Çok komik fıkralar…

ELTİMGİLE GİDİYORUM

Erzurum’un trafik ışıkları yeni konmuş, ışıkların altında bir polis bekliyor ve halkın ışıklara uymasını sağlamaya yani bir çeşit trafik eğitimi vermeye çalışıyormuş.

O sırada, bakmış ki; bir kadın, elinde tuttuğu çocuğuyla, kırmızı yanarken karşıya geçiyor.Hemen seslenmiş :

-Hanım, hanım!Nereye?

Kadın dönüp :

-Vıy! demiş.Sana ne? Eltimgile gidiyorum.

EN İYİ VALİ

Adamın biri Erzurum’a vali tayin edilmiş.Gitmiş, görevi devralmış.Halkı ve çevreyi tanımak için çıktığı gezilerin birinde köy halkına sormuş :

-Şimdiye kadar Erzurum’a tayin edilmiş valiler içinde size en çok hizmet eden hangisiydi?

Köylünün biri cevap vermiş :

-Sizden iki önceki valiydi ; Mehmet Paşa.

-Yaaaa, öyle mi, peki size ne gibi hizmetler yaptı?

-Daha Erzurum’a gelirken, yolda, Bayburt’ta öldü!

GÖZLERİMİN İÇİ

İlk defa büyükşehire gelen bir köylü parkta iki sevgiliye rastlar, iki sevgili birbirlerine :

-Gözlerimin içinde ne görüyorsun, diye sorarak birbirlerine aşkı sevgiyi dünyanın bütün güzelliklerini diyerek konuşurlar. Bu konuşmalar köylünün çok hoşuna gider. Köyüne dönünce sabah karısına :

-Gız Hatce gözlerimin içinde ne görüyon, diye sorar.

Karısı köylünün yüzüne bir süre baktıktan sonra :

-Çapaaaak! der.

Nuray ÇUHACI

HAYIRHANA

Kürdün biri birgün köyden şehire gelmis. Gözüne kestirdiği birine sormuş :

-Kardaş burda hayırhane var mıdır?

Adam da :

-He kardaş vardır, demiş ve caminin yolunu tarif etmiş. Tam da cuma vaktiymiş.Bizim kürt biraz sonra soluk soluğa gelmiş :

-Kardaş ben hayırhana dedim sen beni katilhanaya yolladın. Gittim oraya oturdum, sonra biri kalktı dedi, dedi, dedi, dedi. Sonra öbürü kalktı oda dedi, dedi, dedi, dedi. Öbürü tekrar kalktı, dedi, dedi, dedi, dedi. Sonra millet galeyana gelip ayaklandı ben de dışarı zor kaçtım.

Mekki Kutlu

“HO!” DİYEMEYECEK KADAR

Doğu köylerinden birinde, kış kıyamette, adamın birisi ölmüş.Köylüler cenazeyi kızakla mezarlığa götürüyorlarmış.Ama daha mezarlığa varmadan, kızak da, öküzler de çamura saplanmış.Köylüler uzaktan öküzlere bağırmışlar çağırmışlarsa da, kimse çamura girmeyi göze alamamış.

O sırada, birisi, bakmış ki; dirilerden hayır yok, ölüye seslenmiş :

-Ulan, öldün öldün de, öküzlere bir “Ho!” diyemeyecek kadar mı öldün, mübarek?

İŞ İNADA BİNDİ

Ömründe hiç teravih namazı kılmamış olan bir yörük, bir gün, caminin önünden geçerken, adamın birisi :

-Namaz vakti nereye gidiyorsun? demiş.Sen müslüman değil misin?

Yörük ne desin?”Bari şu namazı kılıvereyim de öyle gideyim” diyerek camiye girmiş.Gelgelelim, aklı dışarıda, hayvanlarında.Üç beş rekat namaz kılmış, bakmış, biteceği yok.

Dışarı çıkıp oğluna seslenmiş :

-Oğlum, hayvanlara mukayyet ol.İmamla iş inada bindi.

İT KIRKIYORUM

Batı’nın “sinek avlamak” deyimi yerine, Doğuda “it kırkmak” deyimi kullanılır.

Berberin biri bir müşterisini traş ederken, yoldan geçen biri hal hatır sormuş :

-İşler nasıl?

Son zamanlarda işleri kesat olan berber cevap vermiş :

-Görüyorsun işte; it kırkıyorum.

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır

Güvenlik Kodu: 2 + 7= sonucu kutuya yazın

Her Hakkı Saklıdır © 2011 ingilizceogretim.com - Copyright © 2011 ingilizceogretim.com All rights reserved.
Şimdiye kadar sitemize 1,911 adet yorum yazılmıştır.

29 adet sorgulama 0,349 saniye içinde yüklendi.