğazlar bölgesi­nin 20 km gerisinde duracaktır.

Açıklama: Türkiye açısından Lozan antlaşmasının en sakat maddesi boğazlarla ilgili maddesi olmuş­tur. Bu madde adeta Türkiye’yi malüb durumuna düşürerek, Türkiye’nin egemenlik haklarını kısıt­lamıştır.

e-İstanbul’un Boşaltılması:Antlaşmanın imza-lanmasından 6 hafta sonra İstanbul boşaltıla­caktır.

Açıklama:İşgalciler 2 Ekim 1923’de İstanbul’u terk etti.

f-Kapitülasyonlar ve Düyun-ı Umumiye:

Kapitülasyonlar ve Düyun-ı Umumiye kaldırıldı.

g-Borçlar:Osmanlı’nın en fazla Fransa’ya borcu olduğundan dolayı, borçlar en fazla Fransa ile tartı­şıldı. Borçların I. Dünya Savaşı sonucunda Os­manlı’dan ayrılan devletlerle TBMM arasında pay­laştırılarak ödenmesine ve TBMM’nin üzerine düşen borcu taksitler halinde ödemesine karar ve­rildi.

h-Ermeni Meselesi: Kapandı.

ı-Azınlıklar:TBMM, azınlıklar bahane edilerek iç işlerine karışılmaması için bütün azın­lıkları Türk vatandaşı kabul etti. İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türkler hariç; diğer azınlıkların ve dışarıdaki Türklerin ülkelerine dö­nebileceği kabul edildi.

i-Yabancı Okullar:Yabancı okulları iç mese­lesi sayan TBMM Lozan Görüşmelerinde yabancı okulları tartışma konusu yaptırmadı.

k-Savaş Tazminatı:Yunanistan, Karaağaç böl-ge­sini savaş tazminatı olarak Türkiye’ye verecektir.

Açıklama: Bu madde Trakya’nın I. Dünya Savaşı öncesin­deki sınırını değiştirmiştir.

l-Patrikhane:Patrikhane İstanbul’da kalacaktır. Patrik seçimini, başka devletleri iç işlerine karış-tırmak istemeyen Türkiye yapacaktır. Türkiye Or­todoks din adamlarının belirlediği üç adaydan birini patrik olarak tayin edecektir. Patriğin siyasal yetki­leri olmayacaktır.

m-Kıbrıs: İngiltere kendi toprağı saydığı Kıbrıs’ı görüşmeler esnasında tartışma konusu yaptırmadı.

 

Lozan Antlaşmasının Önemi:

1-Türkiye Devleti tanındı.

2-Osmanlı devletinin sona erdiği kabul edildi.

3-Türk devletinin tam bağımsızlığı kabul edildi.

4-Osmanlı’nın bıraktığı asırlık sorunlar kapandı.

5-Devrimler için ortam hazırlandı.

6-Sevr Antlaşması yürürlükten kalktı.

7-Sömürge altında yaşayan milletlere örnek oldu.

 

Lozan Antlaşmasının Eleştirilen Yönleri:

1-Batı Trakya ve Ege Adaları’nın geri alınamaması

2-Patrikhanenin İstanbul’da kalması

3-Musul’un alınamaması

4-Boğazların statüsü

Açıklama:Lozan’ı eleştirenlerin; günün şartlarını, bilme­diği veya düşünmediği anlaşılmaktadır. Ta­rihçi araştırdığı olayın geçtiği dönemin şartlarını bilmek zorundadır.

 

Lozan Antlaşmasının Özellikleri:

1-I. Dünya Savaşı sonrasında imzalanan antlaşma­lar arasında günümüze kadar geçerliliğini koruyan tek antlaşmadır.

2-I. Dünya Savaşı sonucunda imzalanan en son antlaşmadır.

3-Yeni bir devletin kurulduğunu belgelemiştir.

4-23 Ağustos 1923’de II. Meclis tarafından onay-landı.

5-Rusya ve Bulgaristan sadece Boğazlar rejimi için katıldı.

6-143 maddedir.

 

Lozan’ı I. Dünya Savaşından Sonra İmzalanan Antlaşmalardan Ayıran Farklar:

1-Askeri kısıtlamalar yoktur.

2-Türkiye savaş tazminatı vermemiştir

3-Türkiye’ye ekonomik yaptırımlar uygulanmamış­tır.

4-Zaferi simgelemektedir.

5-Türkiye eşit devletler statüsündedir.

BÜYÜK TAARRUZ (26 AĞUSTOS 1922)

   BÜYÜK TAARRUZ (26 AĞUSTOS 1922)

Taarruz İçin Yapılan Hazırlıklar:

1-Mustafa Kemal’in baş komutanlık süresi uzatıldı.

