Sende siteye konu ekle! Facebook'ta Paylaş! Sayfamızı beğen, İngilizce Öğren! Favorilere ekle! Twitter'da Paylaş!

Atatürk’ün  77 Yıl  Önce  Antalya’mıza  Geliş  Nedeni

6 Mart 1930 ve Cuma günü saat 16.oo da kara yolu ile Izmir, Denizli ve Burdur üzerinden Antalya’mıza teşrif eden Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK‘ ün

Bu gelişlerinin amacı bir gezi olarak değildi.

Osmanlıya Libya çöllerinde ilk kursunu sikan ve savaşan İtalyanların amacının aslında hedefleri Andreya Dorya’nin İntikamını alarak, Akdeniz’i bir İtalyan gölü haline getirmek ve Roma imparatorluğunun yeniden doğusunu yaratma hayallerinin sonu hüsran olsa da ödediği bedelin büyük kimsini Osmanlıya ödetmekti.

        

(Trablusgarp) Libya’da Türk askerimizin çarpışarak şehit düştüğü

savatsa tanıdığı İtalyanları ve Avrupalıları iyi bilen ATATÜRK

TÜRKIYE CUMHURIYETIMIZIN kurulusu ve sonrası ile ilelebet payidar

kalmasını hedeflediği prensiplerindeki icraatlarını bizzat kendisi

içinde olarak icra etmiştir.

        

Libya (Trablusgarp) yenilgisinden sonra 1912 de 12 Adalar ve RODOS

ile Ege denizinde kendini yerleştiren İtalyanlar Kurtuluş savasında

İzmir ve Doğu Akdeniz hedeflerindeki umduğunu bulamayınca Antalya ve

Muğla işgallerinde sinsi ve akilli siyaset yürüterek Müttefiklerine

karşı Türklere Silah, Uçak ve lojistik destek vererek Yunanlıları

Denize dökme basarımıza katkıda bulunmuşlardır.

        

Bu girişimlerinin ardındaki niyetleri 12 Adalar ve RODOS’u elinde

tutmak ve buralarda kalıcı olma hevesleri idi. Ve 390 yıl (1522-1912)

Osmanlı hakimiyetinin hüküm sürdüğü Rodos adasını işgal etti

İtalyanlar

        

Mussolini’nin Halkına Sizlere sıcak denizler ve Cennet bahçeleri

kadar güzel yerler vereceğim sözünün arkasında bu düşünce yatmaktaydı.

Amacının belirgin göstergesi olarak RODOS adasının en yüksek tepesinde

bir villa inşa ettirerek Anadolu’ya nazarlarını eksik etmemişti.

        

1923 yılında Lozan Antlaşması ile Rodos, Batım, Halep, Hatay, Kerkük,

Musul ve Bati Trakya Daraltılan Misakı milli sınırları dışında Arka

bahçemiz olarak bırakılıyor.

        

ATATÜRK’ÜN Italyanlar’in Antalya’mızdan çekilişlerinin kabilindeki bu

ziyareti, aslında bir gözdağı mahiyetindeydi. Bu toprakların sahibi ve

bir Cumhurbaşkanı olduğunun kanıtlandığı bu gezide 12 adalar ve RODOS

gibi Bati Trakya, Kerkük Musul, Kıbrıs gibi kutsal davalarımızın

sessiz ve derin anlamlı bir mesajı idi.

 

ATATÜRK 1933′de General Mac Arthur’a “Allah nasip eder, ömrüm vefa

ederse Musul, Kerkük, Kıbrıs ve 12 Adaları geri alacağım. Selanik’te

dahil olmak üzere, Bati Trakya’yı TÜRKIYE hudutları içine katacağım”

(09) demesi, ‘Misak-i Milli sınırlarını tamamlama, bütünleme ve

geleceğe sınırlarla ilgili bir sorun bırakmama” konusundaki azim,

irade ve kararlılığından dolayıdır. (M.N. Sinacı)

        

Nitekim 1938 yılında HATAY davamız için Adana’ya hasta yatağından

kalkarak geldiğinde Bana Çizmelerimi giydirmeyin Hatay benim eski

davamdır dediğinde Fransızlara sesli verdiği cevabi Sekiz yıl önce

Antalyamizda İtalyanlara sessiz ve derinden vermiştir.

        

Adana’ya Hatay ziyaretinde Hataylı AYSE  FITNAT Hanımefendinin siyah

çarşafla ve kendini zincire vurarak karsısına çıkmasına cevaben “40

ASIRLIK TÜRK YURDU DÜSMAN ELINDE ESIR KALAMAZ” sözünü yalnız

Hatay için değil Anadolu’nun Coğrafi ve Kültürel yapısındaki bölünmez

bütünlüğü için ve geniş tarih bilgisi ışığında vermiştir.

8 Mart 1930 Pazar günü Dedem Salih Ignegöl’ün gemici olarak hizmet

ettiği Rüstemciye gemisi ile Konyaaltini gezen ATATÜRK Ara’ya Doğru

denizden Şelaleleri gezerken günümüzde dahi hala RUMKUS denilen

Falezlerin yüksek yerindeki İsme sinirlenerek olmaz böyle şey buranın

ismi bundan sora ERENKUS olarak değiştiriniz talimatını verse de bu

vasiyetini gösteren bir tabela dahi bu bölgede yoktur. Bu gezisinde “HIÇ SÜPHESIZ BURASI DÜNYANIN EN GÜZEL YERIDIR” diyerek Antalya’mıza

hayranlığını belirtirken Mussolini cennet vaadine karsı bir cevap

vermiştir.

        

9 Mart 1930 tarihinde Antalya‘mizdaki misafirliginde Aspendos

ziyaretinde Lise Tarih öğretmeni Fikri ERTEN beyin yapı hakkındaki

izahı bilgilendirme konuşmasından sonra sözü alarak ayni yapının

Roma’daki benzer yapı ile karsılaştırmasını yaparak etrafındaki

insanları şaşırtarak buradaki amacının İtalyanlara bir cevap olarak

verildiği anlamı ise ” ITALYANLARA BU GÜZEL BELDENIN, IMARI VE

KORUNMASINDA NE DERECEYE KADAR MUKTEDIR OLDUGUMUZU GÖSTERECEGIZ!” sözü ile gayet geniş olarak ifade etmiştir.

 

Çanakkale Truva medeniyeti ile yakından ilgisi Hititlerin varlıklarının Türk ırkından olduğunun kanıtı olan sözü 40 Asilik Türk yurdu ifadesi olmuştur.

 

11 Mart 1930 Şali günü vapurla Mersine oradan Adana ile Konya’dan

sonra Ankara’ya hareket edecek iken Bir Fransız heyetinin Ankara’ya

gelişlerini belirten Başbakan İsmet İnönü’nün telgrafı ile 12 Mart

1930 Çarşamba günü saat 10.o da Burdur karayolu ile Ankara’ya hareket

ederken Misafirperver Antalyalılarımızın ilgi ve alakalarına karşılık

“BURAYA DEMIRYOLUNU INDIRECEGIM” sözünü vermişti. Bu ifadenin

altındaki gerçek ise biz gerekirse Antalya‘ya en kısa zamanda

Demiryolu yapar ve bu toprakları savunuruz buraları cennetin alası

yaparız sözü günümüzde sadece bir vasiyet olarak kalmadığını ve

gelecekte mutlaka yapılacağına inanıyorum.

29 Haziran 1945: Türkiye; San Francisko’da Birleşmiş Milletler

Antlaşması’nı imza etti.

15 Ağustos 1945: Adnan Menderes, Birleşmiş Milletler Antlaşması

TBMM’de görüşülürken, Kemalizm’in kurumlarını kastederek, Türkiye‘deki

rejimin bu antlaşmaya aykırı olduğunu söyledi. (Birleşmiş Milletler

Antlaşması 4801 şayili yasa ile onaylandı)

8 Kasım 1945: İnönü’nün 1 Kasım tarihli kapitalist demokrasiyi

hedefleyen TBMM açış konuşmasına ABD’de Congressional Record’ da yer

verildi.

6 Nisan 1946: Amerika önce askeri ile geldi. Amerikanin Missuri

zırhlısı ve iki savaş gemisi İstanbul’a demirledi.

ATATÜRK’ÜN TÜM GAYRETLERINE RAGMEN…

10 Şubat 1947 Tarihinde Türkiye‘nin katılmadığı Batili ülkelerin

İtalya ile yaptığı Paris Barış Antlaşmasında 12 adaları talep eden tek

ülke olan Yunanistan’a 15 Şubat 1947. Rodos ve 12 adalar terk edildi.

Antalya’mıza gönül veren ve Antalyalılar tarafından Gaziantep Nüfusuna

kayıtlı olsa da ANTALYA‘NIN manevi hemsehri olan ATATÜRK’ÜN ilk

seyahatinin akabilende Antalya‘ya 10 Şubat 1931 ve 18 Şubat 1935

tarihlerinde de  iki defa daha gelmiştir

Yazımı değerli İnsan Rahmetli Cahit Akinci’nin bu ani için yazdığı

şiiri ile noktalıyorum.

 

 

ATATÜRK ANTALYA‘ DA

Tabiat ve güzellikler beldesi;

Her karış toprağından tarih fışkıran ANTALYA

Bugün O’nu sinene basmış; Türk olmanın hakli gururuyla

“Altın Körfezine”

Bey dağlarının Bey’i olarak yaslanmıştın!..

  O  GÜN

San bağrındaydı!..

Şeref tahtındaydı!..

Topların gümbürdemişti, o gün ilk kez…

Davulların vurmuştu sevkle…

Zeybeklerin diz vurdu yere…

O gün kıvançla…

Mutluluğun düğümlendi Atan’da…

O da seni sevdi;

Okşadı seni, denizin gibi gözleriyle

Kucakladı seni, sıra dağların gibi, körfezinde’..

Ayrılmadı bir daha…

Bağrında kaldı senin, Ülkü olarak!..

ANTALYA’DA ANTALYA‘li olarak.

 

Yazan: Özkan Ekekon / ANTALYA

 

Yorum yapın, mutlaka cevaplandırılacaktır

Güvenlik Kodu: 5 + 7= sonucu kutuya yazın

Her Hakkı Saklıdır © 2011 ingilizceogretim.com - Copyright © 2011 ingilizceogretim.com All rights reserved.
Şimdiye kadar sitemize 1,897 adet yorum yazılmıştır.

28 adet sorgulama 0,767 saniye içinde yüklendi.