Can – Ability – Yetenek Cümleleri

Can – Ability – Yetenek Cümleleri

Olumlu, olumsuz ve soru cümlelerinde kullanış şekli; (Yetenek) konusunda olduğu gibidir. Buradaki ihtimal için can‘ın kullanımı may, might ve could‘dan tamemen farklıdır.

Burada şu hususa dikkat etmek lazım; can‘in bu durumlardaki kullanımında geçmiş zaman hali could‘dur. Bunu ihtimal bildiren may ve might gibi kullanılan could ile karıştırmamak lazımdır.

  • Zaman zaman vuku bulan olay ve durumların izah edilmesinde kullanılır. Burada anlatılan olaya bir şans verme durumu yoktur. Bir gerçek vardır ve bu gerçek arada sırada veya sık sık olabilmektedir. Bu kullanış biçimi, sadece şimdiki ve geçmiş zamanda ve sadece olumlu cümlelerde mümkündür.

You can see bears in this forest. Bu ormanda ayı görebilirsin.

Bu ormanda ayı vardır ve görenler olmuştur.

Humans can err. (Beşer şaşar = insan hata yapabilir.)

İnsanoğlu beşerdir ve hata yapması tabiidir.

İstanbul can be vary cold in winter. İstanbul kışın çok soğuk olabilir.

İstanbul’un kışın zaman zaman çok soğuk olduğu bilinmektedir.

The teacher can be very angry. Öğretmen kızabilir.

Bu cümlede “öğretmenin zaman zaman çok kızdığı olur” manası vardır. Eğer; ” The teacher may be very angry.” denmiş olsa yukarıdaki cümlenin verdiği manayı vermez. Bu cümlede belirli bir olay vardır ve öğretmen belki kızabilir demektedir.

The teacher could be very angry. Öğretmenin çok kızdığı olabilirdi.

Bu cümlede could can‘in geçmiş zaman halidir. Cümleden anlaşılması gereken öğretmen zaman zaman kızardı manasıdır.

My grandfather could cry like a child. Dedem çocuk gibi ağlardı.

Dedemin çocuk gibi ağladığı anlar olurdu demektir.

  • Bir de şartların elvermesiyle olabilen ya da olamayan işlerin anlatılmasında can ihtimal hesaplaması şekliile kullanılır.

You can swim in this river. It is too shallow. Bu nehirde yüzemezsiniz. Çok sığdır.

Bu cümlede öznenin yezme bilmediğinden kasıt yoktur. Kastedilen nehrin yüzmeye elveriyli olmayışıdır.

The boy can be bored here. He doesn’t know anyone. Çocuk burada sıkılabilir. Kimseyi tanımıyor.

Can I change my dollars in your town? Şehrinizde dolarlarımı bozdurabilir miyim?

Children can play snowball in the garden. There is enough snow now. Çocuklar bahçede kartopu oynayabilirler. Şimdi yeteri kadar kar var.

  • Bu durum gelecek zaman için söz konusu olursa can kullanılmaz. Will be able to veya will be possible kullanılır.

When Ziraat Bank opens a branch in my town, you will be able to change foreign currency.

When Ziraat Bank opens a branch in my town, you will be possible change foreign currency.

Ziraat Bankası bizim şehirde şube açtığı zaman döviz bozdurabileceksiniz.

Could

 ingilizcede “geçmiş” anlamında kullandığımız bir “modal yardımcı fiili” ya da “modal verb” ‘dır. Geçmişteki yeteneklerden, olasılık, izin, istek, talep, öneri ve teklif gibi durumlardan söz ederken “could modal yardımcı fiili” kullanılır.

  • He could run so fast in his childhood.

Çocukluğunda çok hızlı koşardı.

  • He couldn’t start working without his father’s permission.

Babasının izni olmasa çalışmaya başlayamazdı.

Could, ingilizcede “modal verbs yardımcı fiili” olarak isimlendirilir. Çok kolay bir konu olmakla birlikte, kullanım yerlerine göre bazı zorluklarla karşılaşılmaktadır.

Could Modal’unun Genel Yapısı

Özne + can + esas fiil

Özne

yardımcı fiil

esas fiil

+

I

can

swim

in the sea.

He

can not

swim

in the sea.

can‘t

?

Can

you

swim

in the sea?

Could’un Kullanımı, Örnek Cümleler

Could: Geçmişteki yetenek gerektiren durumlardan söz ederken could modal’ı kullanılır;

  • I could swim when I was 4 years old.

4 yaşındayken yüzebiliyordum.

  • My sister could talk when she was 15 months old.

 

Kız kardeşim 15 aylıkken konuşabiliyordu.

Could: İzin söz konusu olduğunda;

  • Could I ask you a personal question?

Sana kişisel bir soru sorabilirmiyim?

  • Could I turn on the light?

Işığı açabilirmiyim?

Could: Olasılık durumlarında;

  • He could be in the living room.

Oturma odasında olmalı.

  • Perhaps They could have gone home.

Belkide eve gitmiştir.

 

Could: İstek durumu söz konusu olduğunda;

  • Could I have the bill, please?

Hesabı alabilirmiyim lütfen?

Perhaps They could have gone home.

Viewed 11900 times

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.