2-Rusya’dan ve bazı doğulu ülkelerden yardım sağ-landı.

3-Doğu ve güney cephesinde tam güvenlik sağ­landı.

4-İstanbul’dan silah ve cephane kaçırıldı.

5-Kamuoyu oluşturmak için Avrupa’ya diplomat­lar gönderildi.

6-Fransa ve İtalya’nın bıraktığı silahlar toplandı.

7-Fransa ve İtalya’dan silah satın alındı.

8-Tekalif-i milliye emirleri uygulandı.

9-Ordu yoğun bir eğitime tabi tutuldu.

Türk ordusu 26 Ağustos 1922’de taarruza geçti. 30 Ağustos 1922’de ise Dumlupınar’da Yunan ordusu ile Türk ordusu arasında Başkomutan Meydan Mu­harebesi oldu. Başkomutan Meydan Muharebesinde Türk ordusu karşısında malüb olan Yunan ordusu batı yönünde kaçmaya başladı. Mustafa Kemal Türk ordusunun bu zaferi üzerine Yunanlıların ül-keden tamamen atılması için orduya Ordular ilk hedefiniz Ak Denizdir İleri! emrini verdi.

9 Eylülde Yunanlılar İzmir’den atılırken son Yu­nan kalıntıları ise 18 Eylülde Kapıdağ Yarıma­dası’ndan atıldı.

Türk ordusu, 18 Eylülden itibaren Marmara’ya yönelince; İngilizler ile karşı karşıya geldi. İngiliz­ler bu durum karşısında TBMM’ye ateşkes tekli­finde bulundular. İngilizler Türk ordusu Mar­mara’ya girdiği takdirde Türk ordusuna karşı sava­şabilecekle­rini bildirdiler. SSCB kozunu İngilizlere karşı çok iyi kullanan Mustafa Kemal ise Doğu Rumeli Yu­nanlılar tarafından boşaltılmadığı tak­dirde Türk ordusunun savaşa devam edeceğini bildirdi. İngi­lizler Yunanlıların Doğu Rumeli’yi boşaltması şartını kabul ederek mütareke yapılma­sın istediler.

 

Büyük Taarruzun Önemi:

1-Yunanlılar Anadolu’dan atıldı.

2-TBMM eşit devletler konumuna geldi.

3-İngilizler ile Türk ordusunun savaşma ihtimali o-luştu.

4-Mudanya Mütarekesine zemin oluştu.

5-Yunan başkomutanı esir alındı.

 

MUDANYA MÜTAREKESİ

(11 EKİM 1922)

Sebepleri:

1-Yunanlıların kesin olarak malüb olması

2-İngiltere’nin politik yalnızlığa düşmesi.

3-İngiliz dominyonlarının bıkkınlık göstermesi.

4-Lloyd George hükümetinin sert eleştirilere maruz kalması

5-Mustafa Kemal’in SSCB ile yardımlaşma manev­ralarına girmesi.

TBMM, İngiltere, Fransa, İtalya‘nın doğrudan ka-tıldığı ve Yunanlıların Mudanya açıklarından bir gemiden dolaylı olarak takip ettiği Mudanya Müta­rekesi görüşmeleri 3 Ekim 1922’de başladı.

 

Mütarekenin Maddeleri:

1-Yunanlılar Doğu Trakya’yı 15 gün içinde Meriç’e kadar boşaltacak; bölgede Türk yönetimi 30 gün sonra başlayacaktır.

2-İstanbul ve çevresinin yönetimi TBMM’ye bıra-kılacaktır.

3-Türk ordusu barış imzalanana kadar; Çanakkale ve Kocaeli Yarımadası’nda belirlenen çizgide dura­caktır.

4-Türkiye barış imzalanana kadar Doğu Trakya’da 8000 jandarmadan daha fazla güç bulundurmaya­caktır.

5-Boğazların durumu yapılacak olan antlaşma ile belirlenecektir.

 

Mütarekenin Önemi:

1-Savaşın silahlı mücadele dönemi sona erip; dip­lomatik mücadele dönemi başladı.

2-Lloyd George hükümeti istifa etti.

3-İsmet Paşa diplomatik başarısını ispat etti.

4-Doğu Trakya savaş yapılmadan kurtarıldı.

5-Osmanlı yönetimi mütarekeye çağrılmamakla ve İstanbul ve çevresinin yönetimi TBMM’ye bırakıl­makla Osmanlı Devletinin hukuken sona erdiği ka-bul edildi.

