Değil mi? – Neyzen Tevfik

Değil mi?

Ulu Tanrı'm, akıl ermez sırrına,
Hikmetini sonra ayan edersin.İçirirsin sabrın peymanesini,
Ademin de şeytanın da cinin de,Gizlenirsin bir nüvenin içinde,
Şirke, küfre, rayhi bürhan edersin.Her milletin ayrı ayrı dininde
Leyla olur karşımıza çıkarsın,Aşk olursun, gönlümüzü yakarsın,

Vuslatını bize hicran edersin.Rakıyb olur canımızı sıkarsın,
Tavşana kaç dersin, tazıya aport,Bozuktur düzenin, olmazsın akort,
Alay eder, güler isyan edersin.Haham, papaz, hoca ettikçe zart zurt,
Ayrı ayrı her birinin hisabı,Sen indirdin yere şu dört kitabı,

Yalanına kendin iman edersin.Her bir dinin sensin putu, mihrabı,
Brahmen'in Vişno'sısın güneşte,Zerdüşt olmuş görünmüşsün ateşte,

Mahbubunu zatına şan edersin.Bir parlayış parladın ki Kureyş'te
Hem canansın, hem de çileyi çeken,Hem goncasın, hem bülbülsün, hem diken,

Seyyah, derviş olur selman edersin.Hikmetine def'ineler açıkken
Kendin gibi seni arayan pek çok,Yok olmadan var olmanın yolu yok,

Sevdiğini aşka nişan edersin.Hiç şaşırmaz kaderden attığın ok,
Ağa olur, hizmetkarı paylarsın,Çiftçi olur, öküzünü haylarsın,
Asırları toplar bir an edersin.Yersin, göksün, yıllar, günler, aylarsın,
Mustafa'da Avram'da Pandeli'de,Görünürsün her velide, delide,

Hem uyarsın hem de bühtan edersin.Bir maymuncuk gibi her bir kilide
Helal, haram yazılırsın kitabda,Neşve olur, gizlenirsin şarabda,

Sensin, aşıkları nalan edersin.Sevdalarla şu inleyen rebabda,
Görür, acır, karşısında ağlarsın,Zincir olur mecnunları bağlarsın,

Tufan olur, dehri viran edersin.Irmak olur dere tepe çağlarsın,
Feryadına karşılık hey hey oldun,Bir ot idin, kamış oldun, ney oldun,

Her katranı bana umman edersin.Su, kök, filiz, asma, üzüm, mey oldun,
Yanar canın yine kendin sıkarsın.Çıban olur, enselerde çıkarsın,

Sigortadan ne kar, ziyan edersin?Kendin yapar, kendin yakar yıkarsın,
Hala Yunan canevinden yaralı,Maymun olur, ısırırsın kralı,

Venizelos'musun devran edersin, .Yıldızını o yar sardı saralı,
Azlolurken batar ona döşeği,Bir iraden adam yapar eşeği,

Her nereye çaksan suzan edersin.Gazabındır şu felaket şimşeği,
Rahmetinden zerre bile eksilmez,Çıkmayan bir candan umut kesilmez,

Güldürmeden önce giryan edersin.Gözümüzü senden başkası silmez,
Öğretirsin halka çorap örmeyi,Şımartırsın bir sonradan görmeyi,

Yakalarsın, hapse ferman edersin.O çalarken tam gözünden sürmeyi,
Fakir düşer garip başın bitlersin,Zengin olur kasaları kitlersin,

Hicranlara canlı divan edersin.Deri, kemik, beden bizi ciltlersin,
Yedi cehennneme bedel yapısı, La'netin mi şu Şin İslam kapısı,

Bu çeteyi sen perişan edersin.Zebanilerde mi bunu tapısı?
Savurdular birbirine çok tekme.Dar-ün Nedve midir şu Dar-ül-hikme

Eşeklerle bizi handan edersin.Kuyruğu sakattır, pek hızlı çekme,
Girişirler kafa, göz, yüz, dividle;Kudururlar arpalıkla, tiridle,

Harf-ı meddi yular, kolan edersin!Geğirirler, anırırlar, tecvidle,
Yelken takar devedeki hörgüce,Fitne için yeter İzmir'li Cüce,

Boklu dereye mi kaptan edersin?Kürek çeker akıntıya her gece,
Fena suretinden bir buse aldım,Uçarken havada gaflete daldım,

Cibril'i şaşırtan o Burak benim.Süleyman tahtının altında kaldım,
Hind'de Buda Tur'da Musa eyledi,Felek allem, kader kallem eyledi,

Dillerde destanda bu merak benim.Beni bana herkes nasıl söyledi?
Kaynamışım nice kabda kucakta,Serseri bir kıdemliyim ocakta,

.........Buz kesildim sinirimden sıcakta,
(İstanbul: 1921)
Neyzen Tevfik

Viewed 3186 times

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir