
Atatürkçülükte Devletin
Yeri ve Önemi
İnsan topluluklarının belirli bir düzen içinde yaşayabilmeleri, gelişebilmeleri için mutlaka devlet kurmaları gerekmektedir.Bir başka ifade ile insanca yaşayabilmek, ancak bir devlet düzeni içinde mümkündür. Çok uzunca bir süre devletin başlıca üç temel görevinin olduğu kabul edilmekte idi.Bunlar;
a) Ülkeyi dışarıya karşı korumak.
b) İçeride huzur ve sükunu sağlamak.
c) Bağlı bulunulan din kurallarına uymayı sürdürmek.
İlkçağdan, Yeniçağın başlarına kadar devletin bu üç temel görevden başka görevleri yok gibiydi. Bu hem batı, hem de doğudaki devletler için geçerliydi.Bu anlayış modern devlet anlayışının oluşmasıyla birlikte hızla değişmiştir. Artık modern devlet, kendisine can veren vatandaşlarının her türlü sorununu çözmek, dertlerine çare bulmak, kısacası insanların mutluluğunu ve gelişmesini sağlamakla yükümlüdür.
Devletin Oluşumunda
Rol Oynayan Unsurlar
a) Ülke adı verilen, sınırları belirli toprak parçası
b) Bu toprak üzerinde yaşayan insan topluluğu
c) Bu topluluğun oluşturduğu bir siyasî teşkilât
d) Bu teşkilâtın içinde ortaya çıkan üstün bir buyurma gücü
M. Kemal’e göre Devlet ; Belirli bir bölgede yerleşmiş ve kendine özgü bir güce sahip olan insanların oluşturduğu bir varlıktır. Yine M. Kemal’e göre, bir devletin dayandığı en önemli unsur “tam bağımsızlık” ve “ milî irade”’dir.
Devlet şekilleri, egemenliğin kullanılış biçimine göre belirlenmiştir. Buna göre Devlet şekilleri:
a) Monarşi (Hükümdarlık)= Hakimiyetin kral,imparator,hükümdar,prens vb. isimler alabilen tek bir şahsa ait olduğu devlet şeklidir.Bu yönetimde tek karar mercii hükümdardır.
b) Meşrutiyet= Bir hükümdarın bir parlamento ile birlikte ülkeyi yönettiği devlet şeklidir.
c) Oligarşi= Bu sistemde egemenlik birkaç kişinin, birkaç ailenin veya bir sınıf halkın elindedir. Oligarşinin bir şekli olan Aristokraside, egemenlik asillerin elindedir.
d) Demokrasi= Hakimiyetin halka ait olduğu hükümet şeklidir.Demokrasinin en gelişmiş şekli Cumhuriyettir.
Devletin Vatandaşa Karşı Görevleri
a) Ülke içinde asayişi, adaleti sağlamak ve deva ettirmek, vatandaşların her türlü hürriyetlerini korumak.
b) Dış ülkelerle münasebetleri yürütmek, ülkeyi dış tehditlere karşı koruak.
c) Eğitim hizmeti vermek
d) Ulaşım hizmeti vermek.
e) Sağlık hizmetleri sunmak.
f) Sosyal güvenliği sağlamak.
g) Tarım, sanat, ticaret,ekonomik faaliyetlerle uğraşmak.
Vatandaşın Devlete Karşı Görevleri
a) Seçme hakkını kullanmak.
b) Vergi vermek.
c) Askerlik yapmak.( Erkekler için)
Atatürkçülükte Devletin Başarısı İçin
Öngörülen Temel Esaslar
Atatürkçülükte devletin güçlü ve sürekli olması için,devletin üç temel esas üzerine oturtulmuş olması gereklidir. Bunlardan ikisi “ Tam bağımsızlık” ve “ Millî Egemenlik”’tir. Bu iki temel sağlam olursa, devletin güçlü olması için ilk ve en önemli şartlar yerine getirilmiştir,denilebilir.Bununla birlikte dikkate alınması gereken bir diğer unsur da “ Millî Birlik”’tir.
Bu üç temel esas üzerine kurulmuş olan bir devlette, yönetimin başarılı olabilmesi için gerekli olan esasları, Atatürk şu şekilde açıklamaktadır. Öncelikle hükümet, yani yönetimi bütünüyle elinde bulunduran güç rahat çalışabilmelidir.Bir demokraside en ideal olanı hükümetin parlamento içinde sağlam bir çoğunluğa dayanmasıdır. Meclis çoğunluğunu arkasında taşıyan ve devletin yürütme gücünün başında olan hükümetin, devletin amaçlarını gerçekleştirme doğrultusunda çalışması kolaylaşacaktır.
Atatürk’e göre hükümetin iki hedefi vardır. Birincisi milletin korunması, ikincisi ise milletin refahının sağlanmasıdır. Bu iki hedefe ulaşmayı başaran hükümetler halkın gözünde iyi, başaramayanlar ise kötüdür. Yine M. Kemal’e göre hükümetler hedeflerine ulaşırken gerçekçi olmak ve halka asılsız vaatlerde bulunmamak zorundadırlar.
Başarılı bir yönetim için Atatürk, halka da görev ve sorumluluklar yüklemektedir. Halk seçimini ciddi ve bilinçli bir şekilde yapmalı, yönetimin yaptıklarını izlemeli ve denetlemelidir.
Türk Devleti’nin nitelikleri, Atatürk’ün devlet anlayışına hakim olan üç temel ilkeden(milli devlet,tam bağımsızlık,milli egemenlik) ve Atatürk’ün bütün inkılâplarına yön vermiş olan çağdaşlaşma hedefinden kaynaklanmaktadır.Bu nitelikler önce dönemin tek partisi olan Cumhuriyet Halk Fırkası’nın program ilkeleri olarak benimsenmiş, 5 Şubat 1937 tarihli anayasa değişikliği ile de Türk Devleti’nin temel nitelikleri haline getirilmiştir Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Laiklik, Devletçilik ve İnkılâpçılık olarak isimlendirilen bu altı ilke birbirinden bağımsız ve birbiriyle ilgisiz ilkeler değillerdir.Bu ilkelerin tümü “Atatürkçü Düşünce Sistemi” adı verilen tutarlı bir bütünü