6-İngiltere TBMM’nin meşruluğunu tanıdı.

ANKARA ANTLAŞMASI

ANKARA ANTLAŞMASI

(20 EKİM 1921)

Sebepleri:

1-TBMM’ni Sakarya Zaferi

2-Fransızların Yunan zaferinden ümidini kesmesi

3-İngiltere’nin Almanya’ya yaklaşmaya başlaması

4-Türklerin her türlü bölücü harekete karşı olması ve bu tür pürüzleri gidermek için mücadeleyi göze alması

Açıklama: Fransa ile TBMM arasında Eskişehir-Kütahya Savaşlarından önce barış görüşmeleri başlamış; fakat Türk ordusunun bu savaştaki başarı­sızlığı Fransızları ümitlendirmiş ve Fransızlar Yu­nanistan ile Türkler arasındaki mücadelenin kesin sonucunu beklemeye başlamıştır.

 

 

Antlaşmanın İçeriği:

1-Fransa işgali altında bulunan Adana ve Antep’i terk edecektir.

2-Hatay ve İskenderun Fransa’nın mandaterliği altında bulunan Suriye’de kalacaktır.

3-Fransa Hatay’ın nüfusuna ve kültürüne müdahale etmeyecektir.

4-Fransa bölgeden çekilmek zorunda kalırsa; Hatay ve civarını Suriye’ye bırakmayacaktır.

Açıklama: Bu madde Mustafa Kemal’in ileri gö­rüşlülüğünü gösterir. Çünkü Fransa 1936’da böl­geyi terk edecek ve bölge­deki statünün yeniden belirlenmesi gerekecektir.

 

Önemi:

1-Güney cephesi kapanmıştır.

2-Misak-ı milliden taviz verilmiştir.

3-Dış politikada başarılı ve sözü geçer olmanın şar-tının iç politikada da başarılı olmaktan geçtiği gö-rülmüştür.

4-Güney sınırı ilk haliyle çizilmiştir.

5-İtilaf bloğu parçalanmıştır.

6-Adana ve Antep kurtarıldı.

7-Hatay misak-ı milli sınırlarının dışında kaldı.

8-Güneydeki Ermeni sorunu kapandı.

TEKALİF-İ MİLLİYE EMİRLERİ

 

TEKALİF-İ MİLLİYE EMİRLERİ

(7-8 AĞUSTOS 1921)

Kanunun Çıkarılış Sebebi:

Türk ordusunun taarruz gücüne ulaşabilmesi için Türk milleti topyekün seferber edilmek istenmiştir.

 

Maddeleri:

1-Her ilçede bir tekalif-i milliye komisyonu kurula­caktır.

2-Kanunun uygulanması için İstiklal Mahkemeleri çalışacaktır

3-Her aile bir giyimlik elbise; bir çift çorap; bir çift çarık verecektir.

4-Bedeli sonradan ödenmek üzere; halk ve esnafın elinde bulunan yiyecek, giyecek gibi her türlü temel gereksinim maddeleri ve teknik araç gereçlerle ulaşım araç gereçlerinin %40’ına el konulacaktır.

5-Halk elinde bulunan ulaşım araçları ile her ay Milli Mücadele adına 100 kilometre taşıma yapa­caktır.

6-Gerekirse sahipsiz mallara el konulacaktır.

7-Halk elinde bulunan silah ve cephanenin tümünü teslim edecektir.

8-Gerektiğinde, zanaat erbabı orduya katılacaktır.

Açıklamalar:

1- Halktan yardımlar toplanamadan Sakarya Savaşı başlamıştır.

2-Bu vergiler Osmanlı zamanında toplanan avarız vergisi ile benzerlik gösterir.

SAKARYA MEYDAN SAVAŞI

SAKARYA  MEYDAN SAVAŞI

(23 AĞUSTOS-12 EYLÜL 1921)

  Yunanlılar Ankara’ya kadar ilerleyerek savaşı kesin olarak sonuçlandırmak için harekete geçmiş­tir.

Yüz kilometrelik bir alana yayılmış olan Türk ordusu düşman karşısında dağılma emareleri gös­terdiyse de; Mustafa Kemal’in Hattı müdafa yok­tur. Sathı müdafaa vardır. O satıh tüm vatandır. Va-tanın her karış toprağı yurttaşın kanı ile ıslanma­dıkça terk olunamaz sözü Türk askerinin savunma azmini artırmıştır. 10 Eylülden itibaren kendisini toparlayan Türk ordusu, Yunanlıları, durdurduğu gibi; Sakarya Nehri’nin batısına atmayı da başar­mıştır. Ordunun taarruz gücü olmadığı için savaşa devam etmemiştir.

İngilizler Yunanlılara Zaman Kazandırmak İçin Ateşkes Teklifinde Bulundular:

1-Savaş durdurulacak

2-İki tarafın kuvvetleri denetlenecek

3-Kuvvetler artırılmayacak

4-Askersiz ara bölge oluşturulacak

5-İtilaflar her iki tarafın askeri gücünü denetleyebi­lecek

Bağımsızlık olgusu ile bağdaşmayan bu ateşkes önerisi ilke olarak kabul edildiyse de; TBMM bu ateşkesin şartlarını bütün olarak kabul etmedi.

TBMM ateşkesin tam olarak kabul edilebilmesi için Yunanlıların Anadolu’yu terk etmesini iste­miştir. Fakat asıl amaçları Yunanlılara zaman ka­zandırmak olan işgal devletleri bu öneriyi kabul etmemiştir.

Açıklamalar:

1-Türk ordusu, Kurtuluş Savaşında, en fazla Sa­karya Savaşında şehit vermiştir.

 2-Türkler ve Yunanlılar Sakarya Savaşında uçak kullanmıştır.

 

Sakarya Zaferinin Önemi:

1-Türk ordusunun II. Viyana Bozgunundan beri de-vam eden geri çekilişi ve savunması sona erip; taarruz dönemi başladı.

2-İtilaf bloğu dağıldı.

3-İtalyanlar Anadolu’yu terk etti.

4-Fransa ile TBMM arasında Ankara Antlaşması imzalandı

5-İngiltere ile 22 Ekim 1921’de TBMM esir müba­delesi antlaşması imzaladı

6-Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan ile TBMM arasında Kars Antlaşması imzalandı.

7-2 Ocak 1922’de TBMM ile Ukrayna arasında dostluk antlaşması imzalandı

8-İngilizler TBMM’ye ateşkes teklifinde bulundu.

9-Yunanlıların taarruz gücü kırıldı.

10-Mustafa Kemal’e gazilik unvanı ve mareşallik rütbesi verildi. (19 Eylül 1921)

11-Yunanlılar Doğu Trakya üzerinden İstanbul’a yapmak istedikleri saldırıdan vazgeçtiler.

NOT: Türk ordusunun en fazla insan kaybı Sakarya Savaşında oldu.

                     

II. İNÖNÜ ZAFERİ

II. İNÖNÜ ZAFERİ

(23 MART-31 MART 1921)

Sebepleri:

1-Londra Konferansında TBMM’nin Sevr Antlaş­masını kabul etmemesi.

2-Yunanlıların Eskişehir’i ele geçirmek istemesi

3-Yunanlıların güçlerini Avrupalı devletlere göste­rerek, onlardan yardım almak istemesi.

İsmet Paşa komutasındaki Türk ordusu Yunanlı­ları ikinci defa durdurmayı başarmıştır.

Mustafa Kemal İsmet Paşaya çektiği telgrafta “Siz orada yalnız düşmanı değil; milletin makus talihini de yendiniz“ demiştir.

 Zaferin Önemi:

1-I. İnönü Zaferinin rastlantı olmadığı görüldü

2-Ordunun taarruza hazır olmadığı görüldü  

NOT: 8 Nisan 1921’de Türk ordusu Aslıhanlar’da karşı taarruza geçtiyse de başarılı olamadı.

3-Cephenin güneyi de Refet Bele’den alınarak İsmet Paşa’nın komutasına verildi.

4-İtilaf bloğundaki ayrılık düşüncesi güçlendi.

ESKİŞEHİR-KÜTAHYA MUHAREBELERİ

 

   ESKİŞEHİR-KÜTAHYA MUHAREBELERİ

(10-24 TEMMUZ 1921)

 

Türk ordusunun daha fazla güçlenmeden imha edilmesi gerektiğine inanan Yunanlılar 10 Tem­muzda tekrar harekete geçmiştir. Zaferden emin olan Yunan kralı bu savaş öncesinde İzmir’e gel­miştir.

Yunanlılar karşısında Türk ordusu tutunamayınca;  Türk ordusunun telef olmasını önlemek isteyen Mustafa Kemal, İsmet Paşadan Türk ordusunu Sakarya’nın doğusuna çekmesini istedi. Yunanlılar Sakarya’nın doğusunu hem tam olarak bilmiyorlar; hem de Yunanlıların bu bölgeye ait savaş planları yoktu.

 

Önemi:

1-Türk ordusu Kurtuluş Savaşı esnasında ilk ve tek malubiyetini almıştır.

2-Afyon, Kütahya ve Eskişehir Yunanlıların eline geçmiştir.

3-Mecliste tartışmalar başlamıştır.

4-Meclisteki bazı milletvekilleri başkentin Kay­seri’ye taşınmasını teklif etmiştir.

5-Fransızlar barış yapmaktan vazgeçti.

6-Kuvayı Milliyeye geri dönme tartışmaları başladı.

 

 

BAŞKOMUTANLIK KANUNU

BAŞKOMUTANLIK KANUNU

(5 AĞUSTOS 1921)

Kanunun Çıkarılma Sebebi:

Olağan üstü durumdan dolayı kararların hızlı alı-nıp; hızlı uygulanması gerekiyordu.

Mustafa Kemal milli iradeye olan saygısından dolayı baş komutanlık yetkisini meclisten sadece üç aylık kısa bir süre için istemiştir. Baş komutanlık yetkisi daha sonradan, Büyük Taarruz öncesinde süresiz olmak üzere (20 Temmuz 1922), iki defa uzatıldıysa da Cumhuriyetin ilanı ile sona ermiştir.

 

Önemi:

1-Meclis ilk defa bütün yetkilerini bir kişiye ver­miştir.

2-Mustafa Kemal tekrar askerlik mesleğine dön­müştür.

3-Mustafa Kemal Kurtuluş Savaşını daha rahat idare etme imkanına kavuşmuştur.

 

Baş Komutanın Yetki ve Sorumlulukları:

1-Meclisin tüm yetkilerini taşır.

2-Meclis kararı ile yetki süresi uzatılır.

3-Kararları kanun niteliğindedir.

4-Görev süresi dolmadan yargılanamaz

Açıklama:Baş komutanlık süresinin uzatılması ve süresiz hale getirilmesi; meclisin Mustafa Kemal’e güvendiğini ve Mustafa Kemal’in baş komutanlık yetkisini iyi kullandığını gösterir.

       

 

MOSKOVA ANTLAŞMASI (16 MART 1921)

 

MOSKOVA ANTLAŞMASI (16 MART 1921)


Türk-Rus Yakınlaşmasının Sebepleri:

1-TBMM’nin Gümrü başarısı

2-I. İnönü Zaferi

3-TBMM’nin güvenilir dost imajı vermesi

4-SSCB’nin dost arayışı

5-TBMM’nin İtilaf devletleri ile yaklaşıyor olması

6-Boğazların açık halde oluşunun SSCB’yi kendi adına endişelendirmesi

7-Güneyde Fransızlara karşı başarılar kazanılması

8-Mustafa Kemal’in diplomatik çabaları

9-Her iki ülkenin de ortak düşmanının olması

10-Rusya’nın Anadolu Mücadelesini kendi rejimine dönüştürmek istemesi

 

Antlaşmanın Maddeleri:

1-Liman hizmetlerinden Türkiye’nin faydalanması şartıyla, Batum Gürcistan’a bırakılacaktır.

2-Ermeni ve Gürcüler ile yapılan antlaşmalar kabul edilecektir.

3-Boğazların rejimi Türkiye’nin egemenlik hakları korunmak şartıyla Kara Deniz’e sahildar devlet­lerce düzenlenecektir.

4-Birinin tanımadığı uluslararası antlaşmayı diğeri de tanımayacaktır.

5-Osmanlı Devleti ile Rus Çarlığı’nın yaptığı ant­laşmalar geçersiz sayılacaktır.

6-Artvin ve Ardahan TBMM’de kalacaktır.

7-Gerekli durumlarda karşılıklı yardımlaşılacaktır.

 

Antlaşmanın Önemi:

1-İlk defa Avrupalı bir devlet antlaşma imzalayarak TBMM’yi ve misak-ı milliyi tanıdı

2-Rusya Sevr Antlaşmasını geçersiz saydı

3-Batum’un Gürcistan’a bırakılması ile misak-ı milliden ilk taviz verildi

4-Rusya kapitülasyonları kaldıran ilk devlet oldu

5-TBMM ile SSCB arasında ilk antlaşma imzalandı

6-Doğu cephesinin güvenliği pekiştirildi.

7-TBMM diplomatik bir zafer elde etti.

8-İşgalci devletlere karşı denge politikası izlenebil­mesi için önemli bir koz elde edildi.

9-İki devlet karşılıklı olarak birbirinin rejimini ta­nıdı.

NOT: Rusya ile ilişkiler Mayıs 1920’de başlamış­tır. Haziran 1920’de ise Rusya misak-ı milliyi tanı­mıştır